<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299</id><updated>2012-01-24T20:35:45.967+02:00</updated><category term='Eleştiri'/><category term='Ekonomi'/><category term='iş hayatı'/><category term='Teknoloji'/><category term='dış politika'/><category term='Kitap'/><category term='Kültür ve Sanat'/><category term='Tavsiye'/><category term='Futbol'/><category term='Eğitim'/><category term='Siyaset'/><category term='cumhuriyet'/><category term='moda'/><category term='Emrah Portföy'/><category term='kriz'/><category term='BES'/><category term='Beşlik Portföy'/><category term='toplum'/><category term='Reklam'/><category term='tarih'/><category term='ERHAN GÖKSEL'/><category term='pınarsu'/><category term='Çevre ve Doğa'/><category term='hayata dair'/><category term='Borsa Türk'/><category term='Magazin'/><category term='Kişisel gelişim'/><category term='Spor'/><category term='yatırım'/><category term='Ermeni meselesi'/><category term='Vob'/><category term='Hisse alım-satım'/><category term='Mizah'/><category term='Müzik'/><category term='günce'/><category term='Borsa'/><category term='Güncel'/><category term='KOMİK'/><category term='kıyaslama'/><category term='İhracat'/><category term='Farkındalık yaratma'/><category term='Yaşam'/><category term='kariyer'/><category term='Avrupa Birliği'/><category term='Göbeğini Kaşıyarak İkra Etme Sanatı'/><category term='Döviz'/><category term='girişimcilik'/><category term='komedi'/><category term='psikoloji'/><category term='aşk'/><category term='Köşe Yazarları'/><category term='Altın'/><category term='Finans'/><category term='İşe Alım'/><category term='Warren Buffett Portföy'/><category term='Atatürk'/><category term='SGK'/><category term='Fikir'/><category term='Açılım'/><category term='yettiii gaaariii'/><category term='Televizyon'/><category term='Tahmin'/><category term='SPK'/><category term='Sinema'/><category term='terör'/><category term='Hibe'/><category term='Ders Notu'/><category term='Torba Yasası'/><category term='İnciler'/><category term='Hukuk'/><category term='ilginç konular'/><category term='Siyaset ve Politika'/><category term='Ekonomi ve Borsa Yazarları'/><category term='şiir'/><category term='piyasa'/><category term='Kişisel'/><category term='türban'/><category term='Blog'/><category term='Gençlik'/><title type='text'>[GÜNCEL ANALİZ]</title><subtitle type='html'>"Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz." M.K.Atatürk</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Investor</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-kTeDRTV_iuw/TcXOuBMpuSI/AAAAAAAABS8/CE730XlqLgo/s220/untitled.png'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>952</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-621357704308237111</id><published>2011-12-22T11:54:00.000+02:00</published><updated>2011-12-22T11:54:47.378+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Altın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yatırım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ekonomi ve Borsa Yazarları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ekonomi'/><title type='text'>2012 Yılında Altın Fiyatları Ne Olur?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Altın yatırımcılarının en merak ettiği konulardan biri altın fiyatlarının 2012'de nasıl bir seyir izleyeceği yönünde.Altın fiyatlarının temelde artış göstermesinin nedeni dünyada güvenli liman olarak herhangi bir para biriminin kalmamasıdır.Yıllardır dolar global piyasalarda kendine her zaman yer edinmiştir.Bunun en iyi örneğini ülke vatandaşlarının dolar sevdalısı olduğunu görerek anlamaktayız.Fakat son yıllarda özellikle 2008 kriziyle başlayan süreçte ekonomiler sürekli buhranlı havalar içerisinde yaşamını sürdürmekte bu da doğal olarak altının piyasa yapıcıları tarafından sürekli alımına sebep olmuştur.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;2012 yılına baktığımızda bu buhranlı havanın özellikle Avrupa ve Abd açısından devam edecek görünmesi yine altına alım getirecektir.Şu an için her ne kadar Fed başkanı dünyada doların değerini koruma çabalarıyla uğraşıp altın üzerinde sürekli spekülasyon yapsada Abd'nin sürekli artan bütçe açıklarına karşın durgun ekonomi karşısında yeni bir parasal genişleme yapmaktan başka çaresi kalmadı.Bunun sonucunda gözler yine altına dönecektir.Son 1-2 haftalık düşüşle ciddi destek seviyelerine gelen altının kolay kolay 3 yıllık trendini bozacağını düşünmüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Son olarak; 2012 yılında da belirsizliklerin ve çözümsüzlüklerin devam edeceği ortamda altın fiyatlarının yeni zirveler yapacağını düşünüyorum .&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-621357704308237111?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/621357704308237111/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=621357704308237111' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/621357704308237111'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/621357704308237111'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/12/2012-ylnda-altn-fiyatlar-ne-olur.html' title='2012 Yılında Altın Fiyatları Ne Olur?'/><author><name>Investor</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-kTeDRTV_iuw/TcXOuBMpuSI/AAAAAAAABS8/CE730XlqLgo/s220/untitled.png'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8532705179317400946</id><published>2011-12-08T19:30:00.001+02:00</published><updated>2011-12-08T19:34:35.871+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset ve Politika'/><title type='text'>‘İslamcı Mahalle’nin İktidar Aşkı</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bugün muhafazakâr iktidara destek veren “mahalleli” gömlek değiştirmiştir. İddialarından vazgeçmiş, servet ve iktidardan yana tavır almıştır. Artık İslamcı STK’lar (vakıflar-dernekler, platformlar vs) iktidarın yan kuruluşları olarak faaliyet yürütüyorlar. “İslamcı Aydınlar” ise iktidarın sözcüsü olarak yazıp çiziyor, muhafazakâr iktidarın ve “yeni zengin sınıf”ın gönüllü sözcülüğünü yapıyorlar.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;‘İslamcı Mahalle’nin İktidar Aşk&lt;/span&gt;ı&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendilerini Tevhid Akidesi’ne nispet eden “Müslümanlar”ın kahir ekseriyetinin, Kemalizm ve sistem karşıtlığı adına (maslahat gereği) tercihlerini AK Parti’den yana kullanmaları, Türkiye’de İslamcılığın hem teorik hem de pratik açıdan bittiğinin resmidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasım 2002 seçimlerine kadar saflar gayet netti, DSP-MHP ve ANAP’tan oluşan Koalisyon Hükümeti Ecevit’in Başbakanlığı’nda zulüm içeren klasik icraatlarla ülkeyi yönetirken, İslamcılar iyi ya da kötü, fazla ya da eksik kendi düşünce ve dünya görüşlerine uygun bir biçimde “özgün” çalışmalarını yürütüyorlardı. Ancak Koalisyon Hükümeti’nin Irak Operasyonu için ABD’ye yeşil ışık yakmaması nedeniyle tasfiye edilmesi ortamı bir anda tersyüz etti. AK Parti’nin iş başına gelmesiyle birlikte “özgürlükçü(!)” söylemlerin büyüsüne kapılan İslamcılar tam anlamıyla bir değişim-dönüşüm süreci yaşadılar. İlkin düşüncede yaşanan bu köklü değişim neticesinde AK Parti’nin birden bire mevcut sistemin karşısında tek güç olarak algılanması, o tarihe kadar zaten kendi gündemlerini belirleyemeyen İslamcıların tamamen sistemin gündemine entegre olmalarıyla sonuçlandı. Özellikle Ergenekon Davası, hukukun üstünlüğü, insan hakları, sivil toplum ve sivil anayasa gibi konularla gündemin rotası yüz seksen derece değişirken, AK Parti’nin 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinden % 47, 12 Eylül 2010 Anayasa Referandumu’ndan % 57,9 ve 12 Haziran 2011 genel seçimlerinden % 50 oy oranıyla çıkması, İslamcıların zafer çığlıkları atmalarına ve “mülkün yeni sahipleri” ile işbirliği yapmalarına yol açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu süreçte sayıları az da olsa mevcut tartışmalara taraf olmaktan ısrarla kaçınarak sabitelerinden taviz vermeyen diğer Müslümanları “marjinal” oldukları gerekçesiyle bir kenara itip liberal kesimle işbirliği yapmayı tercih eden söz konusu unsurların, yayın organlarında alenen AK Parti propagandası yapmaları, AK Parti’nin tercüme faaliyetleriyle başlayan İslamî Uyanış sürecinin meyvelerini toplayarak durumu kendi lehine çevirmeyi başardığını açıkça koymuş oldu. Sistem karşısında gerçek anlamda İslamî bir hareket ortaya koyamayan ikinci ve üçüncü nesil İslamcılar, AK Parti’ye destek vererek 35-40 senedir süre gelen mücadelenin kazanımlarını kendi elleriyle heba etmeyi başardılar. Bu bakımdan “AK Parti bu sürece olan katkılarından dolayı tüm İslamcı STK’lara ve kanaat önderlerine teşekkür etmelidir” dersek yanlış yapmış olmayız. Zira söz konusu kuruluşlar ve kişiler Müslümanların gündemini AK Parti lehine çevirebilmek için oldukça üstün bir performans ortaya koydular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün itibariyle büyük resme baktığımızda iki kesimin mücadelesine tanıklık ediyoruz: AK Parti ve Laik(çi)ler, AK Parti ve Kemalizm, AK Parti ve Ergenekon. Bu bağlamda AK Parti toplumu ayrıştırarak safları kendi adına netleştirmeyi başardı. Artık İslamcı STK’lar (vakıflar-dernekler, platformlar vs) iktidarın yan kuruluşları olarak faaliyet yürütüyorlar. “İslamcı Aydınlar” ise iktidarın sözcüsü olarak yazıp çiziyor, muhafazakâr iktidarın ve “yeni zengin sınıf”ın gönüllü sözcülüğünü yapıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu noktada bir tespit olarak şunu söylemek gerekir ki, İslamcıların neredeyse hiçbir sabitesi, hiçbir kırmızı çizgisi kalmadı. Olmazsa olmazlar ortadan kalktı ve böylece “Tevhid, Adalet, Özgürlük” sloganlarının içi boş olduğu fiilen görülmüş oldu. Muhafazakâr iktidar ve onun eliyle oluşturulan “yeni zengin sınıf”a yamanmakta hiçbir beis görmeyen İslamcılar ipin ucunu iyice kaçırdılar. “Mahalleli” servet ve iktidarın sahte cazibesine öyle kapılmış durumda ki, açlar, yoksullar, işsizler, asgari ücrete talim edenler, kısacası toplumun mahrum kesimleri hiç kimsenin umurunda değil. Geçmişte radikallikleri ve marjinallikleriyle övünenler bugün “mülkün yeni sahipleri” ile aynı safta yer alıyor, adaletsizlik karşısında sessiz kalıyor ve daha önce sövüp saydıkları sistemin nimetlerinden dibine kadar yararlanmanın keyfini çıkarıyorlar. Geride kalan on bir yılın sonunda İslamcıların sistemin değişmesi için değil, el değiştirmesi için mücadele ettikleri ve bugüne kadar “Tevhid, Adalet, Özgürlük” mücadelesi değil, sınıf atlama mücadelesi verdikleri ortaya çıkmış oldu. Zihinlerini Yeşil Kuşak Projesi’nin şekillendirdiği ikinci ve üçüncü nesil İslamcılardan başka bir şey de beklenemezdi zaten. Hiç şüphesiz hâl-i hazırdaki tablo, servet ve iktidar odaklı bir din anlayışına sahip olmanın kaçınılmaz sonucu olarak karşımızda duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün İslam adına iktidar edenler ve onlara yardakçılık yapan “kanaat önderleri”, mahrum ve mahkûm sınıfa umut vermek ve toplumun sorunlarına çözüm üretmek yerine kitlelere asıl anlamından koparılmış bir “tevekkül” aşılıyorlar. Bu ise, Müslümanları sadece kendilerinden farklı olana tepki veren bir hâlet-i ruhiye içine sokarken, kendi sorunları karşısında çözümsüz ve kendinden olan muktedire karşı boyun eğici kılıyor. “Mahalleli” fiilen şunu söylüyor: Yaşasın benim zalimim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha da vahim olanı “mahalleli” manevî-ahlakî ilkeler temelinde şekillenen bir yaşam biçimi, adalet temelli bir siyasî, iktisadî ve sosyal yapı öngören eşitlikçi ve özgürlükçü İslam inancı ve düşüncesinden koparıldığının farkında değil. “İzm”lere ateş püsküren “mahalleli” adı konulmuş-konulmamış onlarcası ortalıkta gezinen “-cılık”lara itiraz etmiyor. Dün “kıyam”dan dem vuran “mahalleli” bugün “kıyak” peşinde koşuyor. Ahlaksız siyaset, ahlaksız ideoloji, ahlaksız ekonomi… Nerede? Siyasete, ideolojiye ve ekonomiye tapınan “mahalleli”nin zihninde! Oysa Medine-i Fazıla ahlaka dayalı bir modeldir. Bu modelde insanı ahlakî davranmaya iten tek zorlayıcı unsur Allah’tır ve O da elle tutulmaz, gözle görülmez. Ancak ne çare ki, “mahalleli” bunları duymak istemiyor ve muhalif hiçbir söze kulak vermek istemiyor. Muhalefet edene “vebalı” gözüyle bakıyor. Ne diyelim, iktidara yamanmanın dayanılmaz hafifliği!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açlıktan ve soğuktan bebeklerin öldüğü, sermayenin emeği sömürdüğü, Başbakan’ın “Artık 25 kuruşa simit yok” dediği, polisin üniversitelerde kamp kurduğu, 12 Eylül’ü aratmayacak sayıda tutuklama vakasının yaşandığı, insanların kitap yazdıkları için hapse atıldıkları, Hükümet’in Füze Kalkanı Antlaşması’nın altına imza attığı bir ülkede yaşıyoruz. İktidar neredeyse bütün medyayı ele geçirmiş durumda. Medya cümbür cemaat iktidarın borusunu öttürüyor. Lakin iktidarın sözcülüğüne soyunan “mahalleli”, sosyal medyada gerçekleştirilen muhalefete dahi tahammül edemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muaviye siyaseti güden muhafazakâr iktidar, önce sözlü tehditle, o tutmazsa parayla, o da tutmazsa içeri tıkarak iş görüyor, “mahalleli” de buna çanak tutuyor. Başbakan Mısır’da laiklik satıyor, “mahalleli” al gülüm-ver gülüm kabilinden bir-iki kelâm etmekle yetiniyor. Füze Kalkanı’na karşı dostlar alış-verişte görsün kabilinden küçük bir bildiri hazırlayan İslamcı STK’ların temsilcileri, bildiriyi alelacele okuduktan sonra tek söz dahi etmeden dağılıyorlar. Başbakan Dersim Katliamı için özür diliyor, “mahalleli” de “Cumhuriyet tarihiyle yüzleşilmeli” diyor -ki, her ikisi de doğru yaklaşımlardır-, ancak hiç kimse kendi geçmişi ve tarihiyle yüzleşmek istemiyor. Görünürde İsrail’le didişen iktidar, dış politikada ABD’nin düdüğünü çalıyor, “mahalleli” de ona destek veriyor. “Derin siyasî analizler” yapılıyor:“Efendim, Başbakan mevcut statükoyu aşmak için bazen çatışıyor, bazen uzlaşıyor, bazen de erteliyor.” Hakikaten ya hu, bak biz bunu hiç düşün(e)memiştik(!) “Şekil a”da da görüldüğü gibi, muhafazakâr iktidarın tehlikeli sularda yüzdürdüğü kayığın küreklerini “mahalleli” çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunlara karşın iktidara yamanarak kendilerini tasfiye eden İslamcıların geleceği tam anlamıyla karanlık. Sistemin bütünüyle el değiştirmesinden bir müddet sonra -ki, süreç tamamlanmadı, hâl-i hazırda devam ediyor- muhtemelen İslamcılar tekrar muhalif duruma düşecekler. Zira laiklik, diyanet, eğitim sistemi vb belli başlı konularda İslamcılarla muhafazakâr iktidarın bakış açısı birbirine taban tabana zıt. Yeni muktedirlerin yeni muhaliflerine karşı müsamahakâr olmayacakları aşikâr. Bu bakımdan iktidara yamanan İslamcılar, sistem bütünüyle el değiştirdikten sonra gerçekleştirecekleri ilk ciddi muhalefetle birlikte boylarının ölçüsünü alacaklar ve “mahalleli” bir sabah kendi felaketine uyanacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elhâsıl bugün AK Parti’ye destek veren “mahalleli” gömlek değiştirmiştir. İddialarından vazgeçmiş, servet ve iktidardan yana tavır almıştır. Geriye türlerinin son örneği diyebileceğimiz, “marjinal(!)” bir avuç saf-temiz Muvahhid kaldı. Bizim işimiz de onlarla zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak bir noktanın altını kalın çizgilerle çizmekte yarar var. Hiç kimse bizi sınıflayamaz, denetimi altına alamaz ve kendine ram edemez. İşte bu nedenle huzursuz edici ve korku vericiyiz. Zira muhalif kimlik ve eleştirel bakış gerek iktidarlar ve gerekse iktidarlara yamananlar için her zaman korkutucudur. Bugüne kadar hep muktedirlerin karşısında olduk, bundan sonra da karşısında olacağız. Sayı-nüfus, araç-gereç hesabıyla işimiz yok, sözümüzü sonuna kadar söyleyeceğiz. Ta ki, yolun sonu Medrese-i Yusufiyye’ye, Rebeze’ye ya da toprağın altına çıkıncaya kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İslamcı mahalle”nin iktidar aşkına gelince: Yamanmak ve yaranmaya çalışmak hiçbir işe yaramaz; dik durmak ve doğruya “doğru”, yanlışa “yanlış” demek gerekir. Kaleminiz Hak’tan yana değilse kıracaksınız, Allah için söz söylemiyorsanız susacaksınız, pragmatizm karakteriniz haline gelmişse ortadan yok olacaksınız, Hakikat’i maslahata kurban ediyorsanız sahneden çekileceksiniz. Ya da servet ve iktidar sahiplerinin masasında değil 25 kuruşluk, 3 kuruşluk meze olacaksınız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umutla ve devrimle…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A.F.Ergun&lt;br /&gt;&lt;a href="http://atillafikriergun.wordpress.com/"&gt;http://atillafikriergun.wordpress.com/&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8532705179317400946?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8532705179317400946/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8532705179317400946' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8532705179317400946'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8532705179317400946'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/12/islamc-mahallenin-iktidar-ask.html' title='‘İslamcı Mahalle’nin İktidar Aşkı'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-6447898243404878230</id><published>2011-11-24T09:22:00.001+02:00</published><updated>2011-11-24T10:21:18.787+02:00</updated><title type='text'>Time Dergisine Kapak ve Bidon Kafalı Olmak</title><content type='html'>Time dergisine kapak olan Erdoğan profilinin yanına Buckingham Sarayı'ndaki Gül profili koyduğumuzda hangi resim batının Çankaya'da görmek istediği profildir sizce? İngiltere'den, İngiltere'nin de içinde bulunduğu Avrupa Birliği'ne "sefil" diyen Gül, geleceği kapkaranlık olan AB'nin parçalanması nihayetinde oluşabilecek yeni durumlar için Türkiye'ye pozisyon mu belirlemektedir? Sizce Gül bu açıklamaları Berlin' de yapabilir miydi? Bu açıklamaları yapmasında dış kamuoyu kadar iç kamuoyuna da bir mesaj yok mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2014'teki cumhurbaşkanlığı için kozların yavaş yavaş ortaya döküldüğü bugünlerde benim kişisel kanaatim, Erdoğan veya Gül arasında illa bir seçim yapmamız istenirse bu hakkı Erdoğan'dan yana kullanmanın daha mantıklı olacağıdır. Gül'ün uzlaşmacı, batı yanlısı, durmadan gülümseyen yüzünün aksine, Erdoğan'ın dirayetli, masadan istediğini almadan kalkmayan, alamadığı zaman o masayı terkeden ve bir daha dönmeyen, yeri geldiğinde milli olan çizgisi Çankaya'ya daha fazla yakışacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim Dersim meselesine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katliamlar, kıyımlar, trajediler, hikayeler arasında sorulmasa gereken en önemli sorulardan bir tanesi de şu: Cumhuriyeti korumak, kollamak düsturuyla chp'ye oy vermeyi nefes almak gibi hayatının en önemli görevi sayan çağdaş, demokrat, atatürkçü, laik, rejim bekçisi arkadaşlarım Dersim'i biliyorlar mı? &amp;nbsp;Bilmiyorlarsa çağdaş aydın demokrat olmak sadece oy pusulasında 6 ok'un altına basmaktan mı geçiyor? Eğer öyleyse sizler chp'ye oy veren bidon kafalılar mı oluyorsunuz? Ayrıca bilip de görmezden gelmek sizin gibi aydın, nezih, elit insanlara hiç yakışıyor mu ? Rejim karşıtı eylemler diyerek iskilipli'yi, şeyh sait'i asan, menemeni yakan cumhuriyete 10. yıl marşları eşliğinde tempo tutan sizler dersim'de 3 maymunu oynarken nasıl da güzel Atatürkçü oluyorsunuz! Sahi siz Atatürk hakkında 1881-193∞ dışında ne biliyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-6447898243404878230?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/6447898243404878230/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=6447898243404878230' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6447898243404878230'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6447898243404878230'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/11/time-dergisine-kapak-ve-bidon-kafal.html' title='Time Dergisine Kapak ve Bidon Kafalı Olmak'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-455892463856973412</id><published>2011-11-13T20:53:00.001+02:00</published><updated>2011-11-13T21:40:59.601+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Melody Gardot</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ykkjIfLKfgY/TsActSqRN5I/AAAAAAAAANQ/ilf5ouCDwKI/s1600/melody_gardot_160.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-ykkjIfLKfgY/TsActSqRN5I/AAAAAAAAANQ/ilf5ouCDwKI/s1600/melody_gardot_160.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="ecxmsonormal" style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 15px; line-height: 30px;"&gt;İlk başta ismi çok hoşuma gitmişti. Daha hikayesini dinlemeden&amp;nbsp;herhalde&amp;nbsp;annesi ya da babası müzik ile ilgilenmesini istemiş ve sonunda olmuş diye düşünmüştüm. Fakat &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 9pt; line-height: 20pt;"&gt;Melody’ nin ki onun müziğinin kalbinde. Ona 19yaşındayken bir araba çarpmış. İyileşme sürecinde Hastanede kaldığı sıralardamüzikle terapi görmüş ve hatta bazı kayıtlar yapıp yayınlamış.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 12px; line-height: 20pt;"&gt;Philadelphialı &amp;nbsp;Jazz solisti&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #666666; font-family: 'Trebuchet MS', Trebuchet, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 12px; line-height: 20pt;"&gt;Melody Gardot &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 12px; line-height: 20pt;"&gt;2005 yılında &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.melodygardot.com/#/albums/" style="font-family: Arial; font-size: 12px; line-height: 20pt;"&gt;Some Lessons&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 12px; line-height: 20pt;"&gt; albümü, 2008 de &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.melodygardot.com/#/albums/" style="font-family: Arial; font-size: 12px; line-height: 20pt;"&gt;Worrisome Heart&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #666666; font-family: 'Trebuchet MS', Trebuchet, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;&amp;nbsp;ve&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #666666; font-family: 'Trebuchet MS', Trebuchet, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;2009 yılında&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #666666; font-family: 'Trebuchet MS', Trebuchet, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;&lt;a href="http://www.melodygardot.com/#/albums/"&gt;My One and Only Thrill&lt;/a&gt; albümü ile &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 12px; line-height: 26px;"&gt;&amp;nbsp;kendini iyice müzik dünyasında yer edinmiş.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="ecxmsonormal" style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 12px; line-height: 26px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="ecxmsonormal" style="background: white; line-height: 15.0pt; margin-bottom: .0001pt; margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 9pt;"&gt;Ogünler için&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 12px;"&gt;bir de&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 12px;"&gt;şöyle &amp;nbsp;açıklaması var Melody' nin &amp;nbsp;:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="ecxmsonormal" style="background: white; line-height: 15.0pt; margin-bottom: .0001pt; margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 9pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="ecxmsonormal" style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 9pt; line-height: 15pt;"&gt;‘’&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 15px; line-height: 30px;"&gt;Müzik terapi benim hayatımın bir parçası.Ve benim&amp;nbsp;iyileşmem deki&amp;nbsp;önemi çok büyük. Umarım bir gün başkaları için de benim yaptığımgibi (tedaviyi kastediyor) bir yer yaratabilirim. O ana dek tecrübelerimi vedüşüncelerimi paylaşacağım. Lütfen Bana sorularınızı gönderin. Sorularınızı&amp;nbsp;elimden geldiği kadar cevaplamaktan mutlu olacağım. Ve siz detecrübelerinizi özgürce bana &lt;a href="http://www.melodygardot.com/#/chateau/"&gt;gönderebilirsiniz&lt;/a&gt;. Başkalarına yardım etmek içinbir tartışma ya da forum açabiliriz.’’&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="ecxmsonormal" style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Calibri; font-size: 15px; line-height: 30px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="ecxmsonormal" style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 12px; line-height: 26px;"&gt;Hayatını değiştiren kazadan enerjik ve farklı bir melodili bir kelebek çıkmış.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Calibri; font-size: 15px; line-height: 30px;"&gt;Müziğini dinlediğinizde zaten o etkiyi hissediyorsunuz. Ruhunuzu okşayan sizi başka başka yerlere götürüyor.Terapi gibi...&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="ecxmsonormal" style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Calibri; font-size: 15px; line-height: 30px;"&gt;İşte müzik ruhun gıdası dedikleri böyle bir şey olmalı :))&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="ecxmsonormal" style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 15px; line-height: 30px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="ecxmsonormal" style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 15px; line-height: 30px;"&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="270" src="http://www.youtube.com/embed/L7ssQFiG8KA?fs=1" width="480"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-455892463856973412?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/455892463856973412/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=455892463856973412' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/455892463856973412'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/455892463856973412'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/11/melody-gardot.html' title='Melody Gardot'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ykkjIfLKfgY/TsActSqRN5I/AAAAAAAAANQ/ilf5ouCDwKI/s72-c/melody_gardot_160.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-3703684698490449127</id><published>2011-11-10T15:00:00.000+02:00</published><updated>2011-11-10T15:00:44.305+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Atatürk'/><title type='text'>Özlemle Anıyoruz...</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-OCi94CUyBcs/TruA1KFm8uI/AAAAAAAAANI/37vD2fK_R1I/s1600/ataturk_18.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5673269806332572386" src="http://4.bp.blogspot.com/-OCi94CUyBcs/TruA1KFm8uI/AAAAAAAAANI/37vD2fK_R1I/s320/ataturk_18.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 270px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-3703684698490449127?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/3703684698490449127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=3703684698490449127' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3703684698490449127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3703684698490449127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/11/ozlemle-anyoruz.html' title='Özlemle Anıyoruz...'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-OCi94CUyBcs/TruA1KFm8uI/AAAAAAAAANI/37vD2fK_R1I/s72-c/ataturk_18.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8564140939001986466</id><published>2011-11-09T01:24:00.007+02:00</published><updated>2011-11-09T01:39:41.778+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür ve Sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Bir Gün</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-CZBOzfUavnA/Trm9QLeI6yI/AAAAAAAAAM8/VTtEceoLvCw/s1600/birg%25C3%25BCn.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 208px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-CZBOzfUavnA/Trm9QLeI6yI/AAAAAAAAAM8/VTtEceoLvCw/s320/birg%25C3%25BCn.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5672773291304610594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color:#333333;background:white"&gt;Dexter ve Emma’nın ilk tanıştıkları yer 1988 yılındaki mezuniyet balosu ile başlar her şey ve her yıl 15 Temmuz’da&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color:#333333;background:white"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;st1:personname productid="Em ve Dex" st="on"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color:#333333;background:white"&gt;&lt;st1:personname productid="Em ve Dex" st="on"&gt;Em  ve Dex&lt;/st1:personname&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/st1:personname&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color:#333333;background:white"&gt;’in hayatlarından kesitlerle geçer kitap ve film… Birbirine oldukça zıt&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color:#333333;background:white"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color:#333333;background:white"&gt; iki insan ama yıllarca kopamayan bir arkadaşlık belki de aşk?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;u1:p&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u1:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Önce kitabını okudum ardından sinemada filmini izledim. Kitabın o büyüsüne aşık oldum tekrar. Yani kafamda sahneleri kurup kahramanları oynatmak…Uzun bir kitap ve her anlatılan elbette filmde anlatılamaz. Fakat filmi izlerken konunun aslında orada geçen başka alt konuları kafamda dönmesi çok hoşuma gidiyor. Filminde yıllar o kadar hızlı geçiyor ki belki tadını o kadar çıkartamayabilirsiniz. O yüzden kitabını okuyup gitmeniz daha güzel olur yoksa hızla geçen yıllardan bir şey anlamadan film bitmiş olur. Ayrıca kitap 20&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="background-image:initial;background-attachment:initial;background-origin: initial; background-clip: initial;background-position:initial initial;background-repeat: initial initial"&gt;&lt;span style="color:#333333;background:white"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color:#333333;background:white"&gt;yıl iki insan diye anlatır hikâyeyi fakat filmde 2011 de bitiyor hikâye. Ne düşündülerse artık 2 yıl eklerken bilemedim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;u1:p&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/u1:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Aslında çok değişik bir kitap değil. Hayatınızı asla değiştirmez. Fakat okuduktan sonra kendinizden bir parça bulabilirsiniz. Ben kendi hayatıma bakınca üniversite biteli 2 yıl olmak üzere ve hayat çok hızlı geçiyor. Kitapta anlatılan 20 yıl gibi o günlerde sanki çok uzak değil sanırım diyorsunuz. Bazen sıkıldığım, bazen gülüp, bazen de hüzünlendiğim bir kitap oldu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Kitabın arkasında yazan ‘’Bütün hayatınızı, aradığınızın tam önünüzde olduğunu fark edemeden yaşayabilirsiniz’’ sözü çekmişti beni bu kitaba.&lt;span class="apple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt; Cevabı var mı derseniz yok sanırım. Hayat sizi öyle bir savurur ki bazen ne önünüzü görürsünüz ne de önünüzde ki sizi görür. Kalbiniz de sizinle savrulur gider…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="background-color: rgb(249, 249, 249); "&gt;Kitabın ve senaryonun yazarı&lt;span class="apple-converted-space"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: rgb(249, 249, 249); "&gt;&lt;a href="http://www.sinemalar.com/sanatci/71116/david-nicholls" title="David Nicholls Filmleri"&gt;&lt;span style="color:windowtext;text-decoration: none;text-underline:none"&gt;David Nicholls. &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;Emma’yı &lt;span style="color:windowtext;text-decoration: none;text-underline:none"&gt;&lt;a href="http://www.sinemalar.com/sanatci/25721/anne-hathaway" title="Anne Hathaway Filmleri"&gt;Anne Hathaway &lt;/a&gt; &lt;span class="Apple-style-span" &gt;ve Dexter’ı  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;a href="http://www.sinemalar.com/sanatci/33324/jim-sturgess" title="Jim Sturgess Filmleri"&gt;&lt;span style="color:windowtext;text-decoration: none;text-underline:none"&gt;Jim Sturgess&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: rgb(249, 249, 249); "&gt; canladırıyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: rgb(249, 249, 249); "&gt;Tatilin son gününde izlenmeye değer bir film ya da okunmaya değer bir kitap olur belki de sizin için...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;h4 style="margin-top: 0cm; margin-right: 0cm; margin-left: 0cm; margin-bottom: 0.0001pt; background-color: rgb(249, 249, 249); background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; "&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/h4&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;iframe width="480" height="270" src="http://www.youtube.com/embed/2EIwrhwuzFM?fs=1" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8564140939001986466?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8564140939001986466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8564140939001986466' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8564140939001986466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8564140939001986466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/11/bir-gun.html' title='Bir Gün'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-CZBOzfUavnA/Trm9QLeI6yI/AAAAAAAAAM8/VTtEceoLvCw/s72-c/birg%25C3%25BCn.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5639698824657432182</id><published>2011-11-02T21:26:00.001+02:00</published><updated>2011-11-02T21:27:47.044+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Fırtına...</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Hayatımı sarmalarken kocaman oluyor yumağım. Bazen iplerim dolanıyor,bazen üst üste biniyor bir önceki günden farksız… Bazen de rastgele sarılıyoryumağım boşluklardan oluşuyor. Koparıp yeni bir yumak yapsam hayatımı.Amaolmuyor yumağı koparamıyorum. Kendimi kapatıyorum hayata. Geçmişe küfredip önümebakamıyorum. Fırtınalardan kopan ruhum sıcak bir koy arıyor…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="344" src="http://www.youtube.com/embed/sA8R-uVO3Ys?fs=1" width="459"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5639698824657432182?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5639698824657432182/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5639698824657432182' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5639698824657432182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5639698824657432182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/11/frtna.html' title='Fırtına...'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/sA8R-uVO3Ys/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8342022906016891923</id><published>2011-10-09T04:24:00.000+03:00</published><updated>2011-10-09T04:24:51.355+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür ve Sanat'/><title type='text'>Aşkın Dili Bütün Coğrafyalarda Aynıdır</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://0.gvt0.com/vi/paVnCx12zYw/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/paVnCx12zYw&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/paVnCx12zYw&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8342022906016891923?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8342022906016891923/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8342022906016891923' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8342022906016891923'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8342022906016891923'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/10/askn-dili-butun-cografyalarda-ayndr.html' title='Aşkın Dili Bütün Coğrafyalarda Aynıdır'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-4293019424086312630</id><published>2011-10-08T08:54:00.000+03:00</published><updated>2011-10-08T15:49:18.937+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür ve Sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>'Huzur'suz Sonbahar, Özcan Alper ve Tanpınar</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 16px;"&gt;Yumuşayan ışıkla uysallaşan gökyüzünün akşamüstleri bakır rengine döndüğü kızıl bir mevsimin başlangıcındayız. Mahcup güneş, ürperen boğazda, tenhalaşan kır kahvelerinde, loş cami avlularında, solgun tabiatta, telaşlı insanların koşturduğu kalabalık caddelerde, cilveli seslerin uğuldadığı renkli çiçek pazarlarında, gümüşi pullarıyla parıldayan balıkların dizildiği ıslak tezgâhlarda kırılarak dolaşmaya başladığında en sevdiğim iklime kavuşmuş olacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç gün sonra, bütün günahları temizlemeyi seven eylül, hepimizi birazcık daha ağaran saçlarımızdan okşayarak bağışlayacak. Biliyorum, hep öyle yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüşü olmayan mahmur yaz aylarının masalsı zamanından sıyrılıp zarafetle canlanan bu 'hülyalı' mevsimi hep sevdim ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğrusu neden ona hüzünlü dediklerini pek anlamam. Bütün iklimlerin prensesi olan sarışın sonbahar serseri kız kardeşim gibiydi bir zamanlar. O yaklaşırken geleceğe dair hayallerim köpürürdü, heyecanlanırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılların hoyrat kaybını yılbaşlarında sorgulayanların tersine sonbahar benim için her daim kendisini yenileyen hayatın başlangıcı oldu. Malum, eylülle birlikte şehirler canlanır. Sanıldığının aksine fena halde şımarık olan bu mevsimde insanlar yeni kitaplar, filmler, oyunlar, sergiler hakkında konuşmaktan, farklı işler, arayışlar peşinde koşmaktan, taze ümitlerle beslenmekten hoşlanırlar. Ben de böyleydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tatil günü canınızı sıkmak istemem ama artık tam böyle hissetmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu türden fazla 'şeffaf yazılar yazdığım vakit, hiç değilse söylenen yakınlarımı memnun etmek için daha 'neşeli' bir ruh haliyle yazabilmek isterdim lakin o ben değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Affetsinler. Bu aralar yazma fikrine de pek bayılmıyorum zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın güzelliğinin iki büyük şartı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırlıyorum, senenin belli zamanlarında okumaktan hoşlandığım yazarlar vardı. Belki İstanbul ve Boğaz hakkında yazdıklarının şefkatli iklimi sonbahara çok yakıştığı için Tanpınar'ın dünyasını hiç bıkmadan kurcalamayı severdim. Özellikle de Huzur'u.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha gençken onun 'Lodosa, Sise ve Lüfere Dair' yazısını ima ederek "Hadi balığa, lüfer bayramı başladı" diyerek birbirimize takılırdık. Sonra Boğaz balıkçılarında kıkırdayarak sohbet ederken Ahmet Hamdi Bey'in 'kadın güzelliğine' dair o ironik cümlelerini ezberden şiir okuyan çarpıntılı çocuklar gibi sayıklardık: "Mümtaz için kadın güzelliğinin iki büyük şartı vardı. Biri İstanbullu olmak, öbürü de Boğaz'da yetişmek. Üçüncü ve belki en büyük şartının tıpkı tıpkısını Nuran'a benzemek; TUrkçeyi onun gibi teganni edercesine konuşmak, karşısındakine onun gözlerinin ısrarıyla bakmak, kendisine hitap edildiği zaman kumral başını onun gibi sallayarak konuşana dönmek, elleriyle aynı jestleri yapmak...." Buna benzer 'şifreli' alıntılara, edebiyat sohbetlerine, Boğaz'da genişleyen lacivert j akşamlara yayılan teklifsiz sevdalara, denizin dibine saplanan sarhoş duygulara, puslu bir gelecek tasavvuruna eşlik eden 'ümitli sonbaharlarımız'vardı. Muhtemelen hâlâ vardır ama bir şeyler kırılıp, dağıldı sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun ne olduğunu tam bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hissettiklerimi biraz da gönülsüzce yazarken anlamaya çalışıyorum bu tuhaf değişikliği...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Burası da başka türlü bir hapishane..."&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 16px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 16px;"&gt;Geçenlerde son yıllarda gördüğüm en hakiki filmlerden birisi olan Sonbahar'ı ikinci kez izlerken hiç beklemediğim bir sahnede durduk yerde ağlayınca ben bile şaşırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir siyasi davadan 19 yaşında içeri girip on yıl kaldığı hapishaneden sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen Yusuf, yuvasına döndüğünde köydeki gençlik arkadaşlarından birisiyle sohbet ediyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Benim, ne yaşadığım malum. Sen ne yaptın bunca zaman" diye sordu Mikhail'e. "Hiç, üniversiteyi kazanamayınca babamın yanında çalışmaya başladım. Üç beş ay derken on sene geçti gitti a... koyayım" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O, Yusuf un "Hayattan bizim payımıza da bu düştü diyen" öteki arkadaşının tersine, (I tevekkülle kabullenemeyenlere has o isyankâr, küfürlü diliyle zehrini aniden, en içten haliyle kusuverdi. Sonra ekledi: "Bu da başka türlü bir hapishane işte!" Şimdi haliyle "Ne var bunda" diyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmiyorum, arzuladıkları hayata kavuşamayanların o keskin diline filmin kederli atmosferi içinde çıplak bir ruh haliyle yakalanmak beni biraz sarsmıştır belki de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin esas karakteri YusuPu seyrederken onun gibi 'beklentisizliğiyle', paslı durgunluğuyla 'kaybolmayı' tercih edenleri düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yusuf, Karadeniz'deki ormanların içinde sarp, sisli dağlara tutunarak yaşadığı evinde herkesten gizlediği sonunu bekliyordu. Evin önündeki tahta sedirde annesinin üzerine örttüğü battaniyenin altında uysal bir kedi gibi uzanırken yorgun suskunluğunu kendisinden bile gizledi. Epeydir alışmış olduğu 'tutsaklıktan' etrafındaki sesleri duyamayan Yusuf, sadece tabiatı dinlerken huzura kavuşuyor gibiydi. Sonra bir gün hızla sürdüğü kamyonundan inip içinde biriktirdiği bütün özlemleri, kızgınlığı, hayal kırıklıklarını koca bir dağa doğru haykırdı. Sesler parçalanıp vadinin içindeki nehre parça parça döküldü. Bir ara onun gibi bağırabilsek, hakiki sesimiz dağlarda yankılanıp yüzümüze soğuk rüzgârlar gibi çarpsa, geçer mi bu küflü sıkıntı acaba, diye düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökyüzünde salınan sahipsiz bir uçurtma gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yusuf hayatının 'sonbaharında' Rus bir kadını sevdi. Elka, ona "Sen şimdiki zamanda yaşamıyorsun, Rus romanlarından çıkmış gibisin" diyordu. Biraz alaycı ama fevkalade yerinde olan bu tespit, bir insanın hayata nasıl yabancılaşabildiğini gösteren duyduğum en acıtıcı cümlelerden birisiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki on sene önce izlesem Özcan Alper'in telaşsız, sahih, hiç aksamayan bir sinema diliyle anlattığı bu şiirsel hikayenin sadece görsel cazibesine ve politik yanına takılır, beklemekten yorulup dünyadan vazgeçmiş bir insanın trajedisini, hayatla vedalaşırken sessizce yok oluşundaki zarafeti hissedemeyebilirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama artık bunca yanık kokan tecrübeden sonra o kırılmayı görebiliyorum. Bildiğimiz dünyada geleceğe sırt çevirip, dağların hırçın yalnızlığına sığınarak var olunam iyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökyüzünde salınan sahipsiz bir uçurtma gibi 'kaybolarak' hayatın nöbetini tutmak da mümkün değil. Diyorum ki, bu aralar kulübesindeki odun sobasının dibinde, televizyondan Çehov'un Vanya Day/'sını izleyen Yusuf gibi ağırlaşan gözlerimi usulca aralasam. İnsanları, hayatı, korkularımı, geçmişi, geleceği unutsam. Rus romanlarında dolaşan Yusuf gibi bir süre sadece oyunun son perdesinde konuşan Sonya'yı dinlesem: "Ne yapabiliriz, yaşamak gerek! Yaşayacağız Vanya Dayı. Çok uzun günler, boğucu akşamlar geçireceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alınyazımızın bütün sınavlarına sabırla katlanacağız. Bugün de, yaşlılığımızda da, dinlenmek bilmeden, başkaları için çalışıp didineceğiz. Ecel saati gelip çatınca da uysalca öleceğiz ve orda, mezarın ötesinde, çok acı çektik, gözyaşı döktük, çok acı şeyler yaşadık diyeceğiz... Ve Tanrı acıyacak bize ve biz seninle, canım dayıcığım, parlak, güzel, sevimli bir hayata kavuşacağız ve buradaki mutsuzluklarımıza sevecenlikle, hoşgörüyle gülümseyeceğiz ve dinleneceğiz. İnanıyorum buna dayıcığım, bütün kalbime, tutkuyla inanıyorum."&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 16px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 16px;"&gt;Esra Yalazan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 16px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 16px;"&gt;30/08/2009- Taraf&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-4293019424086312630?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/4293019424086312630/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=4293019424086312630' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/4293019424086312630'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/4293019424086312630'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/10/huzursuz-sonbahar-ozcan-alper-ve.html' title='&apos;Huzur&apos;suz Sonbahar, Özcan Alper ve Tanpınar'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5844914256683433942</id><published>2011-10-07T16:48:00.005+03:00</published><updated>2011-10-07T16:48:59.297+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Kalbin Ayak Sesleri</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #fcfcfa; color: #666666; font-family: helvetica, arial, clean, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 20px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin-bottom: 1.2em; margin-top: 0.6em; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;strong&gt;/ilk ritim/ -A-&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ruhunun üst köşesine kuruldu adım ilkin, göğüs çeperinin sol cenahına çöreklendim. Bir pıhtı kandı suretim, et oldum günler sonra iç evinin kapı eşiğine. Umut oldum ses tellerime yüklenen ritimle, ruhunun dibacesine… Sen oldum ilkin, bir pıhtı kandım ey beşer, sol cenahına sürüklendiğim günden beri cesetinin gölgesine talibim! Göğüs kemiklerin yaratıldı beni korusunlar diye, kara lekeler düşürdüğün ciğerlerin hep benim hürmetime… Bense ruhunun hürmetine, “ol” emrine uymuş bir kan pıhtısı sadece… Ruhunun ete bürünmüş hali belki de…&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 1.2em; margin-top: 0.6em; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;Suretimi mi görmek istersin, sık yumruğunu, aç gözlerini ve gör beni. Hepi topu hayata sıkılmış bir yumruk kadarım işte, öfkenin demlenmiş hali, sevginin yorulmuş adıyım… Hepsini zatıma yüklerler amma ben aslında aklı kendine yetmeyen kör bir çocuğum…&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 1.2em; margin-top: 0.6em; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;Ol emrine tabii olduğum günden beri, kanar dururum adından gayrisini bilemediğim suretine. Ben sen olmuşken, senin ben olmayışına mersiyeler eskitirim gün be gün. Sağım ve solum, içine çektiğin ve adına nefes dediğin suretin ritimlerini çalarken, ben her atışımda adını sayıklarım.&lt;br /&gt;İlk ritmimle doğumunu müjdelerim seni bekleyen nurdan gözlere, dünya sürgününe vesile olur suretim. Ben olmazsam sen olmazsın ey beşer, durduğum gün adın silinir sürgün ülkesinden! Kimi vakit koca bir kara delik açarım içinde, endişeli gözlerin gözyaşı deminde, büyümekle kapanacak bir yama niyetine dikilir hücrelerim içinin suretinde! Büyürsün, küçülür deliğim. İçinden kan bile sızmayacak bir hal alır senliğim. Yorulursun, sıfat niyetine bir ad takılan suretinle sürüklenir durursun iç ceplerimin içinde. Başını okşar kalbi kalbinden büyük bir beşer. Büyüme çocuk! Der. Büyüme ve görme, kalbinin kararmış yazgısını, aydınlanmış yeniçağların ismine düşen payitahtını… Görmeliydin belki, bunun için atıp durmayacak mıydım sol yanında ben senin, nefesin suretime can olmayacak mıydı hep bu görülesi düşler için? Berzah âleminde bunca cevapsız sorunun diyetini bir evet’le ödememiş miydin sahi? Henüz yaratılmayan dilinle doğrulamamış mıydın dilimle ikrar ettiğin sözcükleri? Çabuk unutuyor insan değil mi? Unuttuklarını anımsatayım diye “kün” denildi suretime, unuttuklarını aklına yollama emri, sol yanında ki saltanatımın bedeli!&lt;br /&gt;Şimdi bir ayn gölgesinde ruhumu şifalama vakti belki, suretimin kıraatini sana bıraktım ey beşer! Ayak seslerimden bil ve tanı diye beni, soluna düşen ayn’ın gölgesinde düş uykusuna daldım. İçinin coğrafyasını adımlamam için derin bir nefes al şimdi.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 1.2em; margin-top: 0.6em; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;b&gt;/İkinci Ritim/ -Ş-&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 1.2em; margin-top: 0.6em; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;Aldığın nefesten doğruldum ilkin, nemlenen gözlerinin, hüzne batmış sesinin ve boğazına düğümlenen cümle harflerin sebebi olmaya meyilli adım. Zaten içindeki her sancının müsebbibi suret-i divanım. Unuttuğun sözlerin karşına geçtiğinde, başını eğip bakma hiç senliğime. Unutan hep sen, hatırlatan hep bendim! Ayak seslerimi hiç takip etmedin, aklının dikine gitmek hoşuna gidiyordu ey dünyalık sahibim! Kölelik divanına vardığında aklın diz çöktü sol cenahına hep, sen olmadan ben var olmam dedi, varlığım senin hürmetine. Bense senin kulluk borcuna bir gözcü olarak kondum sol yanına. Tekledim zaman zaman Şın ırmağının billur suyunda. Tabipler el vurdu yarama, ayak seslerim önemliydi, bilirdim. Ritimsel bir devinimle dünya sürgününe eşlik edecekti tik tak ritmindeki adımlarım, ben teklersem sen yıkılırdın.&lt;br /&gt;Aklı suretime yenik düşmeyen bir yiğit hiç tanımadım. Kendi teninin huşusuna kapılmayan bir güzel de. Her yaratılan cismani varlığa biraz suretim, biraz adım sinmişti nedense? Beşer olanın sol yanı iç savaşlara yenik düşülmeyecek bir cephe sanıldı, saltanatım iç savaşların sallantısına dayandı da, düş bozgunlarından yenik çıktım. Üzüldüm. Yenildim. Kalp ağrısı dediler adıma. Sancımın adını dillendiremesem de, ah olup dolandım dünyalık sahibimin söz makamına. İkinci ritmim büyütüyordu beşeri, Yaradan’ına tabii olmakla yaratılana köle olmak arası seçimler yapacaktı aklıyla. Beni hesaba katmasa da kurulan düşlere çelme takacağım yerler vardı elbet. İstila edeceğim fikir harpleri sonra. Aklın durduramazdı beni. Aklı suretime yenik düşmeyen bir beşer düşlemedim ben, hesap etmedim karşıma sağlı sollu bir lopun geçeceğini hiç!&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 1.2em; margin-top: 0.6em; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;Şın ırmağından geçerken, mecazi tüm gerçeklerini suya bıraktım ben. Kızdın belki. İnsan olanın fıtratı öfkeye ayarlı bir saat gibiydi. Aklının yetemediklerine yettiğim vakit sıkıştırdın hep beni. Kalp ağrısı oldum, baş ağrın gibi! Acıya meyilli olsa da mizacım, ağrılı bir yaşamı yeğledim sol cenahında, sarsılsa da tahtım tik tak atarken, acımak yerine ağrımayı seçtim kendime yetmeyen aklımla! Yanıldım, anlık bir acıya boyun eğmektense ömürlük bir ağrıya diş biledim günler boyu. Yanıldım! Acımanın ağrımaktan daha eftal olduğunu çok geç anladım.&lt;br /&gt;Akıl aklı terk ettiğinde ben girerim hep devreye, aklı bana esir düşmüş bir beşeri eli boş göndermedim kapımdan hiçbir yere. Başını eğsin yeter ki benden tarafa, görsün içinde kendinden öte bir ben olduğunu, aklından öte bir sen olduğunu. Konargöçer bir misafirlikte olduğunu anlasın diye sıkışırım sol yanında zaman zaman. Ama aklı aklını terk eyleyen bir beşerin kalbi aklında durur! Duran bir varlığa göz süzmek içime aldığım nicesini unutturur.&lt;br /&gt;Suretimin çeperlerine değen bir Şın damlası, aklının yerinden oynaması ve secde edecek bir girizgâh araması… Sağımdaki ve solumdaki melekler şahittir içime konan her hükme, günahında kabulüm sevabında… Duam odur ki ey beşer, solumdaki yazılanların sağımdaki mizanı geçmesin, solumda ki her harf Şın ırmağının yatağında erisin!&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 1.2em; margin-top: 0.6em; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;b&gt;Üçüncü Ritim/-K-&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 1.2em; margin-top: 0.6em; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;Bir dağ başı yalnızlığı çekiyorum, içindeki rüzgârın uğultusu solunu sarsıyor. Bilmiyorsun. Bilmemeyi yeğliyorsun belki de. Anlamanın en yetkin halini aklınla kavrayacağını&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 1.2em; margin-top: 0.6em; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;sanıyorsun. Bilmez misin ki benim yoldaş olmadığım bir akıl içi kof bir yemişten ibarettir. Bilmez misin ki yaratılmışlığım boşuna hiç değildir.&lt;br /&gt;Sükûn almaya gelirsin içime, aklın kendine yetmediğinde eğersin başını bendime! Susar dilin, tükenir aklınca kurduğun cümlelerin. İşte o vakit sahne benim! Suretime ol diyenden gayrı derdim yokken, bir ortak sunarsın içime, adına aşk denilen. Başı aklıyla derde düşmüş bir beşer, kalbiyle de dertleşmeliydi öyle ya, içine aşk diye kendinden bir suret nakşetmeliydi. Kaf dağının ardından gelen bir güzel yahut atının eğerine kalbini koymuş bir yiğidi misafir etmeliydim iç odalarımın en güzel kokan yerlerinde. İçime giren çıkmamalıydı hâlbuki… Aklının kıtlığıyla misk-i amber kokan iç odalarımı yolgeçen hanına çevirdin bir vakit! Yandın ve yanıldın. Hep aşkı aradın.&lt;br /&gt;Yaratılış hamurumun mayasına katılmıştı aşk bilirdim. Beni bir pıhtı kandan yaratan ve soluna koyan aşkından da üflemişti suretime. Bilemedin, Kaf dağının ardındaki cevherin peşinde ütopik hülyalarla gezindin. Başını eğip bana bakmak gelmedi belki hiç aklına. Suretimi katık etmediğin aklın, yavan bir ekmek niyetineydi başının üzerinde. Kütlesi hacmiyle orantılı, sıradan bir uzuv olma vasfını taşıyordu bensizken sadece!&lt;br /&gt;Seni sevdim ey dünyalık sahibim! Aşkı kendinde aradığın günden beri çok sevdim seni. Seni aşka götürecek beşerler koydukça içime daha çok sevdim. Beni aklına, aklını bana sürdükçe aşkta kıyama durdum ömrümce suretine. Kaf dağını göremese de dünyalık gözlerin, cennet-i âlâ’da Ayn gölgesinin düştüğü Şın ırmağının kenarında, Kaf dağının ardında içimde tutulan amel defterinle seni beklemekteyim.&lt;br /&gt;Aklın suretimi bulmaya yetmese de, ritmik ayak seslerimi izle; ben aşkın yaratıldığı yerdeyim.&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 1.2em; margin-top: 0.6em; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;strong&gt;Gülnaz Eliaçık&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 1.2em; margin-top: 0.6em; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;Ocak-2011&lt;br /&gt;Mâi Dergisi-Sayı/8&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5844914256683433942?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5844914256683433942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5844914256683433942' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5844914256683433942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5844914256683433942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/10/kalbin-ayak-sesleri.html' title='Kalbin Ayak Sesleri'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-2611096896821079139</id><published>2011-10-06T20:21:00.000+03:00</published><updated>2011-10-06T20:23:25.973+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Güncellenmemiş Hayat Bilgisi Dersleri</title><content type='html'>&lt;br /&gt;Dinleyin çocuklar!&lt;br /&gt;Müfredata girmemiş şeyler anlatacağım size. Hazır okullar da açılıyorken bilmeniz gerektiğini düşündüğüm konular...&lt;br /&gt;Milli Eğitim Bakanlığı’ nın tavsiye kararı almadığı, ders kitaplarına girmeyen, öğretmenlerin anlatmadığı konular.&lt;br /&gt;Öncelikle şunu bilin ki hayat dediğimiz, ders kitaplarından öğrenilebilir bir şey değildir. İyi vatandaş olmakla iyi insan olmak arasında, söylenmemiş, üstü örtülmüş bir fark vardır. Uygar ve uysal olmak adına anlatılan şeyler, hayatın derin anlamına nüfuz edemezler. Bu yüzden hayat çoğu zaman gayrı resmi bir yolculuktur. Çok zaman kaçak kalırsın yaşamak kompartımanında.&lt;br /&gt;Sana hayat bilgisi diye yutturulan konular gerçekte seni sıkıştıracakları dar bir elbisedir. Ve asla elbiseyi sana uyduracak değiller bunu unutma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağmurlu bir coğrafyada yaşadığımızı söyleyecekler. Gerçek olan senin mevsimindir oysa. O günün nasıl geçeceğini anlayabilmek için gökyüzüne bakman gerekmez. Dönüp yüreğine bak. Yağmurlar ve güneş yüreğinden süzülür. Gerçek olan yüreğinin mevsimidir, senin mevsimindir. Her sabah uyandığında gözlerinden dünyaya saçılandır mevsim. Güneş senden doğar ve yağmur senin gözlerinden düşer yeryüzüne.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Sana atlaslar, haritalar gösterecekler. Adına sınır dedikleri bazı çizgilerle çevrildiğini göreceksin yaşadığın yerlerin. Bütün bunlar kurmaca. Gerçekte tüm yeryüzü Allah’ındır ve gerçekte yürüyebildiğin kadar senindir tüm coğrafyalar.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haritalar da gerçeği söylemez. Kuzey Amerika’yı Afrika’dan büyük gösterecekler sana. Doğru değil. Afrika altı milyon kilometrekare daha büyüktür. Avrupa’ya kıta deyip duracaklar. Doğru değil. Asya’nın uzantısından başka bir şey değil Avrupa dedikleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı şehirlerin uzakta olduğunu anlatacaklar sana.&lt;br /&gt;Uzaklık ve yakınlık aslı astarı olmayan ölçütlerdir.&lt;br /&gt;Kudüs’ü öğren mesela. Saraybosna’yı, Şam’ı, Bağdat’ı, Mekke’yi, Medine’yi, Hicaz’ı, Caharkale’yi...&lt;br /&gt;Öğren buralarda ne yetişir, insanlar ne yer ne içer, denizleri nasıldır, tarihte neler yaşamışlar, çocukları hangi oyunları oynar, anneler hangi ninnileri söyler, genç kızlar ne işler, erkekler ne işe koşar.&lt;br /&gt;Öğren hangi şarkıları söyler buraların halkları. Neye ağlar, neye gülerler.&lt;br /&gt;Öğren bu şehirler, ne zamandır senden uzakta.&lt;br /&gt;Öğren bu şehirler senden niye uzakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuduğun yazıların, şiirlerin sonunda yabancı olduğunu söyledikleri kelimeleri sıralayacaklar. Dikkatli oku bu kelimeleri. Bil ki çoğu senindir bu kelimelerin. Bir hayata, bir medeniyete yabancılaşmış insanların, yeryüzüne yabancılaşmış insanların bir kenara bıraktığı kelimelerdir bunlar.&lt;br /&gt;Senin kelimelerin...&lt;br /&gt;Bir hayatı, bir düşünüşü, bir duyumsamayı, bir hayali, bir rüyayı anlatabileceğin kelimeler var bunların içinde. Kendi yabancılaşmalarını gizleyebilmek için bizim kelimelerimizi çalan insanlar göreceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaplara girmemiş adamlar var bir de.&lt;br /&gt;Şiirlerini, öykülerini, romanlarını, piyeslerini müfredatlarda göremeyeceğin iyi ve sıkı adamlar. Gelecek güzel günlerin habercileri...&lt;br /&gt;Onları itinayla okumalısın. Yedi güzel adamı tanıyıp, Hızır’la kırk saatin nasıl geçtiğini öğrenmelisin. Derviş hüneri nasıl olurmuş onlardan öğreneceksin. Bir de kalem kalesini inşa etmeyi...&lt;br /&gt;Okumaya nasıl başlayacağını Kitap’tan öğrenebilirsin ancak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaradan Rabbin adıyla oku!&lt;br /&gt;Böyle okursan varlığının anlamı kalın harflerle yazılır yeryüzünde. Böyle okursan insan olmanın ne demek olduğunu bilirsin.&lt;br /&gt;Böyle okursan anlarsın Hasan ve Hüseyin’in dedesi neden omuzlamış ağır bir yükü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarık Tufan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-2611096896821079139?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/2611096896821079139/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=2611096896821079139' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2611096896821079139'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2611096896821079139'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/10/guncellenmemis-hayat-bilgisi-dersleri.html' title='Güncellenmemiş Hayat Bilgisi Dersleri'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8881063179252037547</id><published>2011-10-05T09:34:00.000+03:00</published><updated>2011-10-05T09:34:41.159+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset ve Politika'/><title type='text'>Parıltılı Çelişkiler</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #2e2e2e; font-family: Arial; font-size: 14px; line-height: 18px;"&gt;&lt;strong&gt;"Afrika deyince gözünün önünde pırlanta ışıltısı gelenle&lt;/strong&gt;r, bugün Kıta'nın yaşadığı sorunların da en önemli müsebbipleridir.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;İşte o yüzden dünya Afrika'ya borçludur diyorum." &amp;nbsp;&lt;/strong&gt;Başbakanın Güney Afrika'dan batıya yolladığı açık mesajlardan birisiydi bu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #2e2e2e; font-family: Arial; font-size: 14px; line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #2e2e2e; font-family: Arial; font-size: 14px; line-height: 18px;"&gt;Sormadan edemiyorum, Afrika deyince gözleri parlayan batının, Şam, Hama, Humus, Lazkiye, Beyrut, Kerkük, Musul, Bağdat, Tahran, Tebriz, İsfahan deyince de gözlerindeki parıltıyı görmüyor musunuz? İsrail'in güvenliği için enerji havzaları üzerinden güvenlik hatları oluşturmaya çalışan batının destekçisi olurken petrol kokusu mudur kanı bastıran, parayla mı ölçülür Ortadoğu' da insanın değeri? Ucuz mudur hayat, kısa ve parıltılı mıdır Afrika'daki gibi?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; color: #2e2e2e; font-family: Arial; font-size: 14px; line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #2e2e2e; font-family: Arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 14px; line-height: 18px;"&gt;Vicdanlarını pragmatizmle dengeleyen muhafazakar liberal ittifakın kıblesizliğiyle kitleleri mihrabınıza yüz vurdurabilir, reel dış politik masallarıyla kendiniz gibi düşünmeyen herkesi 'cehaletle' suçlayabilirsiniz ama kara kıtanın kaderine isyan ederken, kardeşime kurşun sıkan, tecavüz eden haçlılarla ittifak masasına oturmak en hafif tabirle inandığımız dinin değerlerine ihanet etmektir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8881063179252037547?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8881063179252037547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8881063179252037547' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8881063179252037547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8881063179252037547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/10/celiskiler.html' title='Parıltılı Çelişkiler'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-2755085058624979754</id><published>2011-09-20T16:51:00.000+03:00</published><updated>2011-09-20T21:09:08.222+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset ve Politika'/><title type='text'>Arap Baharı : Kudüs'ün Ebedi Çöküşü</title><content type='html'>Ruhu ve toprakları bölünmüş Filistin devleti'nin tanınması için Mahmud Abbas cuma günü Birleşmiş Milletlerin kapısı çalacakken, 2.katip düzeyine inen İsrail-Türkiye ilişkileri elbette daha da anlamlı hale gelmektedir. Erdoğan profili üzerinden Ortadoğu'ya ihraç edilen laiklik sosundaki sekülerizm bölgeyi daha derin çatışmalara sokacağı ortada iken, kitleleri yıllardır bunaltan diktalardan kurtulmanın verdiği afyon mudur büyük resmi görmemizi engelleyen?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diktalar devrilip, zihniyetlerini gücü ve iktidarı kayıtsız ve şartsız sürdürürken hangi demokratik gelişimden bahsedilebilir. İsraile rest çeken rol model Türkiye'nin, İsrail işgalini meşrulaştıracak ve Kudüs'ü sonsuza dek kaybettirecek bir filistin devletine yeşil ışık yakan batıdan bağımsızmış hareket ediyormuş gibi rol kesmesi, tarihsel misyonuna ihanet etmesinden başka birşey değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arap baharı, devlet olarak varlığı tanınmış bir Filistin devletiyle gazı alınan kitlelere, modern kukla iktidarlarla demokrasi vadetmek ve İsrail'i düşman arap denizinden kurtarmaktır. Bu israili resmen tanımak ve kudüsü kaybetmektir ki bu ancak ve ancak meşhur bir tabirle karizmasını kiralayan liderler ve sahte demokrasilerle mümkün olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları anlamak için de Anadolu'ya bakmak yeterlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'90'lı yıllarda muhafazakar kitlelerin asla kabul etmeyeceği yaşam tarzlarını, düşünüşlerini, siyaset yapma biçimlerini, hayat algılayışlarını bugün çok rahat bir şekilde yapmaları ve bunu sanki yıllardır yapıyorlarmış gibi büyük bir özgüven içinde yapmaları, liberal aydınlanmacılığın katarına eklemlenerek egemen devlet aygıtıyla yaptıkları mücadelede galip gelmeleridir. Kitleleri buraya angaje etmek de onların içinden gelen ancak batı tipi modernleşme dayatan liberal aydınlanmacılığın pragmatizme esir olabilecek "ak profiller" ile mümkündü. Sonuç olarak kitleler bu yolda kirlendi, yozlaştı ve nihayetinde yollarını kaybettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arapların bugün eklemlendiği zihinsel katar da, Türk liberal aydınlamacılığıdır. Erdoğan bunun simgesel ölçütü, Ortadoğu'daki lokomotif gücüdür, aynen Anadolu'da olduğu gibi. Türkiye'de muhafazakar zihinler nasıl kirlendi, islamı siyasallaştırdıkça müslümanlıktan nasıl uzaklaştılarsa, &amp;nbsp;araplarda hüsnü mübareğin, zeyd bin ali, kaddafinin ardından kaldırdıkları Filistin ağusu dolu zafer kadehleriyle bu kirli süreçten özünde benzer araçlar ve sahte amaçlarla geçmektedirler. Bu süreç yeni bir 1948- israil'in kuruluşu- sendromudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi rehberleri Erdoğan'ın israile restini ve gelecek filistin zaferini konuşmakla meşguller ama&amp;nbsp;uyandıklarında çok geç kaldıklarını ve savaşacak onurlu bir orduları dahi kalmadığını anlayacaklardır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-2755085058624979754?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/2755085058624979754/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=2755085058624979754' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2755085058624979754'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2755085058624979754'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/09/arap-bahar-kudusun-ebedi-cokusu.html' title='Arap Baharı : Kudüs&apos;ün Ebedi Çöküşü'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-2124984709272337893</id><published>2011-09-18T16:02:00.004+03:00</published><updated>2011-09-18T16:03:27.822+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset ve Politika'/><title type='text'>MİT-PKK</title><content type='html'>Pkk'nın tarihsel arka planı eğer yazıldığı gibiyse, bunu not ederek başlamakta fayda var: Pkk, devlet tarafından &amp;nbsp;Kürt hareketleri kontrol etmek amacıyla kurulan taşeron bir örgütken, 1980 darbesiyle daha da derinlerde plan kuran bazı merkezlerin güdümünde bugünlere siyasallaşarak Güneydoğuda yükselen bir güç haline gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Batının ortadoğu üzerindeki yeni planları ışığında örgüt lideri 1999'da Türkiye'ye teslim edilmesinde 1.Körfez kriziyle Irak'ın kuzeyinde oluşturulan bölgede Kürt devleti için güvenli bir alan oluşturulmasının hesabı öncelikli hedefti. Bu hedefin tamamen gerçekleştirilememesinde Kürt devletinin yapısal sorunlarının yanında, batının arap baharı projesinde düşürülmesi gerekli kaleleri düşürmek için şehirde çarpışabilecek milis kuvvetlere ihtiyaç duyduğu gerçeğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'90'ların sonu ve 2000'li yılların başında köşeyen sıkışan pkk bugün yeniden işlevselleşmiş, pkk'nın kolu pjak hedefteki fiili iran operasyonunun kilit taşlarından biri haline gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunu, dengeleri iyi gören/gözeten Türkiye'nin Dışişlerinin komşularla sıfır problem ekseninde son yıllarda geliştirdiği politikalar, düşman ülkelerle çevrili&amp;nbsp;klasik&amp;nbsp;soğuk savaş doktrini kokan pozisyonundan kayması iyiye bir işaretken, arap baharıyla birlikte eski pozisyonunun bile gerisine düşmesi anlayamadığımız bir reel politiğin gereğiyse bunun sonuçları neler olacaktır analiz etmekte ve anlamakta zorlanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arap baharının bir kürt baharına dönüşmemesi için çabalayan devletin, bölgesel planlar ışığında pkk ile masaya oturması elbette doğrudur ve yerinde bir hamledir. Bu hamlenin nasıl ve ne yönde olduğu içeriği de mutlaka tartışılmalıdır. İnternet üzerinden "ergenekon ses kayıtları" gibi servis edilen ve 50 dakikaya yakın süren kayıtları dinlerken, devlet adına temsilci olanların temsil ettikleri makama yakışmayacak ölçüde silik bir profil çizdiklerini görmenin utancını taşımaktayım. Sayın, önderlik makamı gibi devletin onurunu ayaklar altına alan bir ağzın devlet görevlilerine yakışmadığını, şartlar ne olursa olsun barışın size silah çeken insanların hoşuna gidecek sıfatları, cümleleri sıralamaktan geçmediği anlamak için Mit'te çalışmaya gerek yok olmadığını düşünüyorum. Daha vahim olanı pkk adına masada oturanların sanki devlet kendileri de karşılarındakiler örgüt mensubuymuş gibi bir hava içerisinde konuşmalarıdır. Ama unutulmamalıdır ki bu yol bizatihi açılmamıştır. '99'da ölüm korkusuyla yaşayan terörist başının bugün söylemlerinin dikkate alınması ve olmazsa olmaz bir şart gibi liste başında yer alması bir devlet zaafiyetinin sonucudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet pazarlık eder ama kimin kendine denk geleceğini bilerek. İşte siz İmralıyı kendinize eşitleyen ağızlarla/zihinlerle o masaya oturursanız, telaviv'deki birileri de sizin büyükelçinizi alçak koltuklara oturtur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gidin uzanın ve düşünün, bugün pazar ne de olsa.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-2124984709272337893?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/2124984709272337893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=2124984709272337893' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2124984709272337893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2124984709272337893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/09/mit-pkk.html' title='MİT-PKK'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-3143600856063339521</id><published>2011-09-12T13:35:00.001+03:00</published><updated>2011-09-12T13:36:14.461+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset ve Politika'/><title type='text'>'80, '10, '11</title><content type='html'>12 eylül referandumundan sonra değişen fazla birşey yok Türkiye'de. Sacit Kayasu görevine geri dönemedi ama Ferhat Sarıkaya işinin başında. Deniz Feneri savcıları görevlerinden alındılar. Parasız eğitim için pankart açan gençler hala hapiste ve gençlerden birine&amp;nbsp;görüşme yasağı gelmiş, suçu türkü söylemekmiş. Zihinler hala Kenan paşa cumhurbaşkanı gibi işliyor güzel ülkemde. Soruşturmalar hukuk ilkelerini, insan onurunu çiğneyecek şekilde artan&amp;nbsp;medya linci eşliğinde tüm hızıyla devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askerin başkomutanına başını eğerek selam vermesini demokrasi zannedenlere gülüyorum. Demokrasi şekillerle sembollerle yaşamıyor, yaşayamaz. Sizin bu yaptığınızın adı muhafazakar faşizmdir. Nasıl yıllarca laik faşizm demokrasiyi, rejimi korumak adına başörtülüleri ordu evlerine, üniversiteler,askeri lojmanlara almayıp mekan sosyolojisi üzerinden "kurtarılmış bölgeler" ilan ettilerse sizlerde bugün başka bir açıdan şekli sınıflandırmalarla demokrasi geldiğini iddia ediyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Darbenin üzerinden 31 yıl geçti, referandumdan ise sadece bir yıl, ilerleme halen şeklen; fatihten cihangire taşınan islamcılar dışında değişen birşey yok ülkemde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-3143600856063339521?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/3143600856063339521/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=3143600856063339521' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3143600856063339521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3143600856063339521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/09/80-10-11.html' title='&apos;80, &apos;10, &apos;11'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-6632591827402410398</id><published>2011-09-09T09:35:00.012+03:00</published><updated>2011-09-09T10:21:14.703+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset ve Politika'/><title type='text'>Sadece Analiz</title><content type='html'>Neredeyse 2 aydır tek bir satır yazmadım ta ki düne kadar ve bir karar aldım kendimce, artık burada hayata dair birşeyler yazmayacağım, kendi gizli bahçelerim var artık. Söylenecek tüm sözleri orada kendi kendime söylemek daha iyi olur diye düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa bir analizle yeniden başlayalım isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006 lübnan savaşında aldığı ağır yenilgiden ders çıkaran ve yeni güvenlik hattını füze kalkanı v.b. araçlarla Türkiye üzerinden kuran ab(d)-israil, kapital sistemin tıkandığı bu günlerde döndürecekleri savaş çarklarıyla ekonomilerine can verirken, kimin olduğunu bilmediğimiz bu savaşta can verecek olan ne yazık ki yine anadolu halkıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasr-ı Şirin antlaşmasından beri ilişkileri statik durumda olan Türkiye-İran'ın, kendi ilişkilerini başka merkezler üzerinden kurması, muhtemel suriye operasyonunda tarafını Batılı ortaklarından yana koyacak olan Türkiye'nin Şam'a, Halep'e, Hama'ya düşecek her bombanın Tahran'a ve dolayısıyla Ankara'ya düşeceğini görememesi, Güney sınırı tamamen abd kontrolünde olan bir ülkenin Tahran direk hedef olduğunda söyleyecek sözünün olmaması gerçeğini görememek bir dışişleri körlüğü değil, batı vesayet sistemini baştacı etmeye devam etmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihsel arka plana da bakarsak 1929'daki büyük buhranla dönemin şartları birebir uyuşmasa da benzerlikler göz önüne alındığında, batının 2.dünya savaşından aldığı dersle bu kez savaş alanı olarak mezopotamyayı seçmesi normal olsa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmparatorluklardan ulus-devletlere, şimdi de ulus devletlerden şehir-site yapılanmalarına giden dünya düzeni, medeniyetler çatışması gibi tezlerle iyice küçültülen mikro yapılara dönüştürülürken, çatı olarak devletlerin değil, devasa uluslararası şirketlerin merhametine bırakılan milyonların var olacağı düşüncesi bile ürpertici. (Bakınız Somali gerçeği)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yaşananlar Baas zulmüne de amerikan işgali de hayır diyebilecek bir vicdanlı gazete görememenin üzüntüsünü yaşarken, Somali için timsah gözyaşları döken bizlerin acıklı hayat hikayesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizce de öyle değil mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-6632591827402410398?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/6632591827402410398/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=6632591827402410398' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6632591827402410398'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6632591827402410398'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/09/sadece-analiz.html' title='Sadece Analiz'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-6947367680701987161</id><published>2011-09-08T11:57:00.008+03:00</published><updated>2011-09-08T12:05:19.102+03:00</updated><title type='text'>Şehrin İpek Düğümleri Boğazımda...</title><content type='html'>Yabancılaşmadan daha fazla gölgene&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaybolalım kentin şekerle eriyik basamaklarında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir suretten bir surete akıp delişmen bakışlarımızla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıllanalım eskimiş kapı gıcırıtılarında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizi yüreğine takıp delik deşik eden şehrin bahçelerinin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iğnelerini yüklenip geçelim faslından cümbüşün, meyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sürelim kaldırım taşlarına şiirlerimizi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vuralım güneş düşmüş perdelerinden huzur içre mabedlerinizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben diyeyim vaslı kırgın bu yolların&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen ayaklarından bil erken seyyah tohumlarını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nergihan YEŞİLYURT/ Haziran 2011&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dostlarım geri gelmedim henüz ama bu şiir çok güzeldi, yolunu kaybetmiş bir seyyah gibi çıktığım bu yolculukta karşıma tesadüfen çıktı. Nergihan Yeşilyurt'un yazılarına/şiirlerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="https://nergihanyesilyurt.wordpress.com/"&gt;https://nergihanyesilyurt.wordpress.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://karanfilkiz.tumblr.com/"&gt;http://karanfilkiz.tumblr.com/&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-6947367680701987161?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/6947367680701987161/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=6947367680701987161' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6947367680701987161'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6947367680701987161'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/09/sehrin-ipek-dugumleri-bogazmda.html' title='Şehrin İpek Düğümleri Boğazımda...'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-4394632841591613768</id><published>2011-09-01T02:19:00.003+03:00</published><updated>2011-09-01T02:42:41.231+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tavsiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür ve Sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Not Defterime Düşenler...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-1b7Z1fmpnXU/Tl7CdbywTlI/AAAAAAAAAMo/tyFhaRKenOE/s1600/zahir-onkapak.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 206px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-1b7Z1fmpnXU/Tl7CdbywTlI/AAAAAAAAAMo/tyFhaRKenOE/s320/zahir-onkapak.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5647164793701813842" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sayfa 135 &lt;br /&gt;Paulo Coelho / Zahir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bugün bir tren istasyonuna gittim ve öğrendim ki tren raylarının birbirinden uzaklığı daima 143.5 santimetre ya da 4 fit ve 8.5 inç olurmuş. Neden böylesine saçma bir ölçü?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İlk tren vagonlarını yaptıklarında insanlar at arabalarını yaparken kullandıkları aletleri kullanıyorlarmış. Peki vagonların tekerlekleri arasında neden bu kadar uzaklık var? Çünkü arabaların geçtiği eski yolların genişliği bu kadarmış. Ve neden? Çünkü onların savaş arabaları iki atla çekiliyormuş ve atlar yan yana durduğunda, genişlikleri 143.5 santimetreymiş. "Böylece benim bugün gördüğüm, her biri birer sanat eseri olan hızlı trenlerimizin kullandığı rayların arasındaki uzaklık Romalılar tarafından belirlenmiş. İnsanlar Amerika Birleşik Devletleri'ne gittiğinde ve orada tren yolları inşa etmeye başladıklarında bu genişliği değiştirmeye gerek duymamışlar ve o şekilde kalmış. Bu uzay mekiklerinin yapımını bile etkilemiş. Amerikalı mühendisler yakıt tanklarının daha geniş olması gerektiğini düşünmüşler, fakat tanklar Utah'da imal ediliyor ve oradan Florida'daki uzay merkezine trenle nakledil meleri gerekiyormuş ve trenlerin bu yolda geçecekleri tünellerden, daha geniş hiçbir şey geçemiyormuş. Ve böylelikle onlar da Romalıların ideal olduğuna karar verdiği bu ölçüyü kabul etmek zorunda kalmışlar. Peki bütün bunların evlilikle ne ilgisi var diyeceksiniz?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tarihte belli bir noktada birisi dönüyor ve diyor ki: 'İki insan evlendiğinde hayatlarının geri kalanı boyunca, donmuş gibi bir arada kalmalılar.' Aynı iki ray gibi yan yana uzayıp gideceksin, daima aranda aynı uzaklığı bırakarak. Hatta zaman zaman biriniz biraz daha uzağa gitmeyi yada biraz daha yaklaşmayı istese bile, bu kurallara aykırı. Kurallar diyor ki: 'Mantıklı ol, geleceği düşün, çocuklarını düşün. Değişemezsin, hareket noktasından varacağın yere kadar, birbirleriyle aralarında aynı uzaklığı koruyan iki tren rayı gibi olmak zorundasın."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kurallar aşkın değişmesine izin vermezler ya da önceleri büyüyüp sonra yarı yolda azalmasına da,bu çok tehlikelidir. Ve böylece ilk birkaç yılın hevesinden sonra çiftler aynı uzaklığı, aynı sağlamlığı, aynı işlevsel doğallığı sürdürürler. Senin amacın türlerin devamını sağlayıp onları geleceğe taşımaktır. Çocuklarınız yalnızca siz nasılsanız öyle kaldığınızda mutlu olacaklar 143.5 santimetre uzaklıkta. Asla değişmeyen bazı şeyler yüzünden mutsuzsan, onları düşün, dünyaya getirdiğin çocukları düşün."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Komşularını düşün. Onlara mutlu olduğunu göster, Pazar günleri kızarmış biftek ye, televizyon seyret, topluma hizmet et. Toplumu düşün. Herkesin tam uyum içinde olduğunu düşüneceği şekilde giyin. Etrafına asla bakma, birisi seni izliyor olabilir ve bu da onu ayartabilir, o zaman bu boşanmak, kriz, depresyon demektir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bütün fotoğraflarda gülümse. Fotoğrafları salona koy, böylece herkes onları görebilir. Çimleri kes, bir sporla uğraş ah, evet, uzun bir zaman hareketsiz kalacağın için mutlaka spor yapmalısın. Spor yeterli olmazsa estetik cerrahi yaptırırsın. Fakat asla unutma, bu kurallar çok yıllar önce ortaya çıktı ve onlara saygı göstermek gerekiyor. Bu kuralları kim koydu? Bu önemli değil. Onları sorgulamayın çünkü daima bu kuralları uygulayacaklar, hatta siz istemeseniz bile."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-4394632841591613768?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/4394632841591613768/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=4394632841591613768' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/4394632841591613768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/4394632841591613768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/09/not-defterime-dusenler.html' title='Not Defterime Düşenler...'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-1b7Z1fmpnXU/Tl7CdbywTlI/AAAAAAAAAMo/tyFhaRKenOE/s72-c/zahir-onkapak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8088662590700527362</id><published>2011-09-01T01:30:00.003+03:00</published><updated>2011-09-01T02:02:35.959+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tavsiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel gelişim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür ve Sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>30 Yaşından Önce Okunması Gereken 30 Kitap</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-2Mo8ZOrVxds/Tl681k96elI/AAAAAAAAAMg/s5A6wjUzfFM/s1600/kitap.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-2Mo8ZOrVxds/Tl681k96elI/AAAAAAAAAMg/s5A6wjUzfFM/s320/kitap.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5647158611411630674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Herkese mutlu, sağlıklı ve huzurlu çok güzel bayramlar dilerim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayram temizliği, bayram ziyaretleri derken bloga yazı yazmaya fırsat olmadı. Bayram tatili devlet memurlarına 9 gün oldu bende ucundan nasibimi aldım ve 8 günlük tatilim var benim de :)) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatil demek gezmek, tozmak, bol bol miskinlik yapmak, sabah alarmsız uyanmak, daha çok kitap okumak... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okunması gereken kitaplar listenize yeni kitaplar eklemek isterseniz 30 Yaşından Önce Okunması gereken 30 kitap. bu liste ntvmsnbc.com da yayınlanmıştı (Onlar da Divinecaroline.com adlı siteden almış). Listedeki sadece tek kitabı okumuş olmanın (Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel Garcia Marquez) azcık utancı olsa da 30 yaşıma daha yıllar olmasının verdiği hafif mutluluk onu telafi ediyor. Zamanla açığı kapatmak lazım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte 30 kitap:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;blockquote&gt;'Bin Dokuz Yüz Seksen Dört' - George Orwell Kitapta devlet-vatandaş ilişkisi ve uygulanan taktiklerin ele alındığı distopik bir dünya düzeni anlatılıyor. 1984, öngörüsüyle de edebiyat tarihinin en önemli kitapları arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otomatik Portakal' - Anthony Burgess Eserde 1960'lı yıllardaki değişim ve modernleşme devresi, ve bireylerin özgürlüğü konu alınıyor. Nedensiz şiddeti en iyi anlatan eserlerin başında gelen 'Otomatik Portakal' sinemaya da dahi yönetmen Stanley Kubrick tarafından uyarlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Yüzüklerin Efendisi' - J.R.R. Tolkien 20'nci yüzyılda yazılmış en iyi ve etkileyici kurgusal edebiyat örneklerinden biri olan 'Yüzüklerin Efendisi' Tolkien’in en ünlü eseri... Sinemaya da görkemli bir şekilde uyarlanan eser en büyük başyapıtlardan biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Bülbülü Öldürmek'- Harper Lee Kitapta mahkeme tarafından ırza geçme suçuyla yargılanan siyah bir insanın savunmasını ve küçük bir kentte inanç ve vicdanla ilgili hükümlerin nasıl verildiği ele alınıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Çanlar Kimin İçin Çalıyor' - Ernest Hemingway Kitapta, İspanya'daki iç savaş sırasında gerillalar arasında yer alan ABD'li bir profesörün savaşa bakışı ele alınıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Savaş ve Barış' - Lev Tolstoy Napolyon döneminde Rusya ve Fransa arasındaki savaş, saraydaki yaşam ve yaşadıkları değişimleri anlatıyor. Tolstoy’un en bilinen eserlerinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'İnsan Hakları' - Thomas Paine Paine, Edmunt Burke'ün 'Fransız Devrimi'ne Karşı Tepkiler' kitabına tepki olarak yazdığı kitap 'İnsan Hakları' teriminin muhtemelen ilk kez kullanıldığı eser olarak biliniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Toplum Sözleşmesi' - Jean Jacques Rousseau Rousseau, kitabında bireyin özgürlüğünü zedelemeden ahlaksal erdemini yükseltecek bir toplum modelini öneriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Yüzyıllık Yalnızlık' - Gabriel Garcia Marquez Nobel Ödülü alan kitapta Marquez, çocukluğunda kendisini etkileyen hayata dair herşeyi kültürel tarihle bir araya getirerek aktarmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıldığı günden şu ana kadar tartışılmaya devam eden 'Türlerin Kökeni', doğal hayata toplumun bakışını değiştirmesinde belirleyici bir faktör oldu. Yazarı Charles Darwin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Siddhartha' - Hermann Hesse Kitap, hayatta elde edilen tecrübelerinin önemini vurguluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Thomas  Merton’un 'The Wisdom of the Desert'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Kıvılcım Anı' - Malcolm Gladwell Gladwell, kitabında küçük bir düşüncenin, ya da üretim kavramının nasıl gelişerek büyük global-sosyal değişikliklere yol açtığını inceliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Söğüt Ağaçlarındaki Rüzgar' - Kenneth Graham En başarılı çocuk kitaplarından birisi sayılan kitap hayatta küçük şeylerle memnun olmanın önemini serüvenli ve mistik öğelerle anlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askeri strateji konusundan yazılmış en eski kitaplardan biri olan eser aynı zamanda ekonomik ve genel strateji konusunda en iyi yazılmış kitaplardan birisi...&lt;br /&gt;‘David Copperfield' - Charles Dickens Dickens, romanda 1800'lü yıllarda İngiltere'nin ekonomik ve sosyal durumunu samimi bir dille anlatmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Four Quartets' - T.S. Eliot&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Madde 22' - Joseph Heller Heller'in başyapıtı olan kitap, bir savaş romanı ancak savaşın gereksizliği, savaş döneminde acımasızlaşan iktidarları gözler önüne seriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Muhteşem Gatsby' - F.Scott Fitzgerald İlk basımı 1925'te yapılan kitapta yazar 1920'lerdeki ekonomik durumu ve Birinci Dünya Savaşı'nı konu almıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Çavdar Tarlasında Çocuklar' - J.D. Salinger Basıldığı dönemde müstehcen içeriğiyle dikkat çeken ve ABD'de yasaklanan kitapta bir çocuğun okuldan atılmasıyla yaşadığı olaylar anlatılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Suç ve Ceza' - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Dostoyevski'nin yazdığı ikinci uzun roman olan kitap, çağdaşlaşma sürecindeki Rusya'yı ve öğrenci Raskalnikov'un yaşadıklarını anlatıyor. Sadece edebiyat tarihini değil, sinemayı, felsefeyi, popüler kültürü en fazla etkileyen eserlerden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Prens' - Niccolo Machiavelli Rönesans dönemini etkileyen yapıt, yazarın politika hakkındaki incelemelerini içeriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Doğal Yaşam ve Başkaldırı' - Henry David Thoreau Yazar, Walden Gölü kıyısına bir kulübe yaparak doğayı gözlemleyerek yaptığı incelemeleri, günlüğü kitaplaştırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Devlet' - Platon Platon, eserinde ideal devletin nasıl olması gerektiği üzerine görüşlerini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Lolita' - Vladimir Nabokov Romanda bir profesörün, ergenlik dönemindeki üvey kızına olan tutkusunu anlatıyor. Zamanında büyük tepki toplayan ve sansürlenen eser, Stanley Kubrick tarafından beyazperdeye de uyarlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'İş Bitirici' David Allen İşletme danışmanı olan Allen, stressiz bir çalışma hayatının yolunu ve iş hayatında kişisel yaşamda verimliliğin artması için önerilerde bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı' - Dale Carneige İlk basımı 1937'de yapılan kitap, insanların kendilerini diğer insanlara sevdirebilmesi, fikir birliğine varma gibi konularda yol gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Sineklerin Tanrısı' - William Golding Nobel ödüllü William Golding'in romanında, insanın kökeninde olan vahşiliğe dikkat çekerek, ıssız bir adaya düşen gençlerin hikayesini anlatıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Gazap Üzümleri' - John Steinbeck Eseriyle Pulitzer ödülü kazanan, Steinbeck romanında ABD'de yaşanan büyük bunalım dönemini anlatıyor. Kitap, sinemaya da John ford tarafından uyarlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Usta ile Margarita' - Mihail Bulgakov Roman için 10 sene çalışmalarını sürdüren Bulgakov, fantastik bir kurguyla toplumsal eleştirilerini belirtmiş...&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8088662590700527362?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8088662590700527362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8088662590700527362' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8088662590700527362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8088662590700527362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/09/30-yasndan-once-okunmas-gereken-30.html' title='30 Yaşından Önce Okunması Gereken 30 Kitap'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-2Mo8ZOrVxds/Tl681k96elI/AAAAAAAAAMg/s5A6wjUzfFM/s72-c/kitap.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-1318902012774639091</id><published>2011-08-22T22:49:00.005+03:00</published><updated>2011-08-23T08:47:27.881+03:00</updated><title type='text'>Peter Drucker’ın Hayatındaki 7 Önemli Ders</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-73_ZzGP1Xp0/TlK3ghQJwQI/AAAAAAAAAMY/jB__x9kf5yc/s1600/yaprak.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 238px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-73_ZzGP1Xp0/TlK3ghQJwQI/AAAAAAAAAMY/jB__x9kf5yc/s320/yaprak.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5643775052358467842" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Liseyi bitirip memleketim Viyana’dan pamuk ihracatçısı bir şirkete stajyer olarak gittiğimde henüz 18 bile değildim. Babam bu yaptığımdan hiç memnun olmadı. Ailemiz uzun süredir bürokratlar, profesörler, avukatlar, doktorlar çıkaran bir aileydi. Dolayısıyla babam benim bir üniversite öğrencisi olmamı istemişti, bense Latince öğrendiğim sıkı bir lise evresinden sonra yorulmuştum ve çalışmak istiyordum. Ancak babamı mutlu etmek için Hamburg Üniversitesi’nin Hukuk fakültesine de kaydoldum. O yıllarda Avusturya’da ya da Almanya’da bir öğrencinin düzenli okula gitmesi gerekmiyordu. Yapılması gereken tek şey, hocaların imzalarını kayıt defterine geçirilmesiydi. Bunun için öğretim üyelerinin sekreterlerine usulune uygun şekilde ricada bulunmak imzaları almak için yeterliydi. Hiç gece dersi yapılmadığından ve gündüzleri de işe gittiğimden tek bir derse bile girememiştim. Buna rağmen hala iyi bir öğrenci olarak kabul ediliyordum. Bütün bunlar modern zamanlardaki insanlara aykırı gelebilir, fakat o günlerde bunlar çok normaldi. Üniversiteye girmek için lise mezunu olmak yeterliydi. Üniversite diploması almak için gerekli olanlar, küçük bir miktar olan üniversite harçlarını ödemek ve dört yılın sonunda bitirme sınavını geçmekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stajyer olarak çalışmak son derece sıkıcıydı ve çok az şey öğrenmiştim. İş sabah yedi buçukta başlıyor ve saat dörtte bitiyordu; Cumartesi günleri ise 12’de özgür kalıyordum. Bol bol zamanım vardı. Hafta sonları Avusturya’dan iki stajyer arkadaşımla otostop çekerek Hamburg yakınlarındaki kasaba ve köylere giderdik, resmi olarak öğrenci olduğumuzdan öğrenci yurtlarında ücretsiz olarak kalırdık. Hamburg’un ünlü şehir kütüphanesi de, işyerimin yanı başındaydı. Üniversite öğrencilerinin de istedikleri kadar kitap alma hakkı vardır. Yaklaşık 15 ay boyunca İngilizce, Almanca ve Fransızca’dan sayısız eseri hiç durmaksızın okudum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk Ders: Mükemmele ulaşmak bir kez daha dene, kaç yaşında olursan ol!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra haftada bir operaya giderdim. Hamburg Operası, şimdi olduğu gibi o zaman da dünyanın en ünlü operalarındandı. Her hafta operaya gidecek kadar çok maaş almıyordum, ama operalar da üniversite öğrencileri için ücretsizdi. Yapmanız gereken tek şey opera başlamadan bir saat önce oraya gitmekti. Gösteri başlamadan önce satılmayan ucuz biletler üniversite öğrencilerine ücretsiz verilirdi. Operaya gittiğim akşamlardan birinde, İtalyan bestecisi Giuseppe Verdi’nin 1893’te yazdığı son operayı “Fallstaff”ı dinledim. Şu sıralar son derece popüler olsa da 1930’lardan önce seyrek olarak sunulan bir opera eseriydi. Hem operayı söyleyenler, hem de dinleyenler için zor bir eserdi. Viyana’da yetişmiş bir genç olarak oldukça iyi bir müzik eğitimim vardı. Birçok opera dinlemiş olmama rağmen, bunun gibi bir şey daha önce duymamıştım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir araştırma yaptığımda beni son derece şaşırtan bir şey buldum. Bu opera; neşesiyle, yaşam için verdiği müthiş zevkle, inanılmaz doğallığıyla seksen yaşında bir adam tarafından yazılmıştı. 18 yaşında biri olarak, seksen yaş benim için inanılmaz bir yaştı. Daha sonra Verdi’nin kendisi için yazdıklarını okudum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fallstaff’ı yazmasından sonra ona şöyle sormuşlardı: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bu seksen yaşınızda, opera dünyasında yüzyılın en büyük bestecilerinden biri kabul edilmenize rağmen, niçin çılgınca bir çalışmayla yeni bir opera yazdınız ve niçin bu kadar sınırları zorlayan bir tane?” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verdi şöyle cevap vermiş: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir müzisyen olarak tüm yaşamım boyunca mükemmelliği kovaladım. O ise her seferinde benden sıyrılmaya çalıştı. Seksen yaşında da olsam onu bir kez daha yakalamaya çalışmayı denemek boynumun borcuydu.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sözleri hiçbir zaman unutmadım. Bende silinmeyen bir etki bıraktı. Verdi, on sekiz yaşındayken eğitimli bir müzisyendi. Bense on sekiz yaşında ne olacağımı bilmiyordum, sadece pamuk ihracatında bir başarı abidesi olacağa benzemiyordum. On sekiz yaşında, olgunlaşmamış, acemi ve bir on sekiz yaşındaki bir gencin olabileceği kadar toydum. Otuzlu yaşlarımın başında nede iyi olduğumu ve hangi alana ait olduğumu biliyordum. Ancak ne iş yaparsam, yapayım, Verdi’nin sözleri benim kutup yıldızımdı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İleri yaşıma bile gelsem, vazgeçmeyecektim. Mükemmeliyet için çalışacaktım, ne kadar kovalarsam, kovalayım onun benden kaçacağına emin olsam da…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci Ders: İnsanların değil, Allah’ın dikkatini çekecek kadar mükemmel bir iş yap!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağı yukarı aynı sıralarda, Hamburg’da stajyer olarak çalışırken “mükemmelliğin” ne anlama geldiğine dair bir hikaye daha okumuştum. Bu hikaye, Antik Yunan’ın en büyük heykeltıraşı Phidias’ın hikayesiydi. Milattan önce 440 yılında yaptığı anıtlar 2400 yıl sonra günümüzde dahi Atina’da Parthenon’un tepesinde ayaktadır. Bugüne kadar bunlar Batı geleneğinin en büyük heykeltıraşlık eserleri sayılmıştır. Phidias dünyanın en büyük heykeli olan Zeus heykelini kuyumcu gereçleriyle yapmıştır. Herkesin hayran kaldığı bu anıtlarla ilgili faturayı şehrin mali işler başkanına gönderdiğinde, başkan ödeme yapmayı reddetmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bu anıtlar, Atina’nın en yüksek tepesinin üstündeki tapınağın çatısına dikilmiştir. Herkes önyüzünü görebilse de, arka yüzünü kesinlikle görememektedir ve sen bize hiç kimsenin göremediği arka kısımlarını da fatura ediyorsun.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Phidias sert bir şekilde yanıt verir: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yanılıyorsun, Tanrılar onu görebilir.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu Fallstaff’ı dinledikten kısa bir süre sonra okumuştum ve çarpılmıştım. Daha önce böyle bir şey görmemiştim. Tanrı’nın fark etmesini istediğim birçok şey yapmıştım, ama esas olan başka bir şeydi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan, diğer insanların beklenti sınırlarında değil, Allah’ın beğeneceği, fark edeceği bir mükemmeliyet için çabalamalıydı. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İnsanlar, bana hangi kitabımı en iyi olarak kabul ettiğimi sorduklarında, gülümseyerek şöyle derim: “Bir sonraki.” Bunu sadece bir espri olarak söylemem. Verdi’nin opera yazarken ki ruhuyla söylerim, mükemmeliyet için bir kez daha denemek gerekir. Şu anda (bu satırları yazdığı sırada seksen beş yaşında) iki yeni kitap üstünde çalışıyorum. Öncekilerden daha iyi olacaklarını umuyorum ve daha da önemlisi mükemmele bir parça olsun daha yakın olacak. (Bunlardan biri yayımlandı. Peter Drucker, 21.Yüzyıl İçin Yönetim Tartışmaları, Epsilon Yayınları, 2000)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gazeteci olarak çalışmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç yıl sonra, Almanya’ya Frankfurt’a taşındım. Bir borsa aracı şirketi için önce stajyer olarak çalıştım. New York Borsası’nın 1929’daki çöküşünden sonra aracı şirket iflas etti. Yirminci yaş günümde Frankfurt’un en büyük gazetesine, mali konularda ve dış ilişkiler konusunda yazar olarak girdim. Geçiş yaparak hukuk öğrenciliğime devam ettim. O yıllarda bir Avrupa üniversitesinden diğerine geçiş yapmak çok kolaydı. Hala hukukla ilgilenmiyordum; ama Verdi ve Phidias’ın verdiği dersler aklımdaydı. Bir gazeteci, birçok konuda yazmak zorundaydı ve böylece yetkin bir gazeteci olabilmek için her konuda bir şeyler öğrenmeye karar verdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü  Ders: Birçok konuda derinleş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalıştığım gazete öğleden sonra bitmek zorundaydı. Sabahları altıda çalışmaya başlar ve öğlen ikiyi çeyrek geçe bitirirdik. Böylece kendimi öğleden sonraları ve akşamları çalışmaya zorladım: Uluslararası ilişkiler, uluslararası hukuk, sosyal ve yasal kurumlar tarihi, finans ve diğerleri. Zamanla hala kullandığım bir sistemi geliştirdim. Her üç ya da dört yılda bir yeni bir konu seçerim; bu bazen istatistik olur, bazen ortaçağ tarihi, bazen Japon sanatı, bazen de ekonomi. Üç yıllık bir çalışma bir konunun uzmanı olmaya yetmez, ama anlamak için yeterlidir. Böylece son altmış yıldır, belirli bir dönemde tek bir konuyu çalışmışımdır. Bu bana sadece bilgi kaynağı olmamıştır. Aynı zamanda beni yeni disiplinlere, yeni yöntemlere ve yeni yaklaşımlara açık olmaya itmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dördüncü Ders: İyi yaptıklarını, yapamadıklarını bil ve gelecek yıl için iyileştirme planı yap!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi uzun süre entelektüel olarak ayakta tutmama yol açan dördüncü dersi, Avrupa’nın önde gelen baş editöründen almıştım. Editör kadrosu oldukça genç insanlardan oluşuyordu. Yirmi iki yaşında, yardımcı yönetici editörlerden biri olmuştum. Bunun nedeni çok iyi olmam değildi, hiçbir zaman birinci sınıf bir gazeteci olmadım. Ama 1930’lu yıllarda  otuz yaşın üstünde bu tür bir konum için uygun kimse kalmamıştı; hemen hepsi I. Dünya Savaşı’nda ölmüştü. Son derece yüksek ve sorumluluk gerektiren konumlar, benim gibi genç insanlar tarafından dolduruluyordu. Bu durum Pasifik savaşı’ndan on yıl kadar sonra 1950’lerin sonlarına doğru gittiğim Japonya’da da aynıydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sıralar ellili yaşlarında olan baş editörümüz genç ekibini disipline etmek ve eğitmek için sonsuz uğraş veriyordu. Her hafta her birimizle yaptığımız işi ele alıyordu. Yılda iki defa yılbaşından sonra ve tatil iznimizden önce Haziran’ın sonunda bir Cumartesi öğleden sonramızı ve Pazar günümüzü bir değerlendirme toplantısına ayırırdık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu toplantılarda neler konuşulurdu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce geçmiş altı ayı değerlendirerek geçiriyorduk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Editörümüz her zaman iyi yaptığımız şeylerle konuşmaya başlardı. &lt;br /&gt;Daha sonra iyi yapmaya çalıştığımız şeylerle konuşmaya devam ederdi. &lt;br /&gt;Bir sonraki aşamada yeterince çalışmadığımız şeyler hakkında konuşurdu. &lt;br /&gt;Son olarak da kötü yaptığımız ya da başarısız olduğumuz konuların eleştirisini yapardı. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Son iki saatimizi gelecek altı aydaki işimizi öngörmeye ayırırdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nelerin üstüne konsantre olmalıyız? &lt;br /&gt;Neleri iyileştirmeliyiz? &lt;br /&gt;Her birimizin öğrenmesi gerekenler nelerdir? &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu toplantıdan bir hafta sonra, baş editörümüze izleyen altı ay için bir çalışma ve öğrenme programımızı her birimiz ayrı ayrı verirdik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir önceki yılı değerlendirmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık on yıl sonra, ABD’ye henüz geldiğimde, bunları hatırladım. 1940’larda önde gelen bir fakültede öğretim üyesiydim, kendi danışmanlık işimi başlatmış ve büyük kitaplar yayımlamaya başlamıştım. Daha sonra Frankfurt’taki editörümün öğrettiğini hatırladım. O zamandan beri, her yaz iki haftamı geçmiş yıldaki çalışmalarımı değerlendirmekle geçiriyorum. Önce iyi yaptığım şeyleri, sonra daha iyi yapabilecek olduğum şeyleri, iyi yapamadığım şeyleri ve son olarak kötü yaptığım ya da yapamadığım şeyleri değerlendiriyorum. Böylece danışmanlık, yazarlık ve öğretim işlerindeki önceliklerimi belirleyebiliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir zaman, Ağustos ayında yaptığım bu planları tam olarak uygulayamadım, ancak bu çalışmalar benim Verdi’nin “mükemmeli yakalamak için çabala” düsturundan gitmeme yardım etti, mükemmel benden hep daha hızlı davranıp kaçtıysa da…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşinci Ders: Yeni bir göreve geldiğinde, yapman gerekeni öğren!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki öğrenme deneyimim birkaç yıl sonraydı. 1933’te Frankfurt’tan Londra’ya gittim, önce büyük bir sigorta şirketinin yatırımlar bölümünde analist olarak, daha sonra küçük ama hızlı büyüyen bir bankanın ekonomisti ve üç kıdemli ortağın genel sekreteri olarak çalıştım. Kurucu olan ortak yetmiş yaşlarındaydı ve diğer iki ortak otuzlu yaşlarının ortalarındaydı. Önce iki genç ortakla çalıştım ve daha sonra yaklaşık üç ay sonra yaşlı kurucu ortak beni ofisine çağırdı ve dedi ki: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Sen buraya geldiğinde seni çok fazla dikkate almamıştım; hala da almıyorum. Ancak sen tahmin ettiğimden daha aptalsın; ve hatta sen hakkın olandan daha fazla aptalsın!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer iki genç ortak, hemen her gün beni göklere çıkarırken, bu ortak beni aptal bulmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir göreve geldiğinde yapman gereken nedir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı adam devam etti: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Sen daha önce çalıştığın sigorta şirketinde çok iyi yatırım analizleri yapıyordun anlıyorum. Ama eğer biz senin yatırım analizi işine devam etmeni isteseydik, seni orada bırakırdık. Sen şu anda ortakların genel sekreterisin ve hala yatırım analizleri yapmaya devam ediyorsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni işinde etkili olmak için şu anda ne yapıyor olman gerekirdi?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çılgına dönmüştüm, ama yine de yaşlı adamın haklı olduğunu anlıyordum. Davranışımı ve çalışma şeklimi tamamen değiştirdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zamandan beri, ne zaman yeni bir görev alsam, kendime şu soruyu sorarım: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yeni görevimde etkili olmak için ne yapmam gerekiyor?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorunun cevabı her seferinde farklı olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık elli yıldır danışmanım. Birçok ülkede birçok organizasyonla çalıştım. İnsan kaynaklarının en büyük israf yolu, başarısız terfilerdir. Yetenekli insanlar terfi ettikleri yeni konumlarında birer başarı abidesine dönüşmüyorlar. Bunlardan çok azı tamamen başarısız olur. Çok daha büyük bir miktarı, ne başarısız olurlar, ne de başarılı olurlar, sadece ortalama olurlar. (yeni görevinde etkili olmak için ne yapması gerektiğini bulur ve onu yapar ve böylece)Çok azı ise başarılı olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On ya da on beş yıldır yetkin olan insanlar, ne olur da birden yetkinliklerini kaybederler? Aşağı yukarı bütün vakalarda gördüğüm, insanların benim Londra Bankası’nda yaptığım hatayı yaparlar. Yeni görevlerinde, onlara eski görevlerinde terfi etme yolun açan işleri yapmaya devam ederler. Böylece yetkinliklerini kaybederler, çünkü yanlış şeyleri doğru şekilde yapıyorlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altıncı Ders: Kararlarını, kararların beklenen sonuçların yaz ve sonra gerçekleşenle tahminlerini karşılaştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç yıl sonra, 1945’lerde İngiltere’den Amerika’ya 1937’de taşındıktan sonra, üç yıllık çalışma konularımdan biri olarak “Erken Modern Avrupa Tarihi”ni seçmiştim, özellikle de beşinci ve altıncı yüzyılları. O dönemde Avrupa’da iki hakim güç vardı. Bunlardan biri, Jesuitler, bir diğeri ise Calvinistler idi.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu örgütlerden herhangi biri, kritik bir karar alıyorsa, beklediği sonuçları da yazmak zorundaydı. Dokuz ay sonra, gerçekleşen sonuçlarla tahminlerini de karşılaştırması gerekirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yöntem bir süre sonra, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kararı alan kişinin neyi iyi yaptığını ve &lt;br /&gt;güçlü yanlarının neler olduğunu gösteriyordu. &lt;br /&gt;Ayrıca &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne öğrenmesi gerektiğini ve &lt;br /&gt;hangi davranışların değişmesi gerektiğini &lt;br /&gt;neleri iyileştirebileceğini de gösteriyordu.  &lt;br /&gt;Sonuç olarak, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neye yeteneği olmadığını ve neden uzak durması gerektiğini, &lt;br /&gt;neyi iyi yapamadığını da gösteriyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yöntemi son elli yılda kendim içinde kullandım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu kitabın Geri Bildirim Analizi isimli bölümünde Peter Drucker’ın bu yöntemi nasıl kullandığı da ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yedinci Ders: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1949 Aralık ayında New York Üniversitesi’nde yönetim öğretmeye başlamıştım. Babam o sırada yetmiş üç yaşındaydı, California’dan bizi ziyaret etmeye gelmişti. Hemen yılbaşından sonra onun arkadaşı olan ünlü ekonomist Joseph Schumpeter’i ziyarete gittik. Babam emekli olmuştu, ama Schumpeter altmış altı yaşında hala Harvard Üniversitesi’nde ders veriyordu ve Amerikan Ekonomi Derneği’nin aktif başkanlığını yapıyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1902 yılında babam Avusturya Maliye Bakanlığı’nda bürokrat olarak görevliydi ve üniversitede ekonomi öğretiyordu. Genç öğrenciler arasında en parlak olanı Schumpeter idi. Schumpeter, gösterişli, mağrur, iğneleyici bir kendini beğenmişti; babamsa sessiz, nazik ruhlu, kendini yok gösterecek kadar alçakgönüllüydü. Çok farklı olmalarına rağmen çok iyi iki dosta dönüşmüşler ve öyle kalmışlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1949 yılında, Schumpeter çok farklı bir insandı. Altmış altı yaşında ve Harvard’daki son öğretim yılında, kendi şöhretinin doruğundaydı. İki eski dost, eski günlerden konuşarak harika vakit geçirdiler; ikisi de Avusturya’da yetişmiş ve çalışmışlardı ve ikisi de sonunda Amerika’ya gelmişlerdi. Schumpeter 1932’de babamsa dört yıl sonra. Sohbet sırasında babam aniden sordu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Joseph, neyle hatırlanmak istediğin hakkında hiç konuşuyor musun?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Schumpeter, bir kahkaha patlattı, öyle ki ben bile güldüm. Schumpeter’in otuz kadar kitabı yayımlanmıştı ve iki tanesi baş yapıt sayılabilecek iki ekonomi kitabıydı, Schumpeter zaten bunlarla ünlenmişti. Belki gençliğinde sormuş olsaydık, muhtemelen Schumpeter, Avrupa’da kadınların en çok sevdiği adam, Avrupa’nın en iyi at binicisi ve dünyanın en büyük ekonomisti olarak hatırlanmak isteyecekti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Schumpeter şöyle cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bu soru hala benim için önemli, ama artık bu soru için daha farklı bir cevabım var. Artık yarım düzine öğrenciyi, birinci sınıf ekonomistlere dönüştürmüş olmakla hatırlanmak istiyorum.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babamın yüzündeki hayret dolu ifadeyi görmüş olarak sözlerine devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Biliyorsun, Adolph, artık kitaplarla ya da teorilerle anımsanmanın yeterli olmadığını bildiğim bir yaştayım. Birisinin yarattığı fark, eğer bir başka insanın yaşamında fark yaratmıyorsa, o kişi fark yaratmış sayılmaz.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babamın Schumpeter’i ziyaret etmesinin nedenlerinden biri de, Schumpeter’in hasta olması ve çok uzun yaşamasının beklenmemesiydi. Gerçekten de bizim ziyaretimizden beş gün sonra Schumpeter öldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuşmayı hiç unutmuyorum. Bu konuşmadan üç şey öğrendim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan öldükten sonra neyle hatırlanmak istediğini kendine sormalı. &lt;br /&gt;Bu sorunun cevabı yaşlandıkça, olgunlaştıkça, dünya değiştikçe değişmeli. &lt;br /&gt;Hatırlanmaya değer olan, birinin başkalarının yaşamlarında yarattığı (olumlu) farklardır. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Not: Peter Drucker’ın Hayatındaki 7 Ders, Peter Drucker’ın Isao Nakauchi ile yaptığı mektuplaşmalardan oluşan bir kitap olan Drucker on Asia’dan derlenmiştir (Drucker on Asia, Butterworth Heinemann, Boston, 1997, sf. 102-110).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;****************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternette &lt;a href="http://www.kendinigelistir.com/peter-druckerin-hayatindaki-7-onemli-ders/"&gt;kendinigelistir.com&lt;/a&gt; da bu yazıyı bir solukta okudum. Yazıyı bitirdiğimde farkettim ki herşeye bir bahanem var ya da başlamak için yorgunum. Sonra da hep aynı yerde mi kalacağım ben bunun için mi okudum diyorum. Bu zaman da üniversite bitirmek hiçbirşey. Önemli olan insanın kendini sürekli eğitmesi birşeyler öğrenmesi. Artık hayata nazlanmak yok. Ayakta kalmak için ve başarılı olmak için çalışma zamanı. Okul bitti hala çalışacak mıyım diye mızmızlanmak hiç yok. Ben öldükten sonra güzel şeylerle hatırlanmak istiyorum ve mutlu bir hayat istiyorum. Umarım bu yazım size ufak da olsa bir fark yaratır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okyanusda küçük bir yaprak da olsa hayatınız binin o gemiye, batmayın, pes etmeyin. Sizi nereye götüreceği hiç belli olmaz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-1318902012774639091?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/1318902012774639091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=1318902012774639091' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1318902012774639091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1318902012774639091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/08/peter-druckern-hayatndaki-7-onemli-ders.html' title='Peter Drucker’ın Hayatındaki 7 Önemli Ders'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-73_ZzGP1Xp0/TlK3ghQJwQI/AAAAAAAAAMY/jB__x9kf5yc/s72-c/yaprak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-1832455386150234615</id><published>2011-08-15T22:24:00.006+03:00</published><updated>2011-08-23T08:48:55.412+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür ve Sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Aşka Gittim Dönmeyeceğim</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-bub8DiDqE0M/Tklzgs9LT2I/AAAAAAAAAMQ/RDhlwyFyTOo/s1600/9786051290386.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 228px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-bub8DiDqE0M/Tklzgs9LT2I/AAAAAAAAAMQ/RDhlwyFyTOo/s320/9786051290386.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641167013919018850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bazen kendim gibi insanlar aradığım hissine kapılıyorum. Saçma sapan bir Türk filminde birden gözyaşları akan bir erkek mesela. Bazen saatlerce yataktan kalkamadan güzel bir rüya görmeye çalışan bir adam. Bir çocuk gibi hayaller kurmanın güzelliğini bilen birileri. Belki de varsınız, sokaklarda birbirimize değerek yürüyoruz, aynı lokantada yemek yiyoruz, aynı mağazadan alışveriş yapıyoruz. Ama bir o kadar da yabancıyız birbirimize, bir o kadar ayrıyız birlikte olabilmekten. Sevmek de böyle değil mi. Aynı olabilme savaşı. İki farklı insanın ruhlarını ve bedenlerini tek yapabilmek kavgası... Aşk bir savaş bence, galip gelmenin mağlup olmaktan geçtiği bir savaş. Sevebilmeye çalışmamız kendi aynımızı bulma derdimiz. Sanki yüzümüzde ancak sevince çıkan maskelerimiz var. Her sevmemizde bir maskeyi kaldırıyoruz karşımızdakinden. Altında kendi yüzümüzün olmasını umarak. Bir süre sonra o maskenin bizim yüzümüzü kapatmadığını görüyoruz, aşk bitiyor, çünkü yeni bir maskenin peşine düşmemiz gerektiğini biliyoruz. Ben bunu sende öğrendim, maskelerin altına bakmamız gerektiğini sen öğrettin bana. Tabi ki sonundaki büyük hayal kırıklığını da sende yaşadım. Sen de benim maskemin altındakini merak etmiştin, bunu kendine itiraf etmek zor olsa da ben sensiz geçen nice günlerden sonra bunu artık delikanlı gibi söyleyebiliyorum kendime. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce hiç okumadığım bir kitap ile ilgili yazı yazmamıştım fakat kitabın arka kitap yazısı beni vurdu. En yakın zaman da gel beni oku diyor. Okuduktan sonra beğenirsem kitap ile ilgili yorumları paylaşırım . &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yorgun bir günün sonun da aklımda olan şeyleri yazacak halim kalmadı artık başka sefere :) &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-1832455386150234615?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/1832455386150234615/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=1832455386150234615' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1832455386150234615'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1832455386150234615'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/08/aska-gittim-donmeyecegim.html' title='Aşka Gittim Dönmeyeceğim'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-bub8DiDqE0M/Tklzgs9LT2I/AAAAAAAAAMQ/RDhlwyFyTOo/s72-c/9786051290386.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-258132083505904152</id><published>2011-08-14T10:33:00.000+03:00</published><updated>2011-08-14T10:33:28.471+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Güncel</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Her ne kadar blogumuzun başlığı Güncel Analiz olsada inanın güncelde yaşanan özellikle siyasal ve politik gelişmeleri sevgili yazarımız Demokrat dışında ilgilenen başka yazar arkadaşımız yok.Açıkcası kendimden bahsedeyim blog kurulduğundan bu yana güncelle ilgili o kadar çok yazı yazdım ki sanırım eski hevesim kalmadı bu konuda.Yazılarımız daha çok hayata dair farklı konular üzerine kaymaya başladı.Özellikle tuvana arkadaşım bu konuda gerçekten bizlere doyurucu ilginç yazılar yazıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sevgili arkadaşım demokrat bloga bir süre veda etse de en kısa zamanda geri dönecektir.Bu aralar bende yeni yeni düzeliyorum.Böbrek taşı diye bir illetle uğraşıyorum ki sormayın gitsin.İnanın bundan daha fazla ağrı yapan bir hastalık olamaz.İçtiklerimize dikkat edelim ki vücut taş üretmesin...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Biraz daha yazı sıklığımı arttırmaya çalışacağım &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-258132083505904152?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/258132083505904152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=258132083505904152' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/258132083505904152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/258132083505904152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/08/guncel.html' title='Güncel'/><author><name>Investor</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-kTeDRTV_iuw/TcXOuBMpuSI/AAAAAAAABS8/CE730XlqLgo/s220/untitled.png'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-7847992017564380518</id><published>2011-08-04T22:12:00.005+03:00</published><updated>2011-08-05T22:20:40.644+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür ve Sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Bir şehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek var...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qRxIrdepmsw/Tjr6VeJmiXI/AAAAAAAAAMI/GQ3swfQ9ktw/s1600/teoman-mayis-11-middle.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-qRxIrdepmsw/Tjr6VeJmiXI/AAAAAAAAAMI/GQ3swfQ9ktw/s320/teoman-mayis-11-middle.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5637093130385131890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayat büyüdükçe daha karmaşık bir hal almaya başlıyor. Seçtiğimiz yollar bizi şu an ki halimize getirdi. Belki mutlusunuz belki de değilsiniz. Sonuçta herkesin içinde şöyle herşeyi bırakıp gitmek geçer belli zamanlarda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat sevdiğiniz insanların hayatınızdan çıkıp gitmesini istemezsiniz. Çoğu zaman bir gün gidebileceklerini bile dÜşünmezsiniz. Onlar hep vardır ve hayatınız böyle devam eder gider sanarsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı insanları da yüz yüze tanımasanızda da seversiniz. Oyunculuğunu, yazılarını, müziğini beğendiğiniz insanlar vardır. Gitmeleri hayatınızı sarsmaz ama hafif bir burukluk oluşturur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teoman'ın &lt;a href="http://www.teoman.com.tr/aciklama.php"&gt;müziği bıraktığını &lt;/a&gt;duyduğumda tuhaf oldum. Kurduğu hayalin onu tatmin etmediğini yazmış. Elbette insanların ne yaşadığını bilemeyiz ya da ne sebeple bu kararı aldığını. Fakat yaptığı şeylerle bir çok insana ulaştığını ve onları mutlu ettiğini unutmaz umarım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masalsı &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=i1kfNFHVulE"&gt;şarkısıyla&lt;/a&gt; eğlendim çünkü bende bulutlarla hep oyunlar oynayıp resimler yapardım zihnimde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir arkadaşım moralim bozulduğunda &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=ugxQKf-MMek"&gt;yüzünü dökme küçük kız&lt;/a&gt; şarkısını gönderince kendime gelmiştim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zor olsada bitti dediğim zamanlar da dinledim &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=yUjaWL-k0JQ&amp;feature=relmfu"&gt;en güzel hikayemi&lt;/a&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında hayatın hepimizin aynı rüyayı gördüğü bir &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=Ow-ZFWbKXKA"&gt;istasyon&lt;/a&gt; olduğunu anlattığı zamanlar oldu ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitmeler belki de kendi içimize dönmemiz için iyidir. Rahatlamak için yaptığı bu şeyde umarım her şey istediği gibi geçer. Hoşçakal ama sonra yine gel ve kal aramızda...  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/embed/QM1XmIXMh5I?fs=1" frameborder="0" allowFullScreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-7847992017564380518?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/7847992017564380518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=7847992017564380518' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7847992017564380518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7847992017564380518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/08/bir-sehri-tam-kalbinden-beyninden-vurup.html' title='Bir şehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek var...'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-qRxIrdepmsw/Tjr6VeJmiXI/AAAAAAAAAMI/GQ3swfQ9ktw/s72-c/teoman-mayis-11-middle.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-1058373243588919299</id><published>2011-08-03T22:34:00.011+03:00</published><updated>2011-08-03T23:26:57.428+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tavsiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür ve Sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilginç konular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Farkındalık yaratma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Dünya'daki Merkezimiz: Evimiz!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-5x4eqgiOs4M/TjmpEU5s82I/AAAAAAAAALw/WFgrBdiKszY/s1600/sk-concept-ram-4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 187px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-5x4eqgiOs4M/TjmpEU5s82I/AAAAAAAAALw/WFgrBdiKszY/s320/sk-concept-ram-4.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5636722300426187618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim istemezki böyle bir oda da uyumayı ?&lt;br /&gt;Siz de dekorasyonu seviyorsanız, yeniliklere açıksanız işte tam sizlik bir site. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Dünya'daki Merkezimiz: Evimiz!" sloganı ile yaşam alan ihtiyaçları, dekorasyon, tadilat, bakım, moda tasarım kısaca eviniz için herşeyin mevcut olduğu %100 Türk  internet Girişimi olan bir site &lt;a href="http://www.evmanya.com"&gt;www.evmanya.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-7ripi9U90RI/Tjmni3fccyI/AAAAAAAAALg/uXA24tN6QsU/s1600/dergi-gazt-2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 318px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-7ripi9U90RI/Tjmni3fccyI/AAAAAAAAALg/uXA24tN6QsU/s320/dergi-gazt-2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5636720626084115234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternet üzerinden alışveriş de yapılabilen bu sitede benim en çok sevdiğim yeri &lt;a href="http://www.evmanya.com/e-dergi"&gt;e-dergisi&lt;/a&gt;. Dergide hamile ve aynı zamanda diyabet hastası olan kadın yemekleri yerken zorlanması üzerine eşinin onun için hazırladığı aşk dolu yemek tasarımlarını okurken aşkın hala yıkılmadığını görmek hoşuma gitti :) Ayrıca çocuğunuz için hazırlayabileceğiniz tarifler, oyuncak ve mobilya yapımları da anlatılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-uNLtoHM6cT8/TjmpnNsvSVI/AAAAAAAAAL4/o-3LFOC3NcI/s1600/exotinglamp-3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 262px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-uNLtoHM6cT8/TjmpnNsvSVI/AAAAAAAAAL4/o-3LFOC3NcI/s320/exotinglamp-3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5636722899788187986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bölümünde de çoğu yabancı bir sürü bloglardan alıntılar mevcut. Herşeyi bir arada toplamışlar nerdeyse. Böylece amatör ya da profesyonel farklı kişilerin tasarımlarını bulabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-8UqlgAnJk1M/Tjmq0qB6VxI/AAAAAAAAAMA/peGAEId2_hc/s1600/shared-kids-rooms-6.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 234px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-8UqlgAnJk1M/Tjmq0qB6VxI/AAAAAAAAAMA/peGAEId2_hc/s320/shared-kids-rooms-6.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5636724230243112722" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pratik fikirler bölümüne uğramadan geçmeyin. Benim gibi eşyaları hem kendi yapmayı sevenlere hem de özgün olsun isteyenlerin bayılacağı bir bölüm.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-2XzDmDrFqo4/Tjmn1QtEJSI/AAAAAAAAALo/w-O2XpUu9gA/s1600/ozan-mob-icerik-1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 178px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-2XzDmDrFqo4/Tjmn1QtEJSI/AAAAAAAAALo/w-O2XpUu9gA/s320/ozan-mob-icerik-1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5636720942089774370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yeni keşfettiğim bu siteyi hala bakmakla bitiremedim.Kendi açımdan sitede gezindikçe mutlu oluyorum. İnsanın içini ferahlatıyor. Çok konuştum sanırım buyrun kendiniz keşfedin. Yaptıklarınız olursa bir örnekte kendime isterim :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi keşifler :)) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-q78HPnK3l8Q/TjmkdNT1gmI/AAAAAAAAALY/Lrmwq2J96xA/s1600/creative-deko-1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 215px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-q78HPnK3l8Q/TjmkdNT1gmI/AAAAAAAAALY/Lrmwq2J96xA/s320/creative-deko-1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5636717230326907490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-1058373243588919299?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/1058373243588919299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=1058373243588919299' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1058373243588919299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1058373243588919299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/08/dunyadaki-merkezimiz-evimiz.html' title='Dünya&apos;daki Merkezimiz: Evimiz!'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-5x4eqgiOs4M/TjmpEU5s82I/AAAAAAAAALw/WFgrBdiKszY/s72-c/sk-concept-ram-4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-4335936103373218836</id><published>2011-08-01T00:09:00.003+03:00</published><updated>2011-08-01T04:30:33.812+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür ve Sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Hayata Dair</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-Byfvn8aAKN0/TjYA8W1qCYI/AAAAAAAAALQ/NNzB49b9VaU/s1600/do__al_hayat.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-Byfvn8aAKN0/TjYA8W1qCYI/AAAAAAAAALQ/NNzB49b9VaU/s320/do__al_hayat.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5635693020623538562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama,&lt;br /&gt;Biraz duraksa..&lt;br /&gt;Neler olup bittiğine anlam verme !&lt;br /&gt;Mutlaka yanlış bir şey oldu..&lt;br /&gt;Düşüncelerin ile dileklerin aynı orantıda değildi,&lt;br /&gt;Ve varlığın ile buluşamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorun yok, sadece bekle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş doğacaktır.&lt;br /&gt;Rüzgar esecek ve yağmur yağacaktır.&lt;br /&gt;Zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzlemeye devam et..&lt;br /&gt;Şahitlik güzeldir, hem olayın dışındasındır hem de içinde.&lt;br /&gt;Zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hayat üçbuçukla dört arasındadır.&lt;br /&gt;Ya üçbuçuk atarsın, ya da dört dörtlük yaşarsın".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyzen Tevfik&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-4335936103373218836?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/4335936103373218836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=4335936103373218836' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/4335936103373218836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/4335936103373218836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/08/hayata-dair.html' title='Hayata Dair'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Byfvn8aAKN0/TjYA8W1qCYI/AAAAAAAAALQ/NNzB49b9VaU/s72-c/do__al_hayat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-2355382574066768615</id><published>2011-07-31T16:58:00.005+03:00</published><updated>2011-07-31T17:35:46.837+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Masumiyetin Ziyan Olmaz...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-VMEeHD17KDM/TjVnJloI0fI/AAAAAAAAALI/ddQAcSuWbD8/s1600/img-morveotesibisiklethd-613.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-VMEeHD17KDM/TjVnJloI0fI/AAAAAAAAALI/ddQAcSuWbD8/s320/img-morveotesibisiklethd-613.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5635523923140989426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Zamanı geri döndürebilsek tekrar nereden baştan başlamak isterdiniz? Onunla tanışacağını bildiğin halde o aşkı tekrar yaşamak istermiydin yoksa yaşadıklarını bildiğinden yanından geçip gitmek ya da hiç yaklaşmamak mı isterdin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim haklı bu savaşta kim haksız? Masum olup olmamakla da ilgili değil. Başına geliyor bazı şeyler... Herkes kendince haklı... &lt;br /&gt;İnsanlar geliyor, insanlar gidiyor... Geriye sadece acın ve senin de yeni farkettiğin büyümüş bir kız çıkıyor içinden. Sen bile zamanla farkediyorsun kendindeki değişimi. Artık evlenen veya nişanlanan arkadaşlarını gördükçe senin için çok uzak geliyor onlar.. Hayatta belki zor yapacağın şeylere daha kolay karar verip sil baştan başlayabiliyorsun... Tek başına mutlu olabilmeyi öğreniyorsun. En önemlisi ailenin yanında mutlu olmayı öğreniyorsun çünkü onları zamanında sevdiğinin önüne geçirmenin verdiği bir utangaçlık var. Ailen bilmesede çoğu zaman onları geri plana atmış ve sevdiğini hayatının merkezine almışsındır. Sonuçta artık büyümüşsün ayrılıkla ve önceliklerini daha iyi anlıyorsun. İnsanlara ne kadar değer vermen gerektiğini hatırlatıyor , öğretiyor zaman bize. Mor ve ötesi'nin &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=7FWV7XqxLmE"&gt;Bisiklet&lt;/a&gt; şarkısında diyor ya:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;bas pedala bak gökyüzüne, seni bekleyen başka bir adam var&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seveceğim belki yeniden belki de sevemeyeceğim. Şu an hayatıma yoğunlaştım.. Daha önce zor gelen şeylere odaklaştım. Mutlu olacağım bir hayat için U dönüşü yapıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk bir fragman gibi kaldı hayatımda. Belki yeniden gösterime girer. O zamana kadar hoşçakal aşk..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-2355382574066768615?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/2355382574066768615/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=2355382574066768615' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2355382574066768615'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2355382574066768615'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/masumiyetin-ziyan-olmaz.html' title='Masumiyetin Ziyan Olmaz...'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-VMEeHD17KDM/TjVnJloI0fI/AAAAAAAAALI/ddQAcSuWbD8/s72-c/img-morveotesibisiklethd-613.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-4060191790733785073</id><published>2011-07-22T00:08:00.008+03:00</published><updated>2011-07-22T00:28:33.585+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Hoşçakalın</title><content type='html'>Ara verme zamanıdır dostlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir nefeslik gitme ve dönüş biletinin tarihini bilmeden saklanma zamanıdır, zihnin karanlık dehlizlerinde. Döner miyim bilinmez ama sizlere, bu gidişin büyük bir kayıp yaşatacağını düşünmüyorum. Bu zamana kadar bu bloğu sabırla takip eden, yaptıkları yorumlarla ufkumuzu genişleten tüm arkadaşlara teşekkürü borç bilirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşebilmek ihtimaliyle, hoşçakalın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-4060191790733785073?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/4060191790733785073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=4060191790733785073' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/4060191790733785073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/4060191790733785073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/hoscakaln.html' title='Hoşçakalın'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-1145799713840611322</id><published>2011-07-20T01:04:00.005+03:00</published><updated>2011-07-20T01:27:58.511+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>İkilem</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-l1G8X3tJcbI/TiYDG9cmieI/AAAAAAAAALA/RyFDT0ME33o/s1600/b_psikyatri.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 236px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-l1G8X3tJcbI/TiYDG9cmieI/AAAAAAAAALA/RyFDT0ME33o/s320/b_psikyatri.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5631191802182011362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda yaşadığım bazı şeylerden sonra kendi kendime konuşup insanları anlayamayışım okuduğum bir yazıyla rahtlamama sebep oldu. &lt;a href="http://www.dr.com.tr/0000000337255/Eser/Kitap/Edebiyat/Roman/Dunya-Roman/Akl%C4%B1ndan%20Bir%20Say%C4%B1%20Tut"&gt;John Verdon'un Aklından Bir Sayı Tut&lt;/a&gt; adlı romanını okurken 125. sayfaya geldiğimde kafamdaki karışıklık yavaşça silinmeye kelimelere dökülmeye başladı.Bu içsel çatışma demek ki normal bir şey. Belki de artık yaş ilerledikçe daha çok dikkat ediyorum bazı şeyleri. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;…mesela en büyük çatışma kendimizi görme şeklimiz ve başkalarını görme şeklimiz arasındadır. Örneğin, biz tartışıyor olsak ve sen bana bağırsan, bunun sebebinin senin öfkeni kontrol edememen olduğunu düşünürüm. Fakat ben sana bağırsam, bunun sebebini kendi kontrolsüzlüğüm değil, senin kışkırtman olarak görürüm. Bağırmamın uygun bir tepki olacağı ve senden kaynaklanan bir şey…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…İkimizde benim sorunlarıma benim durumumun, ama senin sorunlarına kişiliğinin sebep olduğunu düşünecek kadar köşeye sıkışmış görüyoruz. Bu problem yaratıyor. Benim her şeyi kendi bildiğim gibi yapmak istemem mantıklı görünürken, senin her şeyi bildiğin gibi yapmak istemen çocukça görünüyor. Ben daha iyi hissettiğim, sen daha iyi davrandığın zaman daha iyi bir gün olacak. Ben her şeyi olduğu gibi görüyorum. Sen her şeyi mantığının çarptığı şekliyle görüyorsun…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…Akıl ikilemler ve çelişkiler yığınıdır. Başkalarının güvenini kazanmak için yalan söyleriz. Gerçek kişiliğimizi birileriyle yakınlaşmak için gizleriz. Mutluluğu yakalamak için, mutluluğu kaçıran tercihler yaparız. Haksız olduğumuz zamanlarda haklı olduğumuzu göstermek için olağanüstü çaba gösteririz…&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında ne kadar doğru. İş yerinde, ailemizde ya da arkadaşlarımızla yaşadığımız sorunlara baktığımda herkes haklı, hiç kimse suçunu kolay kolay kabullenmez. Benciliz ve kendimize karşı da yeterince dürüst değiliz. İnsanların yaptığı bazı şeylere üzülüp kendi kendime söylenirdim. Artık bıraktım. Ben ne kadar haklı görüyorsam kendimi onlarda kendi gözlerinde olayı haklı gördüklerini defalarca yaşadım. Elbette bazı konular vardır bir tarafın haklı olduğu. Bahsetmek istediğim o değil. Haklı ya da haksız olsun insan kendine asla toz kondurmuyor. Hayat gerçekten kısa. Belki çok ütopik istediğim ama insanlar birbirini anlamaya çalışsa da hayat bu kadar zor olmasa. Belki de tadı tuzu bunlar ama bazen fazla baharatlı olup acıtabiliyor bünyemizi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-1145799713840611322?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/1145799713840611322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=1145799713840611322' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1145799713840611322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1145799713840611322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/ikilem.html' title='İkilem'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-l1G8X3tJcbI/TiYDG9cmieI/AAAAAAAAALA/RyFDT0ME33o/s72-c/b_psikyatri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-3051931676320573142</id><published>2011-07-20T00:55:00.014+03:00</published><updated>2011-07-20T08:14:44.643+03:00</updated><title type='text'>Son Şarkı...</title><content type='html'>Herşey bıraktığın gibi, dokunmadım hiç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korktum, yalnızlığım eşyaların yarattığı boşluktan çıkacakmış gibi geldi. Her gün aynı işte, sesini duymadan geçen saatlerin içinde değiştirmedim yaşadığım hiçbir şeyi. Sen varmışsın gibi bir oyun oynuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şairin dediği gibi hala sen varmışsın gibi iki yastıkla yatıyorum. Çalan telefonları sen arıyormuş gibi neşeyle açıyorum, kimsenin görmeyeceği gerçek bana ulaşana kadar bir neşeyle konuşuyorum görsen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolay olmayacak, suçlayacaksın elbette, kırgınlıkla, kızgınlıkla, hatta öfkeyle dökülecek sözler dudaklarından. Yanımda duramadı diyeceksin, dediklerinin haklılığı karşısında susacağım, görmeyeceğim kendi doğrularımı. Çünkü ne bedel ödersem ödeyeyim senin mutsuzluğunun yanında bir hiç olacak haklılığım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mideme yumruk yemiş, saatlerce hiç durmadan sigara içmiş gibi olacağım, vicdanımı öldürmek için komaya sokup, varlığıma sabotaj düzenleyeceğim beni affetmen için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana, yapamadığımı düşündüğün şeyler için ödediğim bedelleri anlatmak isterdim ama bir faydası olmayacak biliyorum. Nelerden vazgeçmiştim oysa bilemedin, bilmek istemedin belki. Ama ben seni suçlamıyorum, ben anlatamadım kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben anlatamadıkça sen sustun ve bir gün sana birşey söylemek içimden gelmiyor dedin. Canım nasıl yandı o an, bilemezsin. Senden çaldığım yılların bedelini nasıl öderim bilmiyorum ama beni affet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki bilmemek, unutmanın ve affetmenin sebebi olur ama ben hep hatırlayacağım günahlarımı.&lt;br /&gt;Bana ve günahlarıma rağmen...&lt;br /&gt;Kısaca...&lt;br /&gt;Beni bana rağmen iyi hatırla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=ZvOom3mjj_o"&gt;Bu son şarkım olsun sana,sevgilim...&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-3051931676320573142?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/3051931676320573142/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=3051931676320573142' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3051931676320573142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3051931676320573142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/son-sark.html' title='Son Şarkı...'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-7852242251118013956</id><published>2011-07-18T14:43:00.006+03:00</published><updated>2011-07-18T15:18:07.573+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset ve Politika'/><title type='text'>%50 Stratejik Yön Değiştirmeye Yeter mi?</title><content type='html'>Abd Dışişleri Bakanı Clinton'a hükümeti uyarın diyen bir akademisyenin olduğu bu ülkede, Clintonun İstanbulda olduğu saatlerde Suriye Ulusal Kurtuluş Konferansı'nda Esad sonrasının gölge kabinesi kurulurken, Suriye sınırına Esad rejimini protesto eden Türk gençliğinin "demokrat ve insani" tavırlarına şahit olduk. İnsan objesi üzerinden tezgah açan Abd'nin güdümünde tavır sergileyenlerin kime ve neye hizmet ettiği ortadadır. Baasın zulmüne de, işgal sonrası milyonlarca insanın öldüğü, onbinlerce kadının tecavüze uğradığı yeni bir bağdata da karşıyız. Şahit olduklarımız yeter de artar bizlere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve şahit olduklarımız bize göstermiştir ki eğitim düzeyi yükseldikçe entelektüel düzeyi düşen bir toplumun, basit siyasal okumaları dahi yapamayacak bir fikir sığlığına düşmüş olması karşısında Türkiye'nin yeniden modern bir '80 öncesi döneme etnik ve dinsel temel üzerinden dönmesi kaçınılmaz bir son olarak gözükmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erdoğan hükümetinin temsil ettiği %50'lik kitleyi kaybetme pahasına bile olsa oyunu bozacak hamleler yapması acil bir ihtiyaçtır. Suriye-İsrail görüşmelerini sağlayarak iran'ı ve dolayısıyla kendisini tehlikeye atan bir dış politiğin anlaması gereken stratejik dinamik, fikren sınırların ortadan kalktığı bir dünyada ülkenizin güvenlik hatlarını şamdan beyruttan musuldan tebrizden tahrandan tiflisten selanikten kurmayı beceremezseniz, hakkaride işe giden askeriniz gündüz gözüyle çapraz ateşe alınarak şehit edileceği gerçeğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bağlamda bir ülkenin entelektüel düzeyi üst yapıların alt yapılara açacağı ufukla ölçülür diye düşünüyorum. Üst yapısı Ab-abd-nato-bm çıpasına mahkum edilmiş bir ülkenin ordusunu ergenekonla çürük elmalardan da temizlesiniz, %70'le de gelseniz bu zihniyet fukarılığının varacağı yeri görememek, siyasi miyopluk değil, stratejik yoksunluktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk milletine tarihsel rolünün ne olduğunu neo-osmanlı masallarıyla değil, tarihin tozlu raflarına bakarak anlatacak ve buna göre 2023 vizyonu çizecek bir 61. hükümet bekliyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-7852242251118013956?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/7852242251118013956/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=7852242251118013956' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7852242251118013956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7852242251118013956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/50-stratejik-yon-degistirmeye-yeter-mi.html' title='%50 Stratejik Yön Değiştirmeye Yeter mi?'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8758820964220205627</id><published>2011-07-16T19:02:00.012+03:00</published><updated>2011-07-16T19:39:46.049+03:00</updated><title type='text'>Kürt Baharında Kemalist Muhafazakar İttifak</title><content type='html'>pkk'nın yayın organı fırat haber ajansında askerlerin el bombalarıyla değil, askeri uçaklardan atılan bombalarla çıkan yangın sonucu öldüğüne dair iddia -karşıt cepheden gelse bile- araştırmalıdır ama batıcı liberal ağızların yaptığı gibi parmaklarımızı genelkurmaya suçlusun diye sallayarak değil bu istek, gerçekten bir araştırma yapılması gereği olduğundan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın vehameti ortadayken, yakıp yıkmaktan katletmekten bahseden kirli militan milliyetçi ağızlara sesleniyorum, bizim kürt halkıyla kardeşliğimiz sonsuza dek sürecektir. Körleşen kalplerinizin ve vicdanlarınızın görmediği bise var: Suriye ile savaş çıkarmanın provalarının yapıldığı bir günde, dtknın demokratik özerklik kararı ve pkk eylemleri gözönüne alındığında yapmayı düşündüğünüz şeyin ne kadar tehlikeli olayların kapısını açacağını göremiyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevabınız evet göremiyoruzsa ya siz akılsızlığın zirvesindesiniz ya da kullanıldığınızın farkında değilsiniz.Gerçi ikisi de aynı kapıya çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrardan liberallere dönersek, askerleri üstü kapalı hattı bazılarının açık ve küstahça suçladığı bugünlerde o ucuz demokrat ağızlarından eli silahlı teröristlerin bu ülkenin dağlarında ne işleri var diye sormalarını/teröristleri suçlamalarını beklerdim. Hep dedikleri gibi burası muz cumhuriyeti mi? Bir ülkede silah kullanma hakkının kime ne yetkiyle verildiği ortada değil midir? Kendi halkını, askerini soros'un ihraç malı gören abd vesayet rejiminin medya ayağından fazlası da beklenemezdi zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçim gecesi genel olarak sağ seçmene küfreden kemalist arkadaşım, sen karşıyakada denize bakıp rakını yudumlayıp, çankayada süs köpeğini dolaştırırken, küfrettiğin çocuk seni de, köpeğini de, köpeklik yaptıklarını da size rağmen koruyordu ve sen onlar öldüğünde utanmadan her zaman yaptığın gibi bayrak resmi koydun facebook ve twitter profiline.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik şimdi Arap baharının Türkiye ayağının(Kürt Baharı) Erdoğan operasyonunda hep yaptığınız gibi abd vesayetine çakma muhafazakarlarla selam çakacaksınız. Ben ilk kez Erdoğan'ın safında olacağım çünkü sizin gibi hain olamam ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pardon pragmatist diyecektim, sizin oralarda ihanet değildi bunun adı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi seyredin Türkiye'yi, objektifçe.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8758820964220205627?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8758820964220205627/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8758820964220205627' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8758820964220205627'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8758820964220205627'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/kurt-baharnda-kemalist-muhafazakar.html' title='Kürt Baharında Kemalist Muhafazakar İttifak'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-7700994242502690213</id><published>2011-07-14T09:35:00.012+03:00</published><updated>2011-07-14T10:46:23.251+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Aşık, Tanık ve Ortak Olmak</title><content type='html'>Bismillahi'r-rahmani'r-rahim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hokka ile kalemi ve yazmakta olan şeyleri tanıklığa çağırıyorum;&lt;br /&gt;Yanıltıcı akşam karanlığını,geceyi ve gecenin canlandırdığı herşeyi tanıklığa çağırıyorum;&lt;br /&gt;Ayın on dördü ile şafak vaktini tanıklığa çağırıyorum;&lt;br /&gt;Kıyamet gününü ve kendi kendini kınayan ruhu tanıklığa çağırıyorum;&lt;br /&gt;Her insanın daima zararda olduğuna dair,herşeyin başlangcı ve sonu olan zamanı tanıklığa çağırıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuran-ı Kerim'den alınan bu sözler, yeni başladığım Derviş ve Ölüm kitabının ilk cümleleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarsırıcı, içten, sorgulayıcı bir başlangıç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanıklığa çağırmanın ve tanık olmasını bekledikleri olguların bütün hayatımıza yön veren zaman, kıyamet, gün, gece gibi kavramlar olduğunu görmenin ağırlığını taşıyamayacağımı düşünerek bir nefes almam gerektiğine karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nefes arasında yazarın tanıklığa çağırdıkları dışında, kim benim hissiyatımın tanıklığı için parmak kaldırabilir diye düşündüm. Yoktu kimse, kısa ve kirli bir ömürde kirlenmemiş zamanlarım ve her daim zararda olan benim için zaman dışında kimse yoktu tanıklık edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve tanıklığa çağırıyorum ben de; insan olmanın ödülü olan bir vicdan taşımanın, benim için bir bedel olduğunu anladığımda, tüm yaşanmışlığımdan utanan ben,ödülü bedel yapan yaşantımın ve fikriyatımın acziyetiyle, bir parça merhamet dileniyorum yaradandan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaradanı ve O'nun aşkının tezahürü olan seni, sana yaptığım kötülüklere rağmen bir zerre-i miskal iyiliklerin aşkına tanıklığa çağırıyorum sevgilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adalet terazisinin ayarı kaçmış bir dünyada, sonsuzluğun başlangında kendi kendini kınamayan bir ruh için, tanıklığa çağırıyorum seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün sapaklardan yanlış istikametlere dönüp Muhammed Mustafa'nın kutlu yolundan ayrılan beni affetmenin tanıklığına çağırıyorum seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Affetmek için geç olmadan, ödül olan vicdanını bütün vicdansızlığıma rağmen benim için tanık olmaya çağırıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İdam sehpasına çıkarken Bismillahi'r-rahmani'r-rahim diyecek bir cesaret için aşk divanında tanık olmaya çağırıyorum seni.Sadece aşk verebilir o cesareti ve idamıma değil, bedel olan vicdanıma tanık olmaya çağırıyorum seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir parça temiz kalan vicdanıma tanık ve ortak olmaya çağırıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-7700994242502690213?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/7700994242502690213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=7700994242502690213' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7700994242502690213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7700994242502690213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/ask-tank-ve-ortak-olmak.html' title='Aşık, Tanık ve Ortak Olmak'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5522455215863487531</id><published>2011-07-12T08:08:00.009+03:00</published><updated>2011-07-12T09:01:06.404+03:00</updated><title type='text'>Sen Kemalist Devrimciler Gibisin</title><content type='html'>Sen kemalist devrimciler gibisin, jakoben, elit, herşeyin ve herkesin haşa allahıymış gibi davranan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen istiklal mahkemelerinin kanlı cellatları gibisin, adı ali olup yezid soyundan gelen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen devrimlerin yerleşmesi için her yolu mübah gören muhafazakar görünümlü bir kemalistsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen zorba bir iktidarın devamlılığını demokrasi maskeleriyle sağlayan, tüm yanlışlıklarını ama'lı cümlelerle bağlayan bir âmâsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen her gün başını secdeye vuran ama gücü ve iktidarı ele geçirince modernleşeceğiz diye camileri ahıra, ezanı Türkçe'ye çeviren cumhuriyet akledişisin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen köy enstitülerinin dar zihinlerine hapsolmuş bir ucube, her seçimde oy verdiğinin hep nefret ettiğinle aynı yerde olduğunu göremeyecek kadar ideolojilerin kör batağındasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin inancın ve aşkın katilisin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama suçlu hep bendim, sen sadece zalimdin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaptıklarına ses verdiğim o gün herşey için geç olduğunu anladım. Dedim ya sessizliğimin bedelini ödedim, kimse kırılmasın üzülmesin diye yürüttüğüm denge politikalarının osmanlı gibi beni çöküşe götürdüğünü göremedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen kemalist devrimciler gibisin, pragmatist ve oportünist.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zafer günü zafere kanla adını yazanları tarihin sayfalarından unutturan demokrasisiz cumhuriyet gibisin; ironik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama dedim ya suçlu hep bendim, sen sadece zalimdin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle anne, bilmem anlatabildim mi!..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5522455215863487531?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5522455215863487531/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5522455215863487531' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5522455215863487531'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5522455215863487531'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/sen-kemalist-devrimciler-gibisin.html' title='Sen Kemalist Devrimciler Gibisin'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-6600475752684275737</id><published>2011-07-10T18:44:00.006+03:00</published><updated>2011-07-10T19:13:04.161+03:00</updated><title type='text'>Beni Unutma</title><content type='html'>Bir gün gelir de unuturmuş insan&lt;br /&gt;En sevdiği hatıraları bile&lt;br /&gt;Bari sen her gece yorgun sesiyle&lt;br /&gt;Saat on ikiyi vurduğu zaman&lt;br /&gt;Beni unutma&lt;br /&gt;Çünkü ben her gece o saatlerde&lt;br /&gt;Seni yaşar ve seni düşünürüm&lt;br /&gt;Hayal içinde perişan yürürüm&lt;br /&gt;Sen de karanlığın sustuğu yerde&lt;br /&gt;Beni unutma&lt;br /&gt;O saatlerde serpilir gülüşün&lt;br /&gt;Bir avuç su gibi içime, ey yar&lt;br /&gt;Senin de başında o çılgın rüzgar&lt;br /&gt;Deli deli esiverirse bir gün&lt;br /&gt;Beni unutma&lt;br /&gt;Ben ayağımda çarık, elimde asa&lt;br /&gt;Senin için şu yollara düşmüşüm&lt;br /&gt;Senelerce sonra sana dönüşüm&lt;br /&gt;Bir mahşer gününe de rastlasa&lt;br /&gt;Beni unutma&lt;br /&gt;Hala duruyorsa yeşil elbisen&lt;br /&gt;Onu bir gün benim için giy&lt;br /&gt;Saksıdaki pembe karanfilde çiğ&lt;br /&gt;Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen&lt;br /&gt;Beni unutma&lt;br /&gt;Büyük acılara tutuştuğum gün&lt;br /&gt;Çok uzaklarda da olsan yine gel&lt;br /&gt;Bu ölürcesine sevdiğine gel&lt;br /&gt;Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün&lt;br /&gt;Beni unutma..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ümit Yaşar Oğuzcan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi pazarlar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-6600475752684275737?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=2cbe45f690806241&amp;type=video/mp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/6600475752684275737/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=6600475752684275737' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6600475752684275737'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6600475752684275737'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/beni-unutma.html' title='Beni Unutma'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-4962258489032421433</id><published>2011-07-07T08:53:00.012+03:00</published><updated>2011-07-07T10:08:46.396+03:00</updated><title type='text'>Hukuk ve Muhafazakarlar</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ZeouF9-lpPI/ThVSlj_jpvI/AAAAAAAAAIk/bxhpat-doCE/s1600/264803_232942823390601_108809099137308_964898_3689912_n.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 223px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5626494114739758834" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-ZeouF9-lpPI/ThVSlj_jpvI/AAAAAAAAAIk/bxhpat-doCE/s320/264803_232942823390601_108809099137308_964898_3689912_n.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şike skandalının bize gösterdiği acı gerçek şu ki hepimiz, hukukun işlemesi karşısında -hangi araçlar aracılığıyla olduğunu bilmesek de- şaşkınız. Mahkemelerin, savcıların gösterdikleri bu cesaret yıllardır hakim olanın kanun olduğu bir ülkede hukukun işlediği göstergesi mi, yoksa tüm bunlar hiç bilemeyeceğimiz ve uzantıları silah-uyuşturucu-nato ihalelerine kadar uzanan bir mutabakat çerçevesinde bazı kişilerin şike operasyonu paravanında tasfiyesi süreci mi hep birlikte göreceğiz.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;Ösym üniversiteye yerleşen adayların kayıt esnasında verdikleri fotoğraflardaki "başı açık olma" şartını kaldırdı. Bakıyorum da haber yapılmış. Kılavuzdaki gereksiz bir cümlenin çıkartılmasının haber değeri, laikçi hassasiyeti kaşımaksa kusura bakmasınlar, Türk halkının zekası sizin 28 şubatçı zihinlerinizi ayaklar altına aldı bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan bu değişikliği önemli gören muhafazakar kesim, bu ülkenin her karışında en az bizler kadar hakkı olan sizler, sizlere bir lütufmuş gibi verilen herşeyin ortağı ve sahibi olduğunuzu unutmayınız. Bu ülkede sizlere en büyük zararı laikçiler değil, sizin gibi olanlar hatta bizzat kendiniz verdiniz. Bunun farkına varmanız için yeni tecrübelere ihtiyacınız olmadığını düşünürken demek istediğim en önemli şey, bu ülkede herşeyi ve herkesi kendine amade görenler gibi hak iddia etmediğiniz sürece sizi 2. sınıf görüp örümcek kafalı diyenler karşısında yenilmeye mahkum olacaksınız. Çünkü siz iktidarın rahatlığıyla kendinize açılan manevra alanında "&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;strong&gt;istikrar sürsün, bizim düzen bozulmasın&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;"cılık oyununun son perdesinde modern 28 şubatların tahakkümünde yine ezilecek, yine başa döneceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O günler geri geldiğinde -Allah korusun- ikbal uğruna çıkarken yarı yolda bıraktığınız bizleri dönüşte geri dönecek ve "&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;bizim haklarımızı savunmayacak mısınız?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;" diye yalvaran gözlerle bakacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bugün dediğimi o gün yine söyleyeceğim: &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;"Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir." (A'raf-179)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-4962258489032421433?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/4962258489032421433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=4962258489032421433' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/4962258489032421433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/4962258489032421433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/hukuk-ve-muhafazakarlar.html' title='Hukuk ve Muhafazakarlar'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ZeouF9-lpPI/ThVSlj_jpvI/AAAAAAAAAIk/bxhpat-doCE/s72-c/264803_232942823390601_108809099137308_964898_3689912_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8884081123783719304</id><published>2011-07-05T11:23:00.007+03:00</published><updated>2011-07-05T11:56:16.559+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><title type='text'>Şike, Hukuk ve Ergenekon</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-hJ7Y7GMgLVE/ThLRHMd5HsI/AAAAAAAAAIc/AgAEfaXtjlg/s1600/imagesCA47Z0IW.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 313px; DISPLAY: block; HEIGHT: 161px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5625788806075064002" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-hJ7Y7GMgLVE/ThLRHMd5HsI/AAAAAAAAAIc/AgAEfaXtjlg/s320/imagesCA47Z0IW.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Medyanın savaş baltalarını çıkarttığı bu kasap havasına esir olmayacağız. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ergenekon sürecindeki gibi itidalli davranıp analiz edecek ve haksızlıklara sesimizi yükselteceğiz. Zanlıların emniyetteki sorguları sürerken aleyhteki belegeleri çarşaf çarşaf yayınlayan medyaya yine karşı çıkacağız. Sevmesek de, söylediği herşeyle futbol basınının yıllardır tepkisini çekse de Aziz Yıldırım'ın bu ülkenin kanunlarına tabi olduğunu hatırlatacak, masumiyet karinesini kana susamış vampirlere hatırlatmayı borç bileceğiz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bundan hiçbirşey çıkmasa bile futbol adına sevindirici bir gelişmedir demek, ergenekonda gülünecek suçlamalarla içeride tutulan insanların vicdanları kanatan hikayelerine sessiz kalmakla eşdeğer değilse nedir?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ki bu operasyon sonucunda zanlıların suçları sabit olduğu sonucu varsayımından hareketle, hukukun değil, kanuni zihniyetin egemen olduğu bir devlette, o kanunların da sadece güçsüzler için işlerse yaşanması muhtemel bu hukuksuzluk karşısında da sesimizi çıkarmak boynumuzun borcudur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Biz futbolun ergenekonuna dokunan bu süreci taraf gazetesinin yaptığı gibi Fenerli generallerden kaynaklı diyecek kadar akılsız değilsek de, Saraçoğlundaki locasına Audi markalı zırhlı araçıyla gelen generallerin neden hala dokunulmaz olduğunu da merak etmekteyiz açıkçası.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İç konjonktürün Dolmabahçe mutabakatıyla sağlandığı ergenekon operasyonunu baz alırsak, futboldaki bu operasyonunun da kimlerin dokunulmazlığı üzerinden başladığını da sormak hakkımız olsa gerek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yakında buluruz cevapları, iyi güncel analizler.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8884081123783719304?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8884081123783719304/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8884081123783719304' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8884081123783719304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8884081123783719304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/sike-hukuk-ve-ergenekon.html' title='Şike, Hukuk ve Ergenekon'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-hJ7Y7GMgLVE/ThLRHMd5HsI/AAAAAAAAAIc/AgAEfaXtjlg/s72-c/imagesCA47Z0IW.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-6250213209525021896</id><published>2011-07-04T00:41:00.000+03:00</published><updated>2011-07-04T00:41:33.420+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Aziz Yıldırım Şike mi Yaptı?Aziz Yıldırım Gözaltında</title><content type='html'>Aziz Yıldırım şike iddiası nedeniyle gözaltına alındı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-6250213209525021896?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/6250213209525021896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=6250213209525021896' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6250213209525021896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6250213209525021896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/aziz-yldrm-sike-mi-yaptaziz-yldrm.html' title='Aziz Yıldırım Şike mi Yaptı?Aziz Yıldırım Gözaltında'/><author><name>Investor</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-kTeDRTV_iuw/TcXOuBMpuSI/AAAAAAAABS8/CE730XlqLgo/s220/untitled.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-2419340745898615381</id><published>2011-07-03T13:31:00.003+03:00</published><updated>2011-07-03T13:42:20.745+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür ve Sanat'/><title type='text'>Ümitsiz Aşklar İçin</title><content type='html'>Siyasete pazar molası verdiğim bu günde, şiirlere boğuldum ve bu şiiri ilk kez radyodan dinlemiştim. Dinlediğim o anda ne kadar sarsıcı geldiğini benzer duyguları hissedenler elbette bilirler ama bilmek neye yarar bilmiyorum. Buyrun şiir burda, iyi okumalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ümitsiz aşklar için yaratılmışım&lt;br /&gt;Ayrılıklar için, sonsuz kederler için&lt;br /&gt;Ne zaman ta derinden sevsem bir kadını&lt;br /&gt;Ezilmeli yeni açmış gülleri kalbimin&lt;br /&gt;En güçlü zehir olmalı aşk dediğin&lt;br /&gt;Alkol gibi damarlarıma yürümeli&lt;br /&gt;Sarmalı her yanımı gece olunca&lt;br /&gt;İçimde bir çıbancasına büyümeli&lt;br /&gt;İnsan sevince her gün bir kez ölmeli&lt;br /&gt;Her gün bir başka yerine saplanmalı o kurşun&lt;br /&gt;Yollara düşmeli, perişan deli divane&lt;br /&gt;Erimeli potasında o garip var oluşun&lt;br /&gt;Artık uzak bir anıdır huzur ve sükun&lt;br /&gt;O büyük yangın başlamışsa yürekte&lt;br /&gt;Bir gün gelir de bu çaresizliğin&lt;br /&gt;Aranır bütün tesellisi ölmekte&lt;br /&gt;O yerde sevilmek de yalan sevmek de&lt;br /&gt;Nereye baksan dizboyu karanlık&lt;br /&gt;Boşuna bir ışık arama göklerde&lt;br /&gt;Her şeyinle aşkın içindesin artık&lt;br /&gt;Böyle gitgide derinlere çeker o bataklık&lt;br /&gt;Orada ölümsüz olur nice kara sevdalı&lt;br /&gt;Sevmek, hiç sevilmeden; korkunç güzel&lt;br /&gt;Aşk dediğin karşılıksız olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ümit Yaşar Oğuzcan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-2419340745898615381?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/2419340745898615381/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=2419340745898615381' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2419340745898615381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2419340745898615381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/umitsiz-asklar-icin.html' title='Ümitsiz Aşklar İçin'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-2334015945296689582</id><published>2011-07-01T09:24:00.009+03:00</published><updated>2011-07-01T10:48:05.843+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset ve Politika'/><title type='text'>Siyasi Ahlaksızlıklar Ekseninde Parti-Medya-Birey İlişkileri</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-3wnd3GJE9k4/Tg17R15q1gI/AAAAAAAAAIU/lwE-sLiIEr4/s1600/siyaset.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5624287056112571906" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-3wnd3GJE9k4/Tg17R15q1gI/AAAAAAAAAIU/lwE-sLiIEr4/s320/siyaset.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Muhalefete: 2002'den bu yana her seçim döneminde Akp'yi dokunulmazlıkları kaldırmamakla suçlayan Chp'nin, gerekçesi ne olursa olsun hapisteki insanları aday göstermesi, yıllardır sürdürdüğü söylemlerin seçmeni kandırmak, Akp'nin manevra alanını daraltmak amacıyla yapılmış bir siyasi ahlaksız örneği olarak tarihe geçeceğini gösteren bugünlerde, Akp'nin yapması gereken dokunulmazlıkları kürsü dokunulmaz dışında kaldırmaktır. Eğer bunu yapmak istemiyorlarsa terör suçlarının dokunulmazlık dışına çıkartılarak bunun çelişkiler, istisnalar barındırmayacak şekilde&lt;strong&gt; kesin hükümlerle anayasa ve kanunlarda&lt;/strong&gt; yer almasını ve sağlamaktır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Medya ve Bireye: İkinci bir siyasi ahlaksız örneği İhsan Barutçu vakasıdır ki, demokrasi tarihimize kara leke olarak geçecektir. İnsanların özel yaşamlarına elbette söylenecek söz yoktur ama toplum yapısına ters düşen ilişkileri kamuoyu önünde deşifre olmuş birinin milletin meclisinde yer alması, herşey olağan seyrindeymiş gibi gelip yemin etmesi hakkında tek satır yazmayan medyanın ve onun izleyicileri olan bizlerin neşter vurulması gereken sosyolojik bir vaka olduğumuz gerçeği de bu olguyla gözler önüne serilmiş bulunmaktadır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Olay kamoyuna yansımamış olsa dahi duyumların kulislerde çalkalandığı bir durumda genel başkanlar bu insanları aday gösterirken, milletin vekili olma sıfatını kimlere yakıştırdıklarının farkındalar mı? Ayşe Paşalı'yı öldüren devlet sistematiğinin ve bu sistemin siyasi erk üzerinden bekçiliğini yapan genel başkanların, vekil olma nüfuzlarını kullanarak ayşeleri aldatanları baştacı etmesi karşısında gidip fütursuzca "benim partim bu" diye oy veren bizlerin vicdanı maluliyetine ne denmeli bilemedim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İktidara: Seçim kampanyası boyunca mhp'yi baraj altına itmeye çalışan iktidar ve destekçilerinin anlaması gereken nokta yeminlerin, boykotların, krizlerin ortasında kalmış bir %50'nin, mhpsiz bir mecliste kapana kısılacağı gerçeğidir. Mhp hatasıyla yanlışıyla iktidarın emniyet sibobudur.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-2334015945296689582?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/2334015945296689582/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=2334015945296689582' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2334015945296689582'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2334015945296689582'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/07/siyasi-ahlakszlklar-ekseninde-parti.html' title='Siyasi Ahlaksızlıklar Ekseninde Parti-Medya-Birey İlişkileri'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-3wnd3GJE9k4/Tg17R15q1gI/AAAAAAAAAIU/lwE-sLiIEr4/s72-c/siyaset.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8979685541264091130</id><published>2011-06-29T09:41:00.010+03:00</published><updated>2011-06-29T10:30:49.206+03:00</updated><title type='text'>Kuklacı Demokrasi:Aslını Bilmeyenin Vekili</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-NL-mARrwO8Y/TgrSQUEyLLI/AAAAAAAAAIM/dKcFS1V62j0/s1600/demokrasi.gif"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 215px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5623538262434000050" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-NL-mARrwO8Y/TgrSQUEyLLI/AAAAAAAAAIM/dKcFS1V62j0/s320/demokrasi.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Milli iradeye gölge düşüren ysk'yı, boykotları, yemin etmemeleri anlamak için 12 Eylül anayasası'nın kurgusuna ve nasreddin hoca fıkralarına bakmak gerektiğine inanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karmaşık çetrefilli anayasaların, kanunların hüküm sürdüğü, yasaların istisnalarının istisnasının olduğu bir hukuk sisteminin bizi getirdiği nokta sakatlanmış bir demokrasi olmasına şaşmamak gerek. Her istisnanın bir mağduriyet veya ayrıcalık yarattığı bir kanunlar cumhuriyetinin kanunsuzluğa doğru evrilmesi ve nasreddin hocanın fıkrasındaki gibi herkesin kendince haklı olduğu bir sonucun ortaya çıkması tam anlamıyla bir ironik bir vaka.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında daha vahim ve acı olanın akp'den bdp'ye bütün siyasi partilerin blok halinde karar alması ve uygulamasıdır. Evet grup kararı alınmış olabilir ama ya vicdanlarımız, kanaatlerimiz, muhalif tavrımız onlara ne oldu?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sırrı Süreyya Önder kendisine verilen onbinlerce oyu Diyarbakır'da pikneklemek için mi almıştır? Mehmet Şandırlar, Egemen Bağışlar, Sezgin Tanrıkulular milletin kulu kölesi olması gerekirken genel başkanlarının emirlerine boyun eğen çantacı vekilleri değillerse nedir bu durum? Milli Şef'e meydanlarda çakan Tayyip Erdoğan'ı, Tayyip Erdoğan'ı dün milli irade düşmanı ilan eden Kılıçdaroğlu'nu, Necmettin Erbakan'a elini öptürüyor diye kızıp her gittiği yerde partilileri öpücük sırasına dizen Devlet Bahçeli'yi bu Siyasi Partiler Kanunu'nun yılmaz bekçiliğini yaptıkları için ayakta alkışlıyorum(!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir siyasi tarafsızlık örneği göstererek attığım geçersiz oyun ne kadar isabetli olduğunu gördükçe şahsım adına sevinirken, ülkem adına oluşan bu tablodan dolayı derin üzüntü duyuyorum. Hepimizin aynı gemide aynı buzdağına doğru ilerlediğimiz bugünlerde kendini herşeyin sahibi olarak gören ve aslında bu gemiyi ilk terkedecekler listesinde olan liberalinden, kemalistine, muhafazakar demokratından, milliyetçisine bir itirafta bulunuyorum: dün 9 saat boyunca gözümüzün içine baka baka namus ve şeref üzerine ettiğiniz yeminleri siz ettiyseniz, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik vb. suçlardan mecliste bekleyen dosyalar benim olsa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne de olsa aslolan benim siz vekilsiniz, bütün fitnenin başı benim, ben ettim ben buldum. Sizden de bana yakışanı yapmanız beklenirdi, dün meclisi açarken fazlasıyla yaptınız, hepinize teşekkürü borç bilirim(!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygılarımla...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8979685541264091130?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8979685541264091130/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8979685541264091130' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8979685541264091130'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8979685541264091130'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/06/kuklac-demokrasiasln-bilmeyenin-vekili.html' title='Kuklacı Demokrasi:Aslını Bilmeyenin Vekili'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-NL-mARrwO8Y/TgrSQUEyLLI/AAAAAAAAAIM/dKcFS1V62j0/s72-c/demokrasi.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-638942776816670868</id><published>2011-06-27T10:50:00.021+03:00</published><updated>2011-06-27T12:52:59.359+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset ve Politika'/><title type='text'>Kararlar ve Değişiklikler Kıskacında Anayasa ve Kürtler</title><content type='html'>&lt;div style="TEXT-ALIGN: center; CLEAR: both" class="separator"&gt;&lt;a style="MARGIN-LEFT: 1em; MARGIN-RIGHT: 1em" href="http://3.bp.blogspot.com/-3gPQU6i9hDc/Tgg_AUZPLvI/AAAAAAAAAIE/y8Sky7tg4MM/s1600/karar.jpg" imageanchor="1"&gt;&lt;img style="MARGIN-TOP: 0px; WIDTH: 320px; HEIGHT: 275px" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5622813409479175922" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-3gPQU6i9hDc/Tgg_AUZPLvI/AAAAAAAAAIE/y8Sky7tg4MM/s200/karar.jpg" width="200" height="171" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Pkk'lıların solcu, öcalan'ın laik kürt solunun lideri ve kurtarıcısı olduğu ve üniversitelerden biji apo seslerinin yükseldiği günlerden geçiyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Bu sesleri susturmak isteyen milliyetçi grupların merkez ve yanaşma medyada faşistler solcuları dövüyor sloganıyla haber yapıldığı ve bu haberlerin daha da çok duyulacağı günlerden geçiyoruz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Hatip Dicle'den, Engin Alan'a uzanan tutukluluk zincirinin düğümünü çözmeye hazırlanan Türkiye'nin, freni patlamış kamyon gibi girdiği dükkandaki herşeyi dağıtacak olan anayasa değişikliklerini daha fazla demokrasi için yapıyoruz masallarıyla yapmamasını temenni ediyoruz. Çünkü yapılacak değişikliklerin öcalanın önünü açacağının konuşulduğu bir Türkiye'nin, seçim öncesi alınan YSK kararıyla nasıl karıştırdığı ortadayken bundan daha güzel ve aydınlık günlere gebe olmadığı ortadadır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Sizin daha fazla demokrasinizin bizleri getireceği nokta: "Öcalan'ın serbest bırakılmasını tartışalım, tartışmaktan birşey çıkmaz kurnazlığı" olduğu gerçeğidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Onbinlerce insanın katili olarak hapishanede mahkum gibi yatması gereken birisine bir kürt hareketinin lideri gibi davranırsanız, öcalan mandela benzetmesine de katlanmak zorunda kalırsınız.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Bu topraklarda acaba devlet bize de bir gün güler mi sebatkarlığıyla ömrünü tüketenlere her gün bir kurşun sıkan muktedirler, acaba öcalan öcalan hazretleri bugün ne fısıldayacak diye kulaklarını imralıya çevireceklerine, yassıadayla yüzleşip millete hesap ve milletin hakkını verme düsturuyla adım atsalardır, ne cami bombalama planları yapan, türbanlıları fişleyen bir ordu ne de kimlik mücadelesi verirken kimliğini ve düşünüşünü kaybetmiş bir kürt halkı olurdu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Evet Türkiye hazır kucağında pimi çekilmiş bombalarla hedef 2023'e...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-638942776816670868?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/638942776816670868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=638942776816670868' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/638942776816670868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/638942776816670868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/06/kararlar-ve-degisiklikler-kskacnda.html' title='Kararlar ve Değişiklikler Kıskacında Anayasa ve Kürtler'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-3gPQU6i9hDc/Tgg_AUZPLvI/AAAAAAAAAIE/y8Sky7tg4MM/s72-c/karar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-3729042299275387528</id><published>2011-06-26T15:54:00.009+03:00</published><updated>2011-06-27T18:27:08.973+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür ve Sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>ZAZ – Je veux</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Y7QHJNb8ggo/Tgczkqn1J_I/AAAAAAAAAK4/gPzML0QvCHs/s1600/0000000335695_5_1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 198px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-Y7QHJNb8ggo/Tgczkqn1J_I/AAAAAAAAAK4/gPzML0QvCHs/s320/0000000335695_5_1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5622519364805011442" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnsanı dinlediği anda etkisine alan ve içini kıpır kıpır yapan bir şarkı. Sözleri de bir o kadar eğlenceli ve manidar! :) Sokakta çekilen videosunu stüdyo kaydından daha çok beğendim, belki de daha doğal olmasındandır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkıyı gerçek ismi Isabelle Geffroy olan Zaz, 1 Mayıs 1980 Fransa doğumlu şarkıcı söylemektedir. 5 yaşındayken kardeşleriyle birlikte gittiği konservatuarda kurslara katılarak başlamış Zaz.Müzik teorisi, keman, piyano, gitar ve koro şarkıcılığı dersleri almış.Şarkıda bazı sesleri kendi çıkarması hoş olmuş. Türkiye'de albümü Sony Music  etiketiyle piyasaya çıkan ZAZ'ın albümün en yakın zamanda almak istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önyargısız sevebilir miyiz birbirimizi? Olduğu gibi kabul edebilir miyiz sevdiğimizi yoksa onu kendimize benzetmeye mi çalışırız?  Şarkının sözlerini okuyunca bir yandan eğlenirken bir yandan da bunları düşündürdü bende.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;blockquote&gt;Ben dolu dolu bir ruhu, aşkı ve sevinci istiyorum... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoşgeldin aslıma...  :)&lt;/blockquote&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Yazın gelip gittiği bu günlerde havanızı değiştirmesi dileğiyle herkese iyi pazarlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/embed/yy3EpWYfG1s?fs=1" frameborder="0" allowFullScreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-3729042299275387528?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/3729042299275387528/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=3729042299275387528' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3729042299275387528'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3729042299275387528'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/06/insan-dinledigi-anda-etkisine-alan-ve.html' title='ZAZ – Je veux'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Y7QHJNb8ggo/Tgczkqn1J_I/AAAAAAAAAK4/gPzML0QvCHs/s72-c/0000000335695_5_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5972125886072123782</id><published>2011-06-25T11:06:00.005+03:00</published><updated>2011-06-25T11:37:14.849+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilginç konular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Farkındalık yaratma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Farklı Tasarımlar...</title><content type='html'>Evinizi farklı ve güzel olsun istiyorsanız internet sizin için sınırsız kaynaklar sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte kitap kurtları için hoş iki tasarım...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/--VsSRfw9ZLU/TgWbIFeTVxI/AAAAAAAAAKw/ZHBAeChdZj0/s1600/imagesCAARDYMH.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 189px;" src="http://3.bp.blogspot.com/--VsSRfw9ZLU/TgWbIFeTVxI/AAAAAAAAAKw/ZHBAeChdZj0/s320/imagesCAARDYMH.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5622070273052464914" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Ao5CC05Qjjo/TgWbINGm9II/AAAAAAAAAKo/PBBkdBUQjhE/s1600/kitaplik.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 317px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Ao5CC05Qjjo/TgWbINGm9II/AAAAAAAAAKo/PBBkdBUQjhE/s320/kitaplik.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5622070275100570754" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda resim yapmayı seven bıcırlar için güzel bir tasarım var. Aslında biraz uğraşla yapılabilecek bir tasarım.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Fu71c0vcm2s/TgWXWPukBvI/AAAAAAAAAKg/M1xxBWq-KTE/s1600/paper_chair.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-Fu71c0vcm2s/TgWXWPukBvI/AAAAAAAAAKg/M1xxBWq-KTE/s320/paper_chair.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5622066118276679410" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu da elinizin altında her an bulunmasını istediğiniz kitaplar için...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ZWJNacAMd2A/TgWXV4eMRdI/AAAAAAAAAKY/E41tYoaYp94/s1600/nobody_and_co_bibliochaise2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 270px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-ZWJNacAMd2A/TgWXV4eMRdI/AAAAAAAAAKY/E41tYoaYp94/s320/nobody_and_co_bibliochaise2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5622066112033998290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kitap okurken elinizi ve boynunuzu yormayacak kitap okumalık :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-jvo4R3lj6dA/TgWXL0KEhTI/AAAAAAAAAKQ/4jfgVuQ7ds0/s1600/kitap-okuma-aleti.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-jvo4R3lj6dA/TgWXL0KEhTI/AAAAAAAAAKQ/4jfgVuQ7ds0/s320/kitap-okuma-aleti.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5622065939077170482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İkinci resme benzeyen bu tasarım da ise uzanarak kitap okumayan sevenler için daha farklı bir tasarım...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-woWQ5aAxFBg/TgWXLYBmF8I/AAAAAAAAAKI/4BMXtr-chu8/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 189px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-woWQ5aAxFBg/TgWXLYBmF8I/AAAAAAAAAKI/4BMXtr-chu8/s320/images.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5622065931525429186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geceleri kitap okumayı sevenler için yanınızdakileri rahatsız etmeden okuyabilmeniz için ışıklandırmalı kitap...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-utzBZ2VFcno/TgWXLZF9pAI/AAAAAAAAAKA/aKun0ohk49o/s1600/397-98.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-utzBZ2VFcno/TgWXLZF9pAI/AAAAAAAAAKA/aKun0ohk49o/s320/397-98.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5622065931812185090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5972125886072123782?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5972125886072123782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5972125886072123782' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5972125886072123782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5972125886072123782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/06/farkl-tasarmlar.html' title='Farklı Tasarımlar...'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/--VsSRfw9ZLU/TgWbIFeTVxI/AAAAAAAAAKw/ZHBAeChdZj0/s72-c/imagesCAARDYMH.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-6907592310035590080</id><published>2011-06-24T01:05:00.007+03:00</published><updated>2011-06-24T08:48:11.835+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür ve Sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Serenad- Zülfü Livaneli</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-fxcMIpmErt4/TgPDxsDgiAI/AAAAAAAAAJo/5GBz7ivZjwU/s1600/zulfu-serenad.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5621552018295392258" src="http://4.bp.blogspot.com/-fxcMIpmErt4/TgPDxsDgiAI/AAAAAAAAAJo/5GBz7ivZjwU/s320/zulfu-serenad.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 197px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tam seçim arifesinde okuduğum bir kitap Zülfü Livaneli'nin Serenad'ı. Hal böyle olunca da siyaset, devletler ve aşkın hayatımızı nasılda etkilediğine daha çok takıldım. Bu kitabı okuduktan sonra gerçekten şanslı bir dönemde -çoğu insana göre- şanslı bir ülkede dünyaya geldiğimi düşünmeye başladım. Elbette keşke olsa dediğim çok şey var ülkemde fakat özgürlük hissi gerçekten bambaşka. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yahudi soykırımı, Kırımlı Müslümanlardan oluşan Hitlerin Mavi Alay’ı ve Nazilerden kaçan Struma gemisi ve 60 yıllık aşk... &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kitapta en çok dikkatimi çeken anlatımı kadın ağzından yazması ve çoğu gündelik konulardan da fakat ince bazı bilgilerin olması. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;ABD’den üniversiteye misafir olarak gelen gelen Alman asıllı profesörle İstanbul Üniversitesi’nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran’ın ilişkisi üzerinde geçiyor kitap.Bu ilişki Maya'nın hayatını alt üst etsede daha sonra Maya bundan hiç şikayetçi olmamaktadır. Maya kitabın ilerleyen bölümlerinde anne ve baba tarafından geçmişini öğrenince aklıma kendi ailem geldi. Acaba benim ailem 3-4 kuşak öncesi neler yaşadı ya da nerelerden geldik acaba? Çoğu kişinin ailesinin birkaç kuşak öncesinin bilmez ya da bilmek istemez. Ailem Kurtuluş Savaşı'nda neler yapmış? Hangi cephelerde savaşmış? İşte bir yandan da bunları araştırabileceğimizi bir yer var mıdır diye düşünerek bitirdim kitabı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;i&gt;.... Ne çok insan vardı trafikte! Birbirinden kopuk, diğerlerinin neler yaşadığından habersiz ne çok insan vardı. Çeşitli amaçlar peşinde, çeşitli kaygılarla akıp gidiyordu hayat. Ama kimse kimsenin hikayesini bilmiyordu...&lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Okumaya başladıktan sonra sizi etkisi altına alan ve bitirmek için can atacağınız bir kitap Serenad. Kitapların en çok sevdiğim yönü de bitirdikten sonra hayata farklı gözle bakmanızı sağlaması. Zülfü Livaneli bu kitap için 3 yıl çalışmış. Gerçekten her sayfa da özenle hazırlandığı belli. Hatta olmasa da olur dediğim, detaya indiği bölümler de olsa bir solukta okudum. Kalemine sağlık Zülfü Livaneli'nin... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="344" src="http://www.youtube.com/embed/pmwMZ252SY0?fs=1" width="425"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-6907592310035590080?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/6907592310035590080/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=6907592310035590080' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6907592310035590080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6907592310035590080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/06/serenad-zulfu-livaneli.html' title='Serenad- Zülfü Livaneli'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-fxcMIpmErt4/TgPDxsDgiAI/AAAAAAAAAJo/5GBz7ivZjwU/s72-c/zulfu-serenad.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5416921889832633495</id><published>2011-06-23T15:01:00.009+03:00</published><updated>2011-06-23T16:31:43.310+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset ve Politika'/><title type='text'>Anayasal Sürecin Rotası: Lider Türkiye'nin Yolu</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aj3gexFZHe0/TgMwkfaubiI/AAAAAAAAAH8/Yo9eiKuhbpQ/s1600/1307602247Gem1yC.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5621390163355528738" src="http://1.bp.blogspot.com/-aj3gexFZHe0/TgMwkfaubiI/AAAAAAAAAH8/Yo9eiKuhbpQ/s320/1307602247Gem1yC.jpg" style="cursor: hand; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Seçim sonuçlarını kömürle, makarnayla, altınla açıklamaya çalışan akp muhalifi kitleyi anlamakta zorlanıyorum. Ardarda 3 genel seçimi %34'den %50'ye uzanan bir performansla kazanmış, bu arada da 2 yerel seçim ve referandum kazanmış bir partinin bu başarısını sadece ulufe dağıtmakla açıklamak haksızlık olsa gerek. Her 2 kişiden birinin bir siyasi partiye oy verdiği ve yüzde onluk barajın ilk defa istenilen işlevi yerine getirdiği bir seçim sonucunda yapılması gereken asıl analiz 330 çıpasını bile tutturamayan bir akp'nin bundan sonraki rotasının ne yönde olacağı ve bunun için aradığı siyasi desteği nerde bulacağıdır.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Benim tahminin sanılanın aksine sadece bdp'nin değil, chp'nin de desteğiyle anayasal değişikliklerinin gerçekleşeceğidir. Elbette bdp'de bu değişiklikleri destekleyecektir ancak bdp sokaklar üzerinden siyaset yapmaya devam edecek ve değişen her maddeden sonra sizin attığınız her taşla haklarımızı alıyoruz propagandası yapacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Analize değer 2. nokta yükselen kürt milliyetçiliğine rağmen mhp'nin m.vekili sayısının azalmış olmasıdır. Akp'nin hizmet odaklı politikalarının bunda etkisi büyüktür ama özellikle anayasal değişiklikler noktasında yapılacak yanlış girişimler orta anadoludaki mhp seçmenini tekrardan milliyetçi çizgiye çekecektir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;330'u bulamayan akp için yeni mağduriyet edebiyatı istediği sayıya ulaşamamasıdır. Dediğim gibi bu nokta da chp ve bdp faktörü önemlidir. Ama 10 yıllık erdoğan dönemi göstermiştir ki, erdoğan kaldıramayacağı taşı oynatmak istemeyecek ve anayasa konusu askıda kalacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yapılması gereken sivil olduğu kadar da milli bir anayasa hazırlamaktır. Akp'yi küresel bir planın parçası olmaktan kurataracak ve Türkiye'yi gerçekten bölgesel ve küresel bir güç haline getirecek olan da milli bir anayasadır. Erdoğan'ın güçlü ekonomisi bu çizgiye çekilen bir Türkiye'yi ayakta tutacak güçte mi o zaman göreceğiz gerçeği.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İstediğimiz şey batının gündeme getirdiği "yeni osmanlıcılık" değil, Balkanlardan, Kafkasya'ya, &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Uzakdoğudan, Kuzey Afrika'ya uzanan etki alanıyla taşeron değil, lider Türkiye'dir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hayalimizi gerçek kıl Erdoğan!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5416921889832633495?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5416921889832633495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5416921889832633495' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5416921889832633495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5416921889832633495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/06/anayasal-surecin-rotas-lider-turkiyenin.html' title='Anayasal Sürecin Rotası: Lider Türkiye&apos;nin Yolu'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-aj3gexFZHe0/TgMwkfaubiI/AAAAAAAAAH8/Yo9eiKuhbpQ/s72-c/1307602247Gem1yC.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8182623158555624558</id><published>2011-06-18T11:12:00.001+03:00</published><updated>2011-06-18T11:16:02.321+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><title type='text'>Korkudan İyilik Meleği Olmak</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gündem bir iki gündür Suriye'den &amp;nbsp;Hatay'da ki Türkiye sınırına gelen insanları ziyaret eden Angelina Joe üzerine odaklamış durumda ve hemen bir lakapta bulunulmuş 'İyilik Meleği'.Gerçekten bu konuda Angelina samimi mi dersiniz?Bununla ilgili geçmiş bir haber;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-WFRBIy8DJ14/TfxeJIsHM7I/AAAAAAAABTw/SHHwQIrOqtU/s1600/angelina_jolie-5.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-WFRBIy8DJ14/TfxeJIsHM7I/AAAAAAAABTw/SHHwQIrOqtU/s200/angelina_jolie-5.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #cccccc; font-family: verdana, geneva, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 20px;"&gt;"Angelina Jolie ve Brad Pitt, El Kaide örgütü tarafından başı kesilerek öldürülen gazeteci Dainel Pearl'ün hayatının anlatıldığı filmde oynadıkları için ölümle tehdit edildiler. Jolie ve Pitt çiftinin El Kaide'den gelen tehdidi, Wall Street Journal'ın ünlü gazetecilerinden Daniel Pearle'ın hayatını konu alan 'A Mighty Heart' adlı filmin çekimleri için bulundukları Hindistan'da aldığı belirtildi. Tehdidi doğrulayan Pakistan istihbaratı, daha önce de el Kaide'nin iki ünlü yıldızı öldürebileceği uyarısında bulunmuştu. Pakistan istihbaratı, Jolie ve Pitt çiftini uyararak, El Kaide militanlarının kendilerini kameraman ve gazeteci kılığına sokarak saldırıda bulunabileceklerine işaret etmiş, ünlü çiftten güvenlik tedbirlerini artırmaları uyarısında bulunmuştu. Jolie ve Pitt çifti, bu yüzden uzun bir zamandır hiç bir gazetecinin görüşme teklifine olumlu cevap vermiyor, medyanın kendileri ile konuşma önerilerini geri çeviriyorlar. Angelina Jolie, filmde oynamaya önce karşıydı. Ancak Daniel Pearl'ün eşinin araya girmesi ile Jolie'nin filmde oynamaya razı oldukları bildirildi."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #cccccc; font-family: verdana, geneva, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 20px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit; line-height: 20px;"&gt;Bunun öncesinde Angelina bu kadar melek miydi orasını bilemem doğrusu...Bu yüzden ben samimi bulmuyorum..kendilerini.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8182623158555624558?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8182623158555624558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8182623158555624558' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8182623158555624558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8182623158555624558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/06/korkudan-iyilik-melegi-olmak.html' title='Korkudan İyilik Meleği Olmak'/><author><name>Investor</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-kTeDRTV_iuw/TcXOuBMpuSI/AAAAAAAABS8/CE730XlqLgo/s220/untitled.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-WFRBIy8DJ14/TfxeJIsHM7I/AAAAAAAABTw/SHHwQIrOqtU/s72-c/angelina_jolie-5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-2665435795755605291</id><published>2011-06-15T22:45:00.003+03:00</published><updated>2011-06-15T23:49:29.564+03:00</updated><title type='text'>Gölgelerin Gücü Adına</title><content type='html'>Dün evimizin bir ferdi gibi her gün o televizyondan bu televizyona gezen siyasetçiler bugün seçim sonrası eski hallerine döndüler. Biz de gene evimizde modası geçen parkelerimize taktık, perdelerimizin sezonun trendine uymaması uykumuz kaçırdı, arabamızın hayallerimizdeki yerine almasına 2 model kala daha çok mesai harcamaya başladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatı  çizgi film gibi sandığımız günler ise çok uzaklarda kaldı. Gücün ışın kılıçlarından gelmediğini öğrendik. Fakat gücün nasıl birşey olduğunu zamanla kavradık. Büyümek istedik biran önce güçlü olmak için. Sevgilize karşı güç kazanmak, diğer çalışanlara karşı güç kazanmak, komşumuza karşı güç kazanmak... Hep güçlü olmak istedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Auerbach, “Kötünün Zaferi” isimli denemesinde,Pascal'dan alıntıladığı giriş bölümünde adalet ve güç hakkında şöyle der:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Adil olmanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan adalet acizdir; adaleti olmayan güç ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka karşı çıkan olur, çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek; bunu yapabilmek için de adil olanın güçlü, güçlü olanın ise adil olması gerekir. &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç,adalete karşı çıkıp kendisinin adil olmadığını söylemişti. Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık."&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş hayatına başlamadan önce çok çalışarak güzel yerlere gelebileceğime inancım yüksek iken bazen hayallerimin yıkıldığı da oluyor tekrar yeşerdiği de.İş hayatında önemli olan GÜÇtür. Güçlü olmak lazım başarılı olmak için. Gerisi boş. Kılıçlarınız kuşanın hayata karşı çünkü savaş her geçen gün daha da şiddetleniyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-2665435795755605291?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/2665435795755605291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=2665435795755605291' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2665435795755605291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2665435795755605291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/06/golgelerin-gucu-adna.html' title='Gölgelerin Gücü Adına'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5611547908168798654</id><published>2011-06-01T20:54:00.005+03:00</published><updated>2011-06-18T22:48:15.167+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilginç konular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çevre ve Doğa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Farkındalık yaratma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Senin ki kaç santim?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-lhOMxga0QmI/TeaDJMdsdSI/AAAAAAAAAJY/LlP7S4ejwU0/s1600/yavru-balik-cetveli.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5613318179551737122" src="http://1.bp.blogspot.com/-lhOMxga0QmI/TeaDJMdsdSI/AAAAAAAAAJY/LlP7S4ejwU0/s320/yavru-balik-cetveli.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 42px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yayınladığı su ürünleri sirkülerinde pekçok ticari türün avlanma boyları gerçek üreme boylarına kıyasla son derece küçük kalmakta. Örneğin, Bakanlığın sirkülerinde lüferin avlanma boyu 14 cm verilmişken aslında bu balığın üreme boyu en az 20 ila 25 cm dir. Bazı türlerin bilinen stok durumları o kadar risk altındadır ki üreme boyuna erişen her bireyin yalnızca bir kez yumurtlaması da yeterli olmayabilir. Örnek olarak kalkan balığının yasal avlanma boyu 40 cm iken gerçekte üreme boyu 42-44 cm arasında değişir. Ancak stokların iyileşebilmesi için yasal avlanma boyunun 45 cm olması tavsiye edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün dünya denizlerindeki büyük balık türlerinin yüzde 90'ı, toplam balık türlerinin ise yüzde 60'ı tükenmiş durumda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2050 yılına geldiğimizde ise dünyadaki balık stokları tükenecek. Türkiye'de durum farklı değil...Balık stoklarımız ve balıkçılık can çekişiyor. Endüstriyel avcılık arttıkça, yumurtlama zamanları ve yerlerinde avlanıldıkça balık stokları hızla azalıyor, balıklar azaldıkça daha çok yavru balık avlanmaya ve satılmaya başlanıyor. Yavru balık avlandıkça ve satışı devam ettikçe de türler üremeye fırsat bulamadığı için durum daha da vahim hale geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz üreme olgunluğuna, boyuna erişmemiş yavru balıkların avlanması, satılması, tüketilmesi deniz kaynaklarının ziyan edilmesidir. Olgunluk çağına gelen bir balığın her yumurtladığında binlerce balık ürettiği unutulmamalıdır. Her canlı en az bir kez üreme hakkına sahiptir, ve eğer yarın da denizlerimiz de balık türleri olmasını istiyorsak acilen balık boylarına önem vermeliyiz. Ayrıca anaç balıklar boyut olarak büyüdükçe daha da fazla yumurta verirler, işte bu yüzden balıklar için her cm. hayati derecede önemlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de avlanması ve satılması yasal balık boylarına uyulmadığını balık pazarlarında gördüğümüz yavru balıklardan anlamak mümkün. Örnek mi? Lüferin en az bir kez üreyebilmesi için minimum 20 ila 24 cm'e ulaşması gerekirken bugün yasal avlanma boyu 14 cm olarak verilmiştir. Yani aslında yavrusu olan çinekop boyu. Aynı şekilde palamutun üreme boyu 38 cm ila 42 cm arasında iken yasal avlanma boyu 25 cm dir! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durum açıkça gösteriyor ki, denizlerimizdeki biyoçeşitliliğin korunmasını sağlayacak ciddi bir yönetim planına ihtiyaç duyulmaktadır. Ticari balık türlerinin yumurtlama ve gelişme alanlarının deniz rezervi olarak korunması da en etkin yöntemlerden biridir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep birlikte, Tarım Bakanlığı'nın acilen balık stoklarının ve balıkçılarımızın geleceği adına yavru balık satışını engellemesi ve yasal balık boylarını bilimsel temellere oturtmasını sağlayalım. Yavru balık satmayın, almayın, tüketmeyin, denizlerimizin geleceğini korumaya yardım edin. Eyleme katılın! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.kacsantim.org/"&gt;http://www.kacsantim.org&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5611547908168798654?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5611547908168798654/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5611547908168798654' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5611547908168798654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5611547908168798654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/06/senin-ki-kac-santim.html' title='Senin ki kaç santim?'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-lhOMxga0QmI/TeaDJMdsdSI/AAAAAAAAAJY/LlP7S4ejwU0/s72-c/yavru-balik-cetveli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8076632015139302282</id><published>2011-05-30T13:57:00.010+03:00</published><updated>2011-05-30T14:33:34.046+03:00</updated><title type='text'>Ödül Töreni: Saygısızlık</title><content type='html'>Geçtiğimiz haftasonu keyif vermeyen bir futbol sonucunda Şampiyonlar Ligi Kupası sahibini buldu. Oynadıkları futbolla herkesin beğenisini toplayan iki büyük takımın mücadelesini bildiğiniz gibi Barcelona kazandı. Herşey buraya kadar normal iken, 2003 yılında yıkılarak yeniden inşa edilen wembley stadyumundaki ödül töreni tam faciaydı. Aşağıdaki videoda göreceğiniz gibi yenilenen stattaki ödül töreni için onlarca basamağı çıkan teknik heyet ve futbolcular protokol trübünün önüne kadar gidiyor, oradan eğilen Uefa başkanı adeta lutfedercesine madalyalarını futbolculara takıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylarca insanüstü bir çabayla çalışan futbolcuları, hayatını futbola adamış teknik heyeti ödül töreni için onlarca basamağı çıkartarak protokolün ayağına getiren bu emek ve emekçi düşmanı zihniyeti kınıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uefa yetkililerinin yeşil sahaya inmesi ve her iki takımı tebrik etmesi gerekirken yapılan bu uygulama rencide edici olmuştur. Bu uygulamanın ilk ve son olmasını umuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;video için &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=GNpfSh9GuPg"&gt;tıklayınız&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8076632015139302282?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8076632015139302282/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8076632015139302282' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8076632015139302282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8076632015139302282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/05/odul-toreni-saygszlk.html' title='Ödül Töreni: Saygısızlık'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5565274156213497548</id><published>2011-05-30T13:44:00.001+03:00</published><updated>2011-05-30T13:48:32.239+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Son Bakış</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;Son bakışımızda kim veya kimler olacak?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bir katil mi?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sevgilin mi?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Annen mi?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Çocuğun mu?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Kim olursa olsun tek bildiğim hepimiz öleceğimizi unutuyoruz.İnsan öldükten 1 sn sonra dahi neyin anlamı kalıyor.Yemek yeme eylemi,uyumak,eleştirmek,aldatmak,terketmek,öldürmek hayata dair hiçbir şeyin anlamı kalmıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Öleceğiz hepimiz öleceğiz.Ölümü hiç düşünmediğimiz zamanda da öleceğiz hergün nefesimizde hissettiğimizde de öleceğiz. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Hafta sonu bir tv kanalın genç bir muhabiri trafik kazasında hayatını kaybediyor.Ekranlarda onun gülen yüzünü görmek çok üzücü.Hele birde arka planda çalan o şarkı yok mu herşeyi anlatıyordu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bir yaz güneşi gibi eritir hep bu terkedişler...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://2.gvt0.com/vi/Lb1kLt9blD4/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Lb1kLt9blD4&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.youtube.com/v/Lb1kLt9blD4&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5565274156213497548?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5565274156213497548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5565274156213497548' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5565274156213497548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5565274156213497548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/05/son-baks.html' title='Son Bakış'/><author><name>Investor</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-kTeDRTV_iuw/TcXOuBMpuSI/AAAAAAAABS8/CE730XlqLgo/s220/untitled.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5270934810029039760</id><published>2011-05-27T13:21:00.003+03:00</published><updated>2011-05-27T13:24:59.484+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><title type='text'>...</title><content type='html'>Adını bir yerlere not ettiğim kitapları okumak istiyorum, sinemaya gitmek, beğenmediğim filmin yarısında çıkmak belki diğerleri güzeldir diyerek sinema salonlarının karanlığında kaybolmak istiyorum. Ölümü hatırlatırcasına uyumak, uyandığında hesabını vermiş, bedeni ölü, ruhu hep diri olan bir varoluşun huzuruyla gülümsemek istiyorum. Yapamadıklarım için pişmanlık duymayacağım bir ömür, elde ettiklerim için böbürlenmeyeceğim bir ben istiyorum. Zaferlerin bizleri sadece yeni zaferlere teşvik eden bir kısır döngü olduğunu anlayan kalbimin, beynime söz geçirmesini istiyorum. Durmak istiyorum; yokuşun başında kalkamayan araba misali durmak ve her yanımda akan trafiğe, korna seslerine inat gitmek istemiyorum. Gittiğim bütün yolların beni benden geçirip inanmak istemediğim bir ben yarattığını farkettiğim o günden beri gitmek istemiyorum ve kazanmak için heba ettiğim bütün değerlerimi yeniden kazanmak istiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5270934810029039760?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5270934810029039760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5270934810029039760' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5270934810029039760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5270934810029039760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/05/blog-post.html' title='...'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-7338688732517118925</id><published>2011-05-25T22:54:00.003+03:00</published><updated>2011-05-25T23:10:29.998+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Yaşamaya Dair</title><content type='html'>İş-ev arasında geçen günlerde çalışma arkadaşlarımın tuhaf davranışları, spora alışan hayatıma başka renk gelmesi, seçim yaklaşırken adayların tutunma çabala(yama)maları, sevgilimin yoğun temposuna ayak uydurmak, ailemin sene sonu okul telaşı, yazın aniden bastırması, Fenerbahçemin şampiyonluğu... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derin nefes al...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatı yaşa, bırak kim ne yapıyorsa yapsın. Sen kendini bil ve sadece yaşa hem de doyasıya.&lt;br /&gt;Yaşa iliklerine kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Nazım Hikmet'in kaleminden &lt;em&gt;YAŞAMAYA DAİR&lt;/em&gt; :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamak şakaya gelmez, &lt;br /&gt;büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın &lt;br /&gt;bir sincap gibi mesela, &lt;br /&gt;yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, &lt;br /&gt;yani bütün işin gücün yaşamak olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamayı ciddiye alacaksın, &lt;br /&gt;yani o derecede, öylesine ki, &lt;br /&gt;mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, &lt;br /&gt;yahut kocaman gözlüklerin, &lt;br /&gt;beyaz gömleğinle bir laboratuarda &lt;br /&gt;insanlar için ölebileceksin, &lt;br /&gt;hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, &lt;br /&gt;hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, &lt;br /&gt;hem de en güzel en gerçek şeyin &lt;br /&gt;yaşamak olduğunu bildiğin halde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, &lt;br /&gt;yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, &lt;br /&gt;hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, &lt;br /&gt;ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, &lt;br /&gt;yaşamak yani ağır bastığından.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-7338688732517118925?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/7338688732517118925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=7338688732517118925' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7338688732517118925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7338688732517118925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/05/yasamaya-dair.html' title='Yaşamaya Dair'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5988843170314027161</id><published>2011-05-15T09:28:00.011+03:00</published><updated>2011-05-15T09:55:49.775+03:00</updated><title type='text'>'Son Kale'yi Düşürme Harekâtının Muhtemel Tahribatı</title><content type='html'>Kenan Çamurcu'nun bölgesel planlar üzerinden yaptığı mhp analizi gerçekten çok çarpıcı.18 mayıs'a kadar süre verilen Bahçeli'nin, seks kasetleriyle daraltılan manevra alanından partiyi ve kendisini nasıl kurtacağı bilinmez ama bu operasyonun Baykal depreminden daha sarsıcı olacağı ve Türk siyasi yaşamında derin yaralar açacağı muhakkaktır.İşte size güncel bir analiz.İyi okumalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"Suriye'de Lübnan'ın Haririci Sünni kesimine ve Ürdün'e sınır bölgesindeki kimi şehirlerde başlayan protestoların ayaklanmaya dönüşmesi, Suriye'deki gelişmelerin Washington tarafından “Arap baharı”, “Arap devrimleri” şeklinde isimlendirilen potanın içine atılmasını ve böylelikle Suriye üzerine yapılan hesabın gizlenmesini kolaylaştırdı. İsrail'le (hatta İsrail'in çıkarlarının iç siyasetteki takipçisi haline gelmiş Hariri topluluğuyla da) savaş halindeki Suriye'de Baas rejiminin protestoculara karşı silah kullanması ise bu hesabı didiklemeye çalışanları hem güç durumda bırakıyor, hem de o hesap ayan beyan görülse bile vicdanların Suriye'nin yanında yeni sömürgeciliğin karşısında yeralmasını zorlaştırıyor. Washington'ın bölgesel nâzım planının propaganda aracı olarak iş gören yerli-yabancı medyanın, Amerikan sömürgeciliğinin yakın tarihindeki onlarca Hama hafızalarda canlılığını koruyorken Hafız Esed'in 1982'de Hama'da gerçekleştirdiği katliamı sürekli hatırlatmakla meseleyi tarihselleştirmeye çalışması da Nusayri (Alevi) Esed'e mezhebî hasımlığı bulunan muhafazakarlar üzerinde beklenen etkiyi yapmaya devam ediyor. Toplumsal durumları değerlendirirken daha önce dilinden bir kez olsun “Müslüman” kelimesini işitmediğimiz, meseleleri asla din kategorisiyle değerlendirmemiş Avrupacı bir bilimadamının birlikte katıldığımız bir televizyon programında, Hama'dan bahsederken ateşli biçimde “Bunlar Müslümandı, nasıl unuturuz!” dediğine bile tanık olduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki Sırp çeteleri Boşnak Müslümanlara saldırmasaydı AB(D)'nin Ortodoks blokun içindeki eski Yugoslavya'nın dağılması için özel çaba sarfettiğini kolaylıkla tespit edebilecektik. Yugoslavya bütünlüğünden kaç devlet çıkarıldığı (ulus kurulduğu!) yetmiyormuş gibi, en son bir de Kosova icat edilmesindeki hesabı ayrıştırmaya engel olmuş vicdan halleri yaratacak öyle çok olay yaşandı, Sırplar bu hesabı görmeye mani o kadar fazla zulüm yaptı ki oralarda olan biteni teşhis edenlerin sesi o homurtular arasında duyulamayacak kadar cılız kaldı. Neticede “yeni NATO”nun barışı koruma ve demokrasi ihraç etme doktrinini bayraklaştıran yeni sömürgecilik yürüyüşüne devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balkanlar, Afrika (Sudan, Mısır, Tunus, Libya), Kafkasya (Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan), Doğu Akdeniz (Lübnan, Suriye), Doğu (Afganistan, Irak) ve başka yerlerdeki fetih seferleriyle şaha kalkmış yeni sömürgeciliğin bir süredir Türkiye açıklarına demirlediğinin farkındayız. Türkiye'deki tüm iç gelişmelerin bu 'manzara-i umumi'de anlamlı bulunabilecek olmasını ulusalcı refleksin vehmi sayılmaktan çıkaran ciddiyette işler dönüyor ortada. CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun genel başkan seçilir seçilmez İsrail'le ilişkilerin bu düzeye düşmesinden Başbakan Erdoğan'ı sorumlu tutması ve konuşmalarının zımnında sürekli ilişkiyi iyileştirme vurguları yapması, Türkiye'yi küresel kapitalizme entegre eden Derviş iktisadının mucitlerinden Öztrak'ın CHP'nin temsil locasına oturtulması ve CHP'nin ekonomi politikasının sözcüsü yapılması; BDP'nin kontrollü tırmandırmayla demokrasi oyunundan vazgeçilip sokakların Tunus, Libya sokakları haline getirilebileceğini, özellikle Suriye olaylarıyla eşzamanlı olarak söylemeye başlaması ve başka gelişmeler, Türkiye açıklarında bekleyen yeni sömürgeciliğin umduğu kıvama belki tahminlerden çok daha önce ulaşılabileceğinin alametleri olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu koşullar altında MHP'yi hedef alan “seks kasedi” harekâtının MHP'yi baraj altına düşürüp AK Parti'nin anayasayı tek başına yapacak güçte Meclis'e girmesini sağlamanın ötesine geçen anlamı olmalıdır. Gerçi AK Parti'yi tek başına anayasa yapacak güçle Meclis'e girmeye 'mecbur etme' hedefini de küçümsememek gerekir. Daha önceki yazılarımızda Başbakan Erdoğan'ın tek başına iktidar istemekle birlikte tek başına anayasa yapacak gücün eline tutuşturulmuş bomba anlamına geldiğinin farkında olduğunu yazmıştık ve çok geçmeden Erdoğan da 12 Haziran seçiminden tek başına anayasa yapacak güçle çıkamayacaklarının anlaşıldığını söylemişti. Başbakan Erdoğan'ın bağımsız bir tespitmiş gibi aktardığı bu bilgi, aslında onun temennisini yansıtıyordu ve tam da tahmin ettiğimiz gibi, yerel ve/ya uluslararası nedenlere dayalı saikle partisinin anayasayı tek başına yapacak güce erişmesini istemiyordu. Tıpkı 28 Şubat darbesini bertaraf etmeye çalışan merhum Erbakan'ın 1999 seçimlerinde AK Parti'nin 2002'deki oyunu alabilmesi imkan dahilindeyken düşük profilli bir seçim kampanyasıyla geri çekilmesi gibi. Erdoğan'ın, tek başına anayasayı değiştirecek güce erişmesiyle ortaya çıkacak devasa AK Parti grubunun nasıl kolay manipule edilebileceğine dair yazdıklarımız hatırlanacaktır. Erdoğan da bunu gördüğü için, bu ihtimali, 2011 Meclis grubunda o manipulasyonu yapabilecek yeteneği köreltmeye dönük liste düzenlemesiyle bertaraf etti. Fakat herşeye karşın MHP'nin baraj altına çekilip Meclis'e girmesini engellemeye dönük kapsamlı harekâtın bir amacı, AK Parti'nin tek başına anayasa yapacak güçle, bir diğer ifadeyle Erdoğan'ın elinde bombayla Meclis'e girmesini sağlamak olduğu bellidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MHP'ye yönelik “seks kasedi” harekâtının bir diğer amacı da MHP'nin Meclis dışında ama sokakta yeralmasını sağlayacak bir tasfiye planı gibi gözüküyor. Bu açıdan bakıldığında kaset tuzağının asıl hedefinin Bahçeli olduğu, Bahçeli'nin yakınındaki isimler kullanılarak gerçekte Bahçeli'nin Baykal gibi tasfiye edilmeye çalışıldığı anlaşılıyor. PKK/BDP'lilerin sokaklardaki bütün o katlanılmaz faaliyetlerine rağmen Ülkücüleri sokaktan uzak tutmayı başarmış Bahçeli'nin tasfiye edilmesi ve yerine şahin bir liderin getirilmesi, Türkiye açıklarına demirlemiş yeni sömürgeciliğin imdada yetişmesini gerektirecek boyutta bir büyük kargaşa volkanının harekete geçmesine yolaçabilir. Eğer Bahçeli'nin tasfiyesi ile hedeflenen, MHP'nin başına küresel sistemle uyumlu ve AK Parti'yi bölgesel müdahalelere zorlayacak yeni lider profilini ikame etmek değilse PKK/BDP'lilerin Suriye sokaklarına benzer sahneler yaratmasına yardımcı olacak sivil güçleri oyuna sokması kuvvetle muhtemel yeni liderin önünü açmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MHP lideri Bahçeli, MHP'ye yönelik harekâtta son kaledir. Operasyon son kale düşene kadar devam edecek gibi görünüyor. Bu resmen gerçekleşemese bile fiilen tahakkuk edebilir ve Bahçeli barajın altına düşmüş partisinde seçimden sonra ayakta kalmakta güçlük çekebilir. Zaten 12 Eylül 2010 referandumunda yaşanan iç tartışmalarla hayli yıpranmış bünye Meclis'in dışında kalmanın yıkıcı etkisiyle kendisini başka mecralarda ifade etmenin yollarını aramaya koyulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhafazakar kitlenin, bir yandan ahlakçı hassasiyetle MHP'deki ahlaki zaafiyete, öte yandan MHP'nin baraj altında kalarak AK Parti'nin anayasa yapacak güce erişmesi icabına ikna edilmesi gerçek emeli gizleyen büyük bir sütredir. Bir diğer ifadeyle, anayasa yapacak güce erişmiş AK Parti idealinin demokratikleşme için çok mühim olduğu, dolayısıyla MHP'nin başına getirilenin meşru görülmesi gerektiği fikri tam bir zokadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de muhafazakarların iktidarına batı başkentlerinde gösterilen tahammülün eşiği, Türkiye toplumunu batı tipi modernleşme yolunda sekülerleştirmesi ve AB(D)'nin bölgesel nâzım planına katılıp içeriden akıl yönlendirici olma işlevi süresincedir. İster AK Parti, ister başka bir parti olsun, herhangi bir iktidar bu role başkaldırdığında içeride ve dışarıda birbiri ardınca gelecek saldırılara hazırlıklı olmalıdır. Bugünleri gördüğümüze göre, bu satırların yazarının, İran'ın 1979'dan bu yana AB(D)'nin ardı arkası kesilmeyen operasyonlar, entrikalar, saldırılar, yaptırımlar, tehditler ve ambargoları karşısında nasıl ayakta kalabildiğini inceleme önerisinin ne kadar haklı ve yerinde olduğuna hak veriliyordur."&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 Mayıs 2011 Salı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kenan Çamurcu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha fazlası için &lt;a href="http://www.camurcu.com/home.asp?pg=1"&gt;&lt;span style="color:#330000;"&gt;tıklayınız&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5988843170314027161?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5988843170314027161/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5988843170314027161' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5988843170314027161'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5988843170314027161'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/05/son-kaleyi-dusurme-harekatnn-muhtemel.html' title='&apos;Son Kale&apos;yi Düşürme Harekâtının Muhtemel Tahribatı'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-3711347135243606043</id><published>2011-05-14T23:31:00.001+03:00</published><updated>2011-06-18T22:40:16.354+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset ve Politika'/><title type='text'>Genişlik</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Özel hayattan bahsediyoruz sık sık özellikle son çıkan kasetlerden dolayı.Bu kasetteki kişinin yaptıkları kendisi ve ailesini bağlar.Eşini de aldatabilir metres tutabilir.Fakat benim aklıma takılan bu kişinin kaset skandalı çıksada çıkmasada kendisini milletinvekili olma genişiliğine sahip olmasıdır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İster akp ister chp isterse&amp;nbsp;mhp önemli değil.Toplumumuz ne kadar çok sağlıksız insanlar yetiştiriyor.Anlaşılması zor olan ise ne olursa olsun bu durumdaki bir insan bile kendini savunabiliyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-3711347135243606043?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/3711347135243606043/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=3711347135243606043' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3711347135243606043'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3711347135243606043'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/05/genislik.html' title='Genişlik'/><author><name>Investor</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-kTeDRTV_iuw/TcXOuBMpuSI/AAAAAAAABS8/CE730XlqLgo/s220/untitled.png'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5338610982341124177</id><published>2011-05-13T20:51:00.003+03:00</published><updated>2011-05-13T21:46:12.311+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel gelişim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Ay Hırsızı</title><content type='html'>Adile Naşit, Münir Özkul, Şener Şen ve Ayşen Gruda gibi çok değerli sanatçıların oynadığı Neşeli Günler filmini hepimiz izlemişizdir. Şener Şen'in canlandırdığı Vecihi karerinin aslında kimin adı olduğunu biliyor musunuz? Peki Ferhan Şensoy'un eski sevgilisiyle olan hikayesini ? Menderes'in cezaevinden eşine elli sözcükle mektuplaşmasına izin verildiğini ? Oyuncak diyip geçtiğimz Barbie, Mickey Mause, Felix vb. oyuncakların nasıl bugünlere geldiğini ? Muhammet Ali boksa nasıl başlamış ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenecek bilgi aslında o kadar çok ki, fakat hayatlarınıı o kimle gezmiş hangi kim kimi öpmüş, kim hangi arabayı almış tarzı şeylere takmış insan var etrafımızda. Bırakın ünlüleri takmayı etrafı bile yetiyor o tarz insanlara. Kadınlara hiç kızmayın erkekler de bazen kadınlarla yarışır bu konuda. Keşke dizilere bağlandıklarıı kadar kitaplara  ya da belgesel tarzı yayınlara bağlansalar. Reşat Nuri Güntekin boşuna dememiş. " "Bir insana neden kitap okumuyorsun demek,neden piyano çalmıyorsun demekle aynı şeydir.Çünkü kafayı kitap okumaya alıştırmak,parmakları piyano çalmaya alıştırmaktan kolay değildir." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk parağrafta sorduğum soruların cevapları ve birbirinden farklı fakat bir o kadar da birbirine bağlı bir çok olayı akıcı ve güzel anlatım tarzıyla &lt;em&gt;Sunay Akın'ın AY HIRSIZI&lt;/em&gt; adlı kitabında bulabilirsiniz. Bırakın Fatmagül'ün suçunu, Hanımın Çiftliğinde olanları, Sultan Süleyman'ın haremini, bırakın Çocuklar Duymasını, çocuklar öğrensin Cervantes'i, Halide Edip'i, Orhan Kemal'i, Van Gogh'u, Mozart'ı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okumak üniversiteler bitirmekle yetmiyor, okumak kağıt kokusunu okul bittikten sonra da kitaplardan alarak devam etmeli. Bakış açısı her şeyi değiştirir, bilmek size her zaman avantaj getirir. Belki bu yazı size boş gelecek belki de bana hak vereceksiniz. Bir kişi bile şu yazıdan bir fayda sağlasa mutlu olurum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta Beatles'ın kuruluş hikayesiyle kapanış yapalım. Hikayenin sonunda şöyle anlatır Sunay Akın:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;İnsanlığın aya ulaşma haberlerinin en yoğun olduğu 1960’lı yılların gazete sayfalarında, astronotlardan daha çok, öykülerini okuduğunuz “Beatles” grubunun fotoğrafları yer almaktadır! Ve NASA, kuruluşunun 50. yılı kutlamaların da, uzaya dev uydulardan bir şarkı yayını yapar. 3bin 879 trilyon kilometre ötedeki Kutup yıldızı’na ulaşan şarkı Beatles’ın &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=Rj-4t9drUlM"&gt;“Evreni Aşmak (Across The Universe) ”&lt;/a&gt; adlı eseridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırılan ışık hayalleri ,&lt;br /&gt;Beni tekrar tekrar çağıran &lt;br /&gt;Bir milyon gözün dans etmesi sanki&lt;br /&gt;Ve evren boyunca düşünceler &lt;br /&gt;Bir posta kutusunun içindeki&lt;br /&gt;Dinmeyen rüzgar gibi amaçsızca dağılıyor. &lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5338610982341124177?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5338610982341124177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5338610982341124177' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5338610982341124177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5338610982341124177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/05/ay-hrsz.html' title='Ay Hırsızı'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-656921986267279686</id><published>2011-05-05T13:58:00.022+03:00</published><updated>2011-05-06T20:46:22.187+03:00</updated><title type='text'>Yeniden Başlamak</title><content type='html'>Onlarsız yapamayacağınızı düşündüğünüz ne varsa çıkartın hayatınızdan.Deneyin bir kez; göreceksiniz ki aslında vazgeçilmez değillermiş. Cep telefonlarını, bilgisayarları, televizyonları hayatınızın totemi haline getirdiğiniz, tapındığınız ne varsa çıkarın bir kez hayatınızdan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkmayın, size ulaşamasın sevgiliniz, işleriniz zorlaşsın biraz, bedeninizin yorulsun biraz, elektromanyetik dalgaların yorduğu kadar yoramaz hiç birşey sizi. Sevgilinin artık tahammül edilemeyen tavırlarına yüzyüze muhattap olmak bile, bu kutsadığımız tüm metaların vazgeçilmezliğinden daha vazgeçilmezdir bilir misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç aylığına facebook hesabınızı kapatın mesela? Twitter'ınızı pasifleştirin birkez. Aileniz bile özlesin sizi. Mektup yazın sevdiklerinize, elektronik postalara inat. Paylaşımlarınız bir tıkla olmasın, bir ekmeği bölüp uzatır gibi olsun sevmek ve onu paylaşmak. Dizileri seyretmeyin bir hafta. Televizyon gürültüsü olmadan huzurun sessizliğini dinleyin. Suskunlukların tedirgin ediciliğinden korkmayın. Yanlış sözcükler çıksa bile ağzınızdan konuşun. Sorular sorun, ne yaptın bugün diyin, yemeğin tadını tuzunu konuşun. Dedikodu yapın yüzyüze. Bir kahve pişirin akşamları, çok biliyormuş gibi oturun fal bakın. Kitap okuyun birbirinize. Fatmagül'ün suçunu televizyondan değil, Vedat Türkali'den öğrenin. Bu ülkenin gerçeklerini Kurtlar vadisinden değil, gazeteleri tersten okuyarak anlamayı deneyin bir kez. Marketten dondurulmuş, dilimlenmiş yiyecekler almayın;yemek yapmanın, onu yakmanın, yanık yanık ne kadar da lezzetli olmuş demenin sonra hastalanmanın keyfine varın bir kez. Sallama çaylarla ancak ucuz zevklerinizi tatmin edeceğinizi ve iyi demlenmemiş bir çayın demlenecek bir sohbete girizgah olamayacağını öğrenin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıkın bütün kutsallarınızı, Allah'ın varlığı dışında sizi var ettiğini düşündüğünüz o tanrılarınızı birer birer yıkın. Kabe diye taptınız hayatınızın içine doldurulmuş bütün putlarınızı, ibrahimi bir cesaret ve gönülle adeta bütün nemrudlara başkaldırırcasına yıkın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğinizi öldürerek başlayın işe. Suret yıkılınca manayı görecek ve aslında sevdiğiniz ne varsa ayaklarınız altına almak için beyhude geçirdiğiniz her an için hayıflanacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok geç olmadan başlayın, çünkü zaman bizi avucunda tutan bir hayaldir. Gün olur rüya biter ve biz gerçeğe düşeriz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-656921986267279686?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/656921986267279686/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=656921986267279686' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/656921986267279686'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/656921986267279686'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/05/yeniden-baslamak.html' title='Yeniden Başlamak'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-3034591403695093083</id><published>2011-04-14T11:22:00.056+03:00</published><updated>2011-05-05T13:58:19.006+03:00</updated><title type='text'>İncir Reçelini Sevmek</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Akha3fqHz-k/TadUD2x2vVI/AAAAAAAAAHs/DfdYgtglm7k/s1600/incir-receli_1139285.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 214px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5595533487252094290" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-Akha3fqHz-k/TadUD2x2vVI/AAAAAAAAAHs/DfdYgtglm7k/s320/incir-receli_1139285.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bilgi toplumunun okumuş cahilleriyiz hepimiz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir üniversite bitirmeyi, ardından lisanüstü eğitime devam etmeyi toplumsal algıdaki yerimizi sağlamlaştırmaktan daha fazlası için yapmıyoruz çünkü. Yaptığımız herşeyin karşılığında/sonucunda birşeyler görmek istiyoruz. Belki bir diploma, belki bir saygınlık, belki maddi bir getiri ve elde ettikçe daha fazlasını istiyor, içimizdeki doymak bilmeyen o kapitalist canavarı durduramıyoruz. Birşeylere sahip veya ait olma, birşeyleri elde etme dürtüsüyle bizlere bağışlanan kısacık ömrü uğraşlarımıza kurban ediyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hayatımızı ortaya koyarak sadece elde etme saikiyle kazanılan maddi ve manevi etiketlerin, entellektüel gelişimimize hiçbir katkısı olmadığını anlamamız ise hiçbir zaman mümkün olmuyor. At gözlüğü takmışçasına odaklandığımız sarp kalelerin zirvelerine ulaşmak için geçtiğimiz yollardaki güzellikleri görmüyoruz bile. Hedef o kadar değerli ve önemli bir hal alıyor ki onsuz yaşamayacakmış gibi düşünüyor ve onun için ölüme koşarcasına mücadele ediyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İşte bu yüzden sevdim bu filmi: "&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.incirreceli.com/"&gt;İncir Reçeli&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;" &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir kadının elde edilmeden de sevilebileceğini bize sarsıcı bir şekilde anlatma başarısını gösterdiği için sevdim. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dokunmadan sahip olmanın, elde etmeden içinde hissedebilmenin, susarak konuşabilmenin, sevişmeden sevebilmenin en güzel, en saf örneğini anlattığı için sevdim. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Saklandığımız ve onlarsız yaşayamayacağımızı düşündüğümüz modern mağaralarımızdan bizi çıkarmayı başarabildiği için sevdim. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Herşeye başka bir gözle, başka bir kimlikle bakabilmeyi öğrettiği için sevdim. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Aşkların, evliliklerin günlük, gecelik hatta saatlik dilimlere eş tutulmasıyla irite edildiği günümüzde, bir Hıv pozitifliyi herşeye rağmen sevmenin güzelliğini gösterebilecek sosyal cesarete sahip olduğu için sevdim. İnandığımız değerleri, önyargıları, gerçek diye dayatılan modern zaman kavramlarını reddedecek bir aydın ahlakına sahip olduğu için sevdim. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;"Bana nefes alan hiçbir şeyi sevme hakkı vermediler" derken, nefes alanların ve sevdiklerinin sen onları sevsen de onların asla ve asla seni sen gibi sevemeyeceklerini, sevdirmeyeceklerini, ötekileştireceklerini bildiğim için, "iyi ki seni sevip o kurgusal dünyalarına alıp gerçekten kirletmemişler" cümlesini düşündürtecek kadar hayat dolu bir karakter yaratmayı ve bize sevdirmeyi başardığı için sevdim.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kadının "Keşke herşeyi senin gözünle görebilseydim" derken aslında bir isyanın sözlerini fısıldadığı, kendi hayat hikayesine serzenişten öte toplumsal vicdana seslendiği ve bakış açınızı, yaşantı biçiminizi, değer yargılarınızı değiştirin mesajını bu kadar içten ve güçlü verebildiği için sevdim incir reçelini. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Beni gerçek sandıklarımdan, bireysel ve toplumsal gerçekliğime uyandırdığı ve o isyana eşlik etmem gerektiğini söylediği için sevdim ve hiç dilimden düşürmedim isyanı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-6bf95ad2cdec0313" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v4.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3D6bf95ad2cdec0313%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329840021%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D57CE9B973BC5D53C3AB194DA8128B5435D4329C1.29B9D932CF55C0F06609B58265CC2462D01CCD63%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D6bf95ad2cdec0313%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DpGjkxcYJ2e_TgSqTbIjOzL_37xY&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v4.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3D6bf95ad2cdec0313%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329840021%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D57CE9B973BC5D53C3AB194DA8128B5435D4329C1.29B9D932CF55C0F06609B58265CC2462D01CCD63%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D6bf95ad2cdec0313%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DpGjkxcYJ2e_TgSqTbIjOzL_37xY&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mutsuzca oturduğum koltuktan kalkıp, amaçsızca gittiğim sinemadan çıktığımda öğrendiğim en acı ve güzel olan şey, uzatmalı üniversite hayatımın son demlerinde hala okuyan bir cahil olduğum gerçeğiydi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Teşekkürler incir reçeli, saklandığım yerden beni de çıkardın.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-3034591403695093083?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=6bf95ad2cdec0313&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/3034591403695093083/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=3034591403695093083' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3034591403695093083'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3034591403695093083'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/04/incir-recelini-sevmek.html' title='İncir Reçelini Sevmek'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Akha3fqHz-k/TadUD2x2vVI/AAAAAAAAAHs/DfdYgtglm7k/s72-c/incir-receli_1139285.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-1165595598713032758</id><published>2011-03-30T22:16:00.004+03:00</published><updated>2011-03-30T22:49:16.628+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SGK'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Torba Yasası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İşe Alım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş hayatı'/><title type='text'>Torba Yasası Teşvikleri</title><content type='html'>Kamuoyunda ”Torba Yasa” olarak bilinen, 6111 sayılı ”Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” yürürlük tarihi 1 Ocak 2011. Yeni yapılan düzenlemelerle bir çok konuda değişiklik yapılmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşverenler için de çok kritik düzenlemeler var. İşverenlerin SGK’ya olan borçlarının yapılandırıldığını ve nisan sonuna kadar başvurmaları halinde peşin veya 6, 9, 12 ve 18 taksit halinde ödeyebileceklerini biliyoruz. Bunun yanında getirilen çok önemli bir diğer düzenleme de belirli şartlarla işe alınacak kişiler için sağlanan prim teşvikidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık işe alımlarda sizin İŞKUR'a kayıtlı olmanız veya orada ki kurslara katılmış olmanız işveren açısından işine yarayacağı için bir adım önde olmanızı sağlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yasada belirtilen kapsamdaki kişileri 31 Aralık 2015 tarihine kadar işe alan işverenlere, sigorta primi işveren payı, işe aldıklar kişiye bağlı olarak değişen sürelerle İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak. Bu kapsamda 18-29 yaş arası gençler veya 18 yaşından büyük kadınlardan;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;1. Mesleki yeterlilik belgesi sahibi olanlar için &lt;strong&gt;48 ay süreyle&lt;/strong&gt;,&lt;br /&gt;2. Meslek lisesi, meslek yüksek okulu veya İŞKUR kurslarından mezun olanlar için &lt;strong&gt;36 ay süreyle,&lt;/strong&gt;3. İlk iki madde kapsamında meslek belgesi olmayanlar için &lt;strong&gt;24 ay süreyle&lt;/strong&gt;,&lt;br /&gt;4. İlk iki maddede belirtilen meslek belgesi sahibi olup da 29 yaşından büyük olan erkekler için &lt;strong&gt;24 ay süreyle,&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;5. Yukarıdaki dört madde kapsamında işe alınan kişiler İŞKUR’a kayıtlı işsizler arasından seçilmesi halinde ilave olarak &lt;strong&gt;6 ay süreyle&lt;/strong&gt;, işveren prim tutarları fondan karşılanacak. Ayrıca hâlihazırda çalışmakta olup da 1 Mart 2011 itibarıyla mesleki yeterlilik belgesi veya meslek lisesi/yüksekokulu diploması alan işçi için de &lt;strong&gt;12 ay süreyle &lt;/strong&gt;prim teşviki verilecek.&lt;br /&gt;Hiçbir mesleki belgesi olmayan fakat İŞKUR’a kayıtlı olan bir kişinin işe alınması durumunda ise &lt;strong&gt;6 ay süreyle &lt;/strong&gt;prim teşviki verilecek.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her bir teşvik maddesinden yararlanabilmek için, işe alınan kişinin son altı ay içinde SGK’ya bildirilmemiş olması ve işe girdiği işyerindeki son altı aylık personel ortalamasına ilave olarak işe alınması gerekiyor. Böylece bir işyerinden diğerine aktarma yapıp teşvik alınamayacağı gibi, işverenlerin bir işçiyi çıkarıp yerine başkasını alarak teşvikten yararlanması da önlenmiş oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşvik şartlarını pek hafife almamak gerekir. İşyerimde artık bu özelliklere sahip kişiler arasında seçim yapıyoruz. Devlet bu teşvik ile hem insanların İŞKUR'a kayıt yaptırmasını sağlıyor hem de İŞKUR kurslarıyla kişilerin meslek edinmelerine yardım ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca işverenlerin yararlanabileceği prim teşvikinde asgari ücret değil, prime esas kazanç tutarının esas alınıyor. Asgari ücret esas olduğunda işverenin avantajı işçi başı 155 lirayla sınırlanmış oluyordu. Ancak prime esas kazanca göre teşvik sağlandığından, işçi başı teşvik 1.009 liraya kadar çıkabiliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-1165595598713032758?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/1165595598713032758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=1165595598713032758' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1165595598713032758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1165595598713032758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/03/torba-yasas-tesvikleri.html' title='Torba Yasası Teşvikleri'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-324974527510570583</id><published>2011-03-30T21:10:00.006+03:00</published><updated>2011-03-30T22:45:32.656+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tavsiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Hayat ve Hüzün</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Z06cdtU4rz0/TZN-GAx2V0I/AAAAAAAAAJI/To7BVWQBDAI/s1600/fft16_mf1093691.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 120px; height: 296px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-Z06cdtU4rz0/TZN-GAx2V0I/AAAAAAAAAJI/To7BVWQBDAI/s320/fft16_mf1093691.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5589950204250314562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bugün şöyle bilimsel belki de herkesin  dikkatini çeken bir yazı yazacaktım. Aslında yarısına kadar yazdım. Sonra hepsini ctrl+A ile seçip Delete tuşuna bastım. Konu uyku ile ilgili Bilim ve Teknik'te okuduğum bir makaleydi. Vazgeçtim... Ayşe Kulin'den bahsetmek istiyorum. Son romanları Hayat ve Hüzün. Okuyup bitirince ctrl+A ile seçip Delete tuşu olsa hayatımız da ve bazı şeyleri yaşamamış olsak diye hayal ettim.  &lt;em&gt;"Ayşe Kulin"&lt;/em&gt; olana kadar neler geçmiş başından. Kadın hala güzel yaşına rağmen. Annemle bunu konuşurken babam tipik erkek cevabı vererek " Hiç zorluk çekmemiştir, ondan böyle kalmıştır" dedi. Kitabı okuyunca Ayşe Kulin'in hayatı karşıdan göründüğü kadar kolay olmamış (kimin hayatı kolay ki zaten).2 evlilik geçmiş başından ve 4 erkek çocuğu büyütmüş. Hayatı zor geçmiş fakat bir o kadar da gezip eğlenmiş. Kitabı okurken en çok hoşuma giden bölümü kolej yıllarıydı. Keşke ben de kolejde okusaydım diye içimden geçirdim. Koleji kolejli birinden dinleyince ben yıllarca boşuna okumuşum diye düşünüyorum. Şimdi ki eğitim sistemi sadece ezberci bir model var. 4-5 şıktan oluşan, sınavlarla geçen yıllar sonrasında 24 yaşıma girmeme az kala hala ders çalışmak bir yönden üzüyor. Yaşıtlarıma baktığımda çoğumuz böyleyiz. En baştan yapılan yanlışları düzeltmek için çok uğraşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayşe Kulin'in kitabını okuyunca siz neler hissedersiniz bilmiyorum ama benim çok hoşuma gitti.  İlk başta Ayşe Kulin'in hayatını okusam mı diye terddütle bakmıştım ama bir roman gibi geçen hayatını okudukça elinizden bırakamıyorsunuz kitabı. Ayrıca anlattığı hayatı yanında o dönemde ülke de olan siyasi olayları da anlatması yerinde olmuş bence. O dönemde ki olaylara göre hayatının çoğu yeri şekillenmiş. Nryse gerisi kitabın sayfalarında elinize alın ve si de kendi paınıza düşeni alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayşe Kulin baskın çıktı bugün. Diğer konu da başka zamana inşallah.  Herkese iyi akşamlar ve bol bol okumalar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-324974527510570583?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/324974527510570583/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=324974527510570583' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/324974527510570583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/324974527510570583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/03/hayat-ve-huzun.html' title='Hayat ve Hüzün'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Z06cdtU4rz0/TZN-GAx2V0I/AAAAAAAAAJI/To7BVWQBDAI/s72-c/fft16_mf1093691.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-6377805886744992247</id><published>2011-03-23T11:46:00.046+02:00</published><updated>2011-03-23T16:14:46.869+02:00</updated><title type='text'>Ağlar Ayağımıza Bağ Olurken</title><content type='html'>Biten günlerin o yorgun akşamlarında birşeyler yemek için mutsuzca girdiğim mutfakta kendi kendine birşey mırıldanan ve toplumsal algıda "deli" diye yaftalanan insan misali orda öylece açık duran ve kendi kendine amaçsızca sesler çıkaran televizyonda son birkaç gündür dikkatimi çeken, gsm operatörlerinin anayasa/ tüketici hakkı anafikri etrafındaki reklamları oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklamların zihnimdeki domino etkisi beni gerilere götürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmparatorluklardan ulus devletlere kanlı savaşlarla evrilen süreçleri ve bugünlere geldiğimizde karşımıza devletin sosyal niteliğini gözardı eden özel sosyal ağlarla reorganize edilen paralı cumhuriyetlerin/şirketokrasilerin ihtişamlı yükselişini düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bireysel emeklilik, sağlık, hayat, trafik, işsizlik, ferdi kaza, kişisel güvence, kişisel sorumluluk, işyeri, ev, otomobil gibi yüzlerce kalemden oluşan sigortalarla insanları devlet çatısının güvenilmezliği saikiyle davranmaya, kendini garanti altına alma dürtüsüyle hareket etmeye teşvik ederek zihinlere zerk edilen şey aslında devletin yakın gelecekte cici baba rolünü de bırakacağı mesajıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesajı aldım ve düşündüm. Bu cahil algılayışım ve kıt bilgimle bildiğim bir şey var ki, modern zamanlarda bilmek hem güç hem de karanlıktır.O karanlığı yırtmak için düşünmeye ve sorular sormaya başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklım o deli misali kendi kendine sordu: Tüsiad'ın devlet şeklinin cumhuriyet olduğuna dair madde dışında değiştirilemez hiçbir hüküm olmayacağına dair kamuoyuna paylaştığı anayasa taslağı ışığında, küresel bir marka haline gelen gsm şirketlerimizin "anayasa metinlerini" nasıl okumalıyız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergenekon operasyonlarıyla psikolojik terör, nefret suçu gibi muğlak ifadelerle gazeteci tutuklamalarının başladığı, sehven yapılan telefon kayıtlarıyla hayatların karartıldığı bugünlerde cep anayasaları, tüketici hakları bildirgesi sizce de birçok açıdan çok anlamlı değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden şununla görüştün? Neler konuştunuz? Telefonunuzun şu gün şu saatte şu örgüt üyesiyle aynı alan içinde sinyal veriyormuş gibi buram buram tuzak kokan sorularla hukukun işletildiği bu günlerde operatörlerden birinin sizlere verdiği "anayasal güvence"lerden biri ironik bile olsa şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;madde 10: Güvenlik Hakkı. Kişisel bilgilerinin korunması herkesin hakkıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sehven yapılan kayıtların "yeni devlet düzeninin bekası için" bu madde çerçevesinde mi yapıldığı sorusunu bir kenara koyaraktan devam edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gsm şebekeleriyle, sosyal ağlarla kontrol altında tutulan insanoğlunun, vatandaş kimliğinden birey kimliğine sert bir biçimde savrulduğu günümüzde küresel şebekelerin, şebekeler üzerinden bir toplumu nasıl şebeğe çevirdiğini, insan onurunu, şerefini, mahremini nasıl ayaklar altına aldığını görmemek için sadece gözün değil, vicdanın da kör olması lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama görünen o ki şebekelerin afilli anayasalarının dibine düştüğü notlarla her daim kazıklanacak olan modern zamanın "akıllı bireyleri", çoktan onların çekim alanına girmiş bile ve birkez girdin mi bu oyuna bir daha çıkışına izin vermezler. Ya onlardansındır ya da bir hiç. Hiç değilsen bile yukarıda görülen örneklerde olduğu gibi bir hiçliğin içinde kaybolman için elinden geleni yaparlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela facebook hesabınıza bakın, silebiliyor musunuz? Dondurmak dışında yapabileceğiniz birşey var mı? Bireysel emeklilikte en az 10 yıl sistemde kalmanız zorunlu ki ödemeyecek hale geldiğinizde de ne tesadüftür ki sadece hesabınızı dondurabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkez girdin mi o oyuna bir daha çıkamazsın.&lt;br /&gt;Dedim ya bilmek hem güç hem karanlıktır. Keşke bu sığ anlayışım ve bilgim dahi olmasaydı. Çünkü bildiklerin karşısında her gün biraz daha yorulursun. O iflah olmaz çekimin yarattığı toplumsal duyarsızlık karşısında delirmenin eşiğine gelir ordan umursamızlığın, boşvermişliğin karanlığında kaybolursun. Bildiklerinin ağırlığıyla yaşamak ve onların unutmak istemenin gelgitleri arasında gider gelirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Televizyondan bir ses gelir yeniden cep anayasası, tüketici hakları, faizsiz masrafsız kredi sözcükleri uçuşur havada.Yemek yerken düşünen, fikri hareketlilik dışında dışardaki dünyayla tüm bağı ekrandan gördükleriyle olan ve fiziken eyleme geçememekten obezleşen ve her gün biraz daha mutsuzlaşan bireylerden biri olmuşsunuz artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereden başlamalıyım diye sormaya ve cevabı duymaya hala cesaretiniz varsa; o cevap aynaya baktığında gülümseyerek güne başlayacağını ve en iyi (b)ağın birinin elini tutup gözüne bakmaktan geçtiğini bilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modern zamanların bilge bir delisi olmak dileğiyle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-6377805886744992247?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/6377805886744992247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=6377805886744992247' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6377805886744992247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6377805886744992247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/03/aglar-ayagmza-bag-olurken.html' title='Ağlar Ayağımıza Bağ Olurken'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-6928136344646743377</id><published>2011-03-11T09:54:00.017+02:00</published><updated>2011-03-11T11:07:11.065+02:00</updated><title type='text'>Hikaye</title><content type='html'>Hiç birşeyin eskisi gibi olmayacağını bile bile, herşeye rağmen hayata tutunmaya çalışan bir insanı içten içe kemiren kanser gibidir aşk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarmaşık kelimesinden gelirmiş zaten, sarmaşık gibi sardığını uzun zaman sonra kurutur bitirirmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öldüğünüzü hisseder ama kurtulamazmışsınız. Sonunu bildiğiniz bir filmi tekrar tekrar izleyip yeniden hüzünlenmek gibiymiş aşk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrendim ki küçücük şeyler için bile bazen büyük bedeller ödemek gerekirmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha ne bedeller ödeyeceğim senin için bilmiyorum ama madem bedel ödüyorsun neden hala burdasın dediğinde, "&lt;span style="color:#330000;"&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;sana rağmen senin için burdayım, o bedelleri ödememek için, senden yeni bir sen, benden yeni bir ben, yeni bir biz yaratmak için burdayım&lt;/span&gt;" demek isterdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Yaratmak ne iddialı, tanrısal bir laf değil mi? Aşk böyle bir şey işte sevgili, kendinden başka bir insan yaratmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bambaşka biri oldum bu yolda, değişmesi gereken ben miydim bilmiyorum ama değiştim.&lt;br /&gt;Suskunluklarımı o kadar çok biriktirmiştim ki içimde, sesim bile yabancı gelmeye başlamıştı bana. Değiştim işte, sevdiğin adam değilim artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk böyle bir şey işte sevgili.&lt;br /&gt;Ama ne kadar değişirsem değişeyim, hep aynı hataları yapacağım; yenemeyeceğim kendimi, kendime rağmen. Daha güzel olacak umuduyla çıktığım her yolda daha da mutsuz olacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz verdim kendime o yüzden, bitmesi gereken ne varsa bitiremediğim, işte onlar bittiğinde, ben sadece ben olarak yaşacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk böyle bir şey işte sevgili.&lt;br /&gt;Sana rağmen, aşka rağmen seni sevmek.&lt;br /&gt;Anlamadın değil mi, boşver bu da böyle yarım kalsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-38665b6d9e1378dd" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v3.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3D38665b6d9e1378dd%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329840021%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D28DDF357153A416D639C094FA18A614EAFF47E94.22C6A7CDD1AC897CFF6F409FEDA9FA7D08B937EB%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D38665b6d9e1378dd%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DyeU7ydBB9jI5xO2B6pLGFaJ0ZiI&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v3.nonxt6.googlevideo.com/videoplayback?id%3D38665b6d9e1378dd%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329840021%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D28DDF357153A416D639C094FA18A614EAFF47E94.22C6A7CDD1AC897CFF6F409FEDA9FA7D08B937EB%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D38665b6d9e1378dd%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DyeU7ydBB9jI5xO2B6pLGFaJ0ZiI&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Hesaplar yaparız sonumuzu bilemeden&lt;br /&gt;Dünyalar kurarız dengimizi bulamadan&lt;br /&gt;Acılar çekeriz hesabını soramadan&lt;br /&gt;Yeminler ederiz tutamadan&lt;br /&gt;Çeker gideriz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel hikayelerinizin olması ve o hikayelerin mutsuz bitmemesi dileğiyle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-6928136344646743377?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=38665b6d9e1378dd&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/6928136344646743377/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=6928136344646743377' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6928136344646743377'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6928136344646743377'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/03/hikaye.html' title='Hikaye'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-6419526930105583083</id><published>2011-02-28T15:31:00.015+02:00</published><updated>2011-02-28T16:35:18.606+02:00</updated><title type='text'>28 Şubat</title><content type='html'>Dönemin en önemli siyasi aktörü Erbakan'ın vefatı bir dönemin kapandığını gösterirken, Milli Görüş'ün Saadet Partisi çatısı altında içine büzülerek siyaset sahnesinden iyice silinip silinmeyeceği;başka mecralarda yoluna devam edip, önümüzdeki genel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında yeniden kendisine bir çıkış yolu bulup bulamayacağı ayrı bir tartışma konusu elbette ama geçen 14 yılı gözönüne aldığımızda batan bankaları, holdinglerin yönetim kurulundaki paralı askerleri, 8 yıllık eğitim sürecini, öcalan'ın yakalanmasını, 11 Eylülü ve oradan Körfez'den Kuzey Afrika'ya uzanan isyan dalgasını düşündüp, tüm bu süreçte Erbakan'dan talebesi erdoğan uzanan Türkiye fotoğrafı daha mı iyi daha mı kötü asıl cevabı aranması gereken soru bu bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada sevgili emrah doğum günün kutlu olsun,seni hep bir postmodern darbeyle hatırlamak kötü de olsa, darbesiz cuntasız nice senelere dostum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-6419526930105583083?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/6419526930105583083/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=6419526930105583083' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6419526930105583083'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6419526930105583083'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/02/28-subat.html' title='28 Şubat'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5743364263220122236</id><published>2011-02-07T22:54:00.002+02:00</published><updated>2011-02-07T23:05:28.496+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Teşekkürler Eski Sevgili…</title><content type='html'>Bazen çok şey yaşarsın ve bunu kelimeler döküp rahatlamak istersin. Fakat o kadar çoktur ki içindekiler kelimeler birbiriyle yarışır, üst üste biner ve elinde kalemle beyninde kelimelerle dakikalar geçer durur. Sonra sen zaten iç sesinle konuşmaktan yorulmuşsundur. Yazmayı başka zamana bırakırsın. İşte ne zaman hissettiğim son anları yazmak istesem böyle oldu. O kadar çok şey birikince benim için yazmak kolay olmadı. İnternette bulduğum bir yazı işte bu dedirtti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;Kaç defa ayrılıp barıştık, saymadım. Hepsinde son olduğunu düşündüğüm ayrılıklarımızla büyümüşüm, yeni fark ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkürler Eski Sevgili…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrılıklar insanı büyütüyor, bu kesin! Ancak nereye doğru boy vereceğini, hangi yöne gideceğinin seçimini kişi kendisi yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senden nefret ederek, içimde kin besleyerek de büyüyebilirdim. O zaman kötülüğün o soğukkanlı erdemine ulaşırdım ama benim toprağım iyi! Ne yapsam kalbimde uzun zaman barınmıyor kötülük!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni severek girdiğim sevgi adasında, tek başıma kaldığımın kaçıncı tekrarıydı, hatırlamıyorum; senden nefret etmemeyi öğrendim. Yaşadıklarımıza, sevgime, kendime duyduğum saygıya hürmetten, ben seni olduğun gibi kabul etmeyi seçtim. Bu daha zordu üstelik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanı insan yapan erdemlerin başında geliyorsa sabır ve anlayış, ben bu basamağı çıkmak niyetindeydim. Belki de sadece bu yüzden hayatıma gönderildin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En kolayı nefret etmek aslında! “Allah belanı versin” diyerek küfür etmekten daha kolay ne var, gidenin ardından yapılacak? Çok canın yandığında, kalbin kırıldığında isyan ediyorsun, bunu kim anlayamaz? Ancak öfkelenmenin de sınırını ayarlamak gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onca yaşanmışlığa, emeğe isyan ediyorsun. Doğal bir tepki! Sonra aklın devreye girmesi gerekiyor. Birini sevmek, sadece kalbinin seçimiyle olabiliyor. Kimse kimseyi silah zoruyla sevdiremez, sadece yanında durmasını sağlayabilir. Sevdiysen, yüreğinin ve aklının tercihi budur; kandırıldığını ve inandırıldığını düşünmek ise, ruhun kendini kandırmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her seçimimizin sonu iyi olsaydı, nasıl büyürdük? Hiç elimizi kesmeden, bıçağın tehlikesini öğrenebilir miyiz? Hiç acı çekmemiş bir ruhun, geleceği yer neresidir? Daha önemli soru, madem olgunlaşmayacak ve öğrenmeyecek, o ruh neden buradadır? Bu soruya farklı cevaplar verilebilir elbette!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seninle birlikte, bu hayatta olup biteni merak etmeyi öğrendim. Neden yaşadığımı, neden bu yaşadıklarımın başıma geldiğini ve daha birçok soruyu sormayı öğrendim. Bana yaşattıkların katlanması hiç kolay acılar değildi ama hepsi için teşekkür ederim. Kendime giden yolda, rehberlerimden biri de sendin! Allahtan benim toprağım iyiydi, kötülüğe doğru serpilmedim!&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5743364263220122236?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5743364263220122236/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5743364263220122236' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5743364263220122236'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5743364263220122236'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/02/tesekkurler-eski-sevgili.html' title='Teşekkürler Eski Sevgili…'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-300484076478707733</id><published>2011-02-04T09:56:00.014+02:00</published><updated>2011-02-04T11:24:23.139+02:00</updated><title type='text'>Kendini Tanrı Zannedenlere: Mübarek Olsun</title><content type='html'>İki yüzlü batı.&lt;br /&gt;Medeniyet dişi kalmamış sırtlan sürüsü.&lt;br /&gt;Canlı canlı avını yiyen zalimler.&lt;br /&gt;İşte onlar, o batılı sırtlanlar, uluslar arası medyanın servis ettiği görüntülerden anladığımız kadarıyla kan kokan nefesleriyle "&lt;strong&gt;mübarek bir zafer&lt;/strong&gt;" kazanmak üzereler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lawrence'ın açtığı yolda cetvelle çizilen haritaların zalim diktaları yine aynı efendilerin oyunlarıyla devrilmek üzere.Dün imparatorluklardan ulus-devlet yaratan küresel oyuncular, bugün sınırların dahi kalktığı bir coca cola küreselleşmesini dayatma peşindeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet Coca Cola küreselleşmesi: aynı tat, aynı koku, aynı ebad, aynı ses, aynı söz, aynı haz,aynı, aynı, aynı.&lt;br /&gt;Lawrence'ın açtığı bu yolları önce ihanetle,kanla,parayla döşeyenler şimdi demokrasiyle döşüyorlar zafere giden yollarını.Aynı işte herşey aynı,düzen aynı,işleyiş aynı, tezgah aynı, sadece isimler farklı. Kan içmiyorlar da artık, ruj sürüyorlar şehvetli dudaklarına. Kravatlı beyler var masalarda, kibarlaştık biraz daha anlayacağınız hepsi bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadından çocuğa çevreden diğer yaratıkları koruma amacıyla kurulan uluslararası kuruluşların maskesiyle yapıyorlar işlerini, şehvetli eller ve ihtiraslı gözlerle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin: Nato/BM işbirliğiyle Balkanları bölen batı, referandumla kıbrıs'ı birleştirmeye çalışırken, başka bir referandumla sudanı bölüyor ve yine aynı batı osmanlı-arap milliyetçiliği kavgasıyla yüzyıl önce yaptığı şimdi arabı araba kırdırarak değil ülkeleri; sokakları, evleri, kalpleri ayırıyor birbirinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl sorun şu: aş, iş, ekmek, vicdan, ahlak, hakkaniyet için tunus'tan mısır'a, yemen'den suriye'ye içten içe kaynayan kitleler modern firavunların tahtlarını başlarına geçirmek isterlerken neden öykünürler Türkiye'ye? Ukrayna ve Gürcistan örneği bu kadar gözönündeyken putlarını yıkmaya çalıştıkları mübarek gibilerin yerine Yuşçenkoları,Saakaşvilileri,Otunbayevaların oturması görünürde iyi olmasının albenisi midir kitleleri cezbeden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demokrasi ölümü gösterip sıtmaya razı etmek midir? Bak biz gidersek "&lt;strong&gt;kötü amcalar&lt;/strong&gt;" yeniden gelir söylemiyle saddam hüseyinlerin açık oy gizli tasnifini, modern zamanlarda uygulamaya geçirmek midir demokrasi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha acı olanı da şu ki: İran'ın Lübnan üzerinden açtığı karta, Tunus ve Mısırla cevap veren küresel oyuncular karşısında, sıfır sorunlu "mükemmel" dış politikasıyla İsraili düşman denizinden kurtarırken İran'ı batı karşısında yalnızlaştıran Türkiye'nin, bu oyunda Kuzey Irak üzerinden benzer bir dayatmayla karşı karşıya kaldığı zaman, sıfır sorunlu politikanın sonucu elindeki koca bir sıfırla Ankara'da iyice sıkımış bir pozisyonda olacağı gerçeğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Coca Cola küreselleşmesi diyorlar ya, işte öyle,aynı tad, aynı renk, aynı koku, aynı haz.Uyuşturucu bir etki.Kaybetmeye yeminli, kavgaya Habil ve Kabille başlayan kanlı topraklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak belki kötümser bir senaryo ama özetle durum şu: Şah'ın devrilmesiyle, ortadoğuda İsrail'in güvenliğini sağlamak için Türkiye üzerindeki ambargoları kaldırıp, 12 Eylül'e ışık yakanlar ve o dönem darbe için şartların yeterince olgunlaşmadığını söyleyen zat-ı muhteremlerin işbirliğinin Türkiyeyi savurduğu yer, alevler içerisinde yaşlı adamı kurtarmak yerine çantasını kurtarmak için geri dönen birey profiliyse, Mısır düştükten sonra benzer bir ayaklanma askeri manevralar eşliğiyle İran'da gerçekleşecek olan modern Şaha dönüş ışığında Kuzey Irak faktörü de göz önüne alınarak tüm resim incelendiğinde Türkiye'ye ne olur dersiniz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-300484076478707733?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/300484076478707733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=300484076478707733' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/300484076478707733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/300484076478707733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/02/kendini-tanr-zannedenlere-mubarek-olsun.html' title='Kendini Tanrı Zannedenlere: Mübarek Olsun'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8801360375179660261</id><published>2011-01-24T20:56:00.005+02:00</published><updated>2011-01-24T21:15:42.610+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>İçinizdeki Çocuğa Öğretin...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TT3OpOk6qAI/AAAAAAAAAI0/9HSZCOOjchs/s1600/FamilyLivingPicture.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 122px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TT3OpOk6qAI/AAAAAAAAAI0/9HSZCOOjchs/s320/FamilyLivingPicture.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565831922182694914" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bugün pazartesi olduğundan mıdır bilmiyorum ama her şey ters gitti. Aslında pazartesi sendromum falan hiç olmaz ama bugün sanırım müdürümün negatif enerjisi ve siniri hepimizi çok gerdi. Her şey de bir kusur aradı ve olmayacak laflar etti. Anlamadığımız şey ise geçen hafta ak dediği şeye bu hafta beyaz diyerek tepki vermesi. İş hayatında nabza göre şerbet vermesini bilmezseniz o şerbeti acı acı içersin, bunu bugün daha iyi anladım. Çoğu şeylerin ise ailede öğrenilip ileriki yaşlarda karakterinin temel taşı olduğunu kimse inkar edemez sanırım. Çocuk yetiştirmek zor. Hele o çocuklar büyüdüğünde etrafına mutsuzluk ve huzursuzluk saçmasına hem üzülüyorum hem de beni üzmelerine sinir oluyorum. Kaynağını bilmediğim bir yazı okumuştum uzun bir süre önce. Çok hoşuma gitmişti. Hayat denilen bu yolu nasıl yürüyeceğimize yol gösteriyor bence. Her şey aile de başlar, her şey aile de biter... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;  &lt;blockquote&gt;Çocuklarınızı İyi Yetiştirin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğruları söyletin.&lt;br /&gt;Canı istemediği için çalışmadığında elektrikler kesikti demesin.&lt;br /&gt;Vazoyu kim kırdı dediğinizde ben kırdım diyebilsin.&lt;br /&gt;Sorumluluk almayı öğretin.&lt;br /&gt;Sadece kendi üzerine düşeni yapıp kenara çekilmemesi gerektiğini; her zaman her yerde her şeyden sorumlu olduğunu öğretin.&lt;br /&gt;Birini ezmeden de yukarılara çıkabileceğini hatta bazen yukarılar&lt;br /&gt;denilen şeyin çıkılmasa da olur bir yer olduğunu öğretin.&lt;br /&gt;İlla birini örnek alsın diyorsanız Mustafa Kemal'i öğretin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızlarınızı iyi yetiştirin.&lt;br /&gt;Kendi kendilerine yetmeyi öğretin.&lt;br /&gt;Namuslu olmanın yürekten geçtiğini öğretin. Evden çıkar çıkmaz&lt;br /&gt;ilk köşede eteğinin boyunu kısaltmasına gerek olmadığını öğretin.&lt;br /&gt;İstediğini giymeyi öğretin. İnsanın ahlakının sadece kendi beyninde&lt;br /&gt;olduğunu öğretin.&lt;br /&gt;Kıskanılmanın sevilmeyle aynı olmadığını öğretin. Kıskanılmanın güzel,&lt;br /&gt;saygısızlığın kötü olduğunu öğretin.&lt;br /&gt;Beni çok kıskanır, dışarı çıkarmaz, şunu bunu giydirmez diyen adamla gurur&lt;br /&gt;duymamayı bunun aslında kendine hakaret olduğunu öğretin.&lt;br /&gt;Arayıp neredesin; kiminlesin vs. diyen adama seni tanımadan&lt;br /&gt;önce nasıl davranacağımı bilmiyor muydum haddini bil demeyi öğretin.&lt;br /&gt;Eşlerini aldatan erkeklerin yanındaki ikinci kadın olmamayı öğretin.&lt;br /&gt;Erkeklerle sadece arkadaş olunabileceğini çünkü onların da sadece insan olduklarını öğretin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğullarınızı iyi yetiştirin.&lt;br /&gt;Karşı cinse saygı duymayı öğretin.&lt;br /&gt;Gece yarısı evine dönen kadının aranmadığını öğretin.&lt;br /&gt;Bir kadının omzuna arkadaş olarak da sarılabileceğini öğretin.&lt;br /&gt;Dokunmaktan korkmamasını öğretin.&lt;br /&gt;Sevmenin değer verme olduğunu öğretin.&lt;br /&gt;Sahip çıkmayla sahibi olmanın farklı olduğunu öğretin. &lt;br /&gt;Bulunmaz Hint kumaşı olmadıklarını; olsalar bile burun silinen&lt;br /&gt;mendillerin de kumaştan yapıldığını; hiç kimseyi küçük görmemeyi öğretin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama önce bunları içinizdeki çocuğa öğretin...&lt;/blockquote&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8801360375179660261?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8801360375179660261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8801360375179660261' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8801360375179660261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8801360375179660261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/icinizdeki-cocuga-ogretin.html' title='İçinizdeki Çocuğa Öğretin...'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TT3OpOk6qAI/AAAAAAAAAI0/9HSZCOOjchs/s72-c/FamilyLivingPicture.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8940834136807810557</id><published>2011-01-23T22:09:00.006+02:00</published><updated>2011-01-23T23:07:47.778+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tavsiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilginç konular'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Farkındalık yaratma'/><title type='text'>Sıradan Şeylerin Sıra Dışı Kullanımı</title><content type='html'>Bugün pazar ve pazar günleri genelde evde genel bir düzenleme olur. Gerçi bu yazıyı yazarken gün sona ermekte ama bunları kullanmak için illa ki pazara ihtiyaç yok. Belirli aralarla evde ya çekmeceler düzenlenir ya da eskiyen, kullanılmayan şeyler atılır. Artık kullanmadığınız şeyleri atarken bir kere daha düşünmenizi öneririm :) Rider's Digest tarafından hazırlanan kitapta, evde kullandığımız eşya veya yiyecekleri farklı şekilde kullanarak değerlendirebileceğimizi örneklerle anlatıyor. Bende bu tarz şeyleri yaptığım için hoşuma gitti.İşte örnekler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1)Eskiyen naylon çorabınızn içine kurutulmuş portakal ve limon kabukları doldurun ve sonra çorabı 3 cm. yukarıdan düğümleyin. Ardından banyonuzun içine yerleştirin. Böylece mis kokulu bir banyo yapabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2)Biten ıslak mendil kutularını temizledikten sonra oyun kartları, dikiş malzemeleri, ufak araç gereçler gibi şeyleri saklamak için kullanabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;( Buraya ben bir ek yapmak istiyorum. Kullanılmayan spor ayakkabısı kutularıı kaplık veya duvar kağıtlarıyla kaplayıp hem dağınıklığı ortadan kaldırırsınız hem de şık kutular elde edebilirsiniz.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Buzdolabınızın sebze bölümünün tabanına sünger yerleştirin. Böylece sebzelerin ömrünü uzatacaksınız. Nemlenince sıkın, arada bir de ılık suyun içine bir iki damla çamaşır suyu damlatıp süngeri batırırsanız küf üretmez. &lt;br /&gt;( Bunu denemedim ama gerçekten işe yarıyorsa güzel bişey)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4)Kirli koşu ayakkabılarınızı artık çamaşır makinesinde yıkayıp parççalamanıza gerek yok. Sabunlu bir bulaşık teliyle hafifçe sildikten sonra nemli bir süngerle temizleyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5)Mobilyalarınızdaki su lekelerini çıkarmak için diş macununu sıktığınız yumuşak bir bezle temizledikten sonra nemli bir bezle silin ve kurumasını bekleyin. İzlerden eser kalmadığını göreceksiniz. Ayrıca diş macunu sivilcelerinizin üzerine sürün kuruyup gitmiş olduklarını göreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6)Siz ne kadar çekiştirirseniz çekiştirin, yerindn oynamayan bir fermuar varsa, dişlerinin üzerine kurşun kalemin ucunu sürtün. Fermuarı hemen çekebildiğinizi görürsünüz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7)Banyo fayanslarını temizledikten sonra mumlu kağıtla ovarakl pırıl pırıl yapabilirsiniz. Böylece su damlaları tutmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de benim kendi uyduruk kullanımlarından örneklerde sıra :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Küçük banyo veya mutfata kullanılan askıları dolabınızın içine asarak hem kolyelerinizin karışmasını önlersiniz hem de hep gözünüz önünde olduğundan unutulup gitmeyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TTyYd7N75MI/AAAAAAAAAIs/vwrrmBBnBtM/s1600/aski_v2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TTyYd7N75MI/AAAAAAAAAIs/vwrrmBBnBtM/s320/aski_v2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565490879402861762" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Mantar pano yapmak için elektronik aletlerin kutularından çıkan köpükleri evde kullanmadığınız örtülerle kaplayarak farklı ve kullanışlı bir pano yapabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kağıt havlu rulosunun içindeki kartonu makas yardımıyla istediğiniz ölçüde kesip peçete yüzükleri yapabilirsiniz. Kestiğiniz kartonu akrilik ya da guaş boyayla istediğiniz renge boyayıp kurumasını bekleyin. Daha sonra elişi kağıtlarıyla yaptığınız ay çiçeği gibi desenleri yapıştırarak, tellerle yapacağınız boncuklarla, deniz kabuklarıyla,kurdelelerle süsleyebilirsiniz. İstereniz boyamak yerine kumaşla ya da hasır bezlerle kaplayıpta süsleyebilirsiniz. Karton yerine perde halkası gibi şeylerle de bunu yapabilirsiniz. Artık gerisi size kalmış :)) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi Derya Baykal gibi hissettim nedense:) O kadının enerjisini hep sevmişimdir zaten o da ayrı bir konu . Elişleri zaten beni hep rahatlatır. Sizde evinizde ufak şeylerle farklı eşyalar elde edebilirsiniz. Böylece hem bütçeniz sarsılmaz hem de yaptığınız şeylerin kullanışlı olduğu için sizi mutlu edecektir. Yaratıcılık işte burada devreye giriyor. Kafaları çalıştırın hadi :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8940834136807810557?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8940834136807810557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8940834136807810557' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8940834136807810557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8940834136807810557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/sradan-seylerin-sra-ds-kullanm.html' title='Sıradan Şeylerin Sıra Dışı Kullanımı'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TTyYd7N75MI/AAAAAAAAAIs/vwrrmBBnBtM/s72-c/aski_v2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-3034264525978831830</id><published>2011-01-22T19:23:00.002+02:00</published><updated>2011-01-22T19:28:58.282+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><title type='text'>Kelime</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Uzanıyorum..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kulağım dinlediğim şarkının sesleriyle meşgul...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Gözlerim tavanda&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şarkının sözleri havada uçuşuyor kelebek misali&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hepsini görebiliyorum...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Her kelime sanki ufak bir kabarcık gözümü alamıyorum..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kiminde acı yazıyor kiminde nefret kiminde pişmanlık&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Her birine cevap vermeye çalışıyorum ama yetişemiyorum...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir pişmanlık bitiyor bir diğeri başlıyor..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Acı da, hüzünde öyle bitmiyor..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;*&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; *&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; *&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kelimelerin arasında sıkışıyorum...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Nefes almaya çalışıyorum..ama..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İçim öylesine dolmuş ki bunlarla..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Boğuluyorum...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Artık dayanamıyorum derken..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kulağımdaki ses birden kesiliyor..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şarkı bitiyor..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Biraz önce gözlerimin önünde dans eden kelimeler&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kayboluyor...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Fakat bir tek kelime gözümü....bedenimi...ruhumu olabildiğince kaplıyor...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://0.gvt0.com/vi/ZWhC8ph-2ew/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ZWhC8ph-2ew&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.youtube.com/v/ZWhC8ph-2ew&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Yalnızlık....&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-3034264525978831830?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/3034264525978831830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=3034264525978831830' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3034264525978831830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3034264525978831830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/uzanyorum.html' title='Kelime'/><author><name>Investor</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-kTeDRTV_iuw/TcXOuBMpuSI/AAAAAAAABS8/CE730XlqLgo/s220/untitled.png'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-1967578491359601332</id><published>2011-01-22T03:38:00.002+02:00</published><updated>2011-01-22T04:29:33.903+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Her Şeye Rağmen...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TTpBALmCwAI/AAAAAAAAAIc/6HpdXapN8_w/s1600/untitled.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 239px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TTpBALmCwAI/AAAAAAAAAIc/6HpdXapN8_w/s320/untitled.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5564831760937828354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aşk 3 harfli kısa bir cümle fakat aslında o kadar da kısa bir şey değil. Hani böyle derin bir şeyin bazen daha farklı bir cümleyle ifade edilmesi gerektiğini düşünürüm ardından da kendi düşüncemi çürütürcesine belki de anlatılması zor olduğu için böyle bir cümle seçilmiştir diye düşünürüm.&lt;br /&gt;Sevmek, güvenmek ve teslimiyet arasındaki ince çizgi nerede başlar nerede biter. Bazen her şey zamanla olur yavaş yavaş bazen de saniyelik. Yoksa ilk görüşte aşk başka nasıl açıklanır ki. Tenlerin seçimi mi aşk ruhun seçimi mi? Belki ikisi belki de belki de hiçbiri. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşınızdaki kişiyi her şeyiyle - yanlışıyla doğrusuyla, sevabıyla günahıyla –sevebilmek diye bir şey var mı?  Hani bir şarkıda diyor ya &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=15wtxo4wNt0"&gt;“Marifet her şeyi bilirken, sevebilmek bilmezden gelerek”&lt;/a&gt; .Mümkün mü böyle mutlu olmak. Mümkün mü aşkını hesapsız kitapsız yaşamak ya da diyelim o kadar sevdin peki karşındakinin bunu anlamasını sağlamak.    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İktisatçılar der ki “Hayata iktisadın sürekli hesap yapan, attığı her adımın getirilerini ve maliyetini karşılaştıran, iktisadi insanı ‘Homoekonomikus’ açısından bakma çabası var. “ Aslında Homoekonomikus gibi bir genelleme yapıyoruz aşkta da. Genelleme seviyoruz. Şöyle sevilir, şöyle yaşanır. Sınırlar çiziyoruz – ya da çizdiriliyoruz-. Ceteris paribus varsayımı altında mı yaşalım illa ki aşkı?  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafam karışık olduğunda –işte şimdi de o anlardan biri- herkes gibi ne yapacağımı bilemem. Yukarıda da bahsettiğim gibi kendi kendime sorular sorar dururum yanıtın birini beklemeden diğerine geçerek. Aslında ne bugüne kadar bu soruların cevabımı buldum ne de bulan birini gördüm. Bilinse belki de aşk, aşk olmazdı. Âşık Veysel’e sormuşlar “Aşk nedir” diye. Gülümsemiş...“Seversin, kavuşamazsın aşk olur...” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkı uğruna ölen, savaşan şövalyelerle prensler sadece masallarda kaldıysa da, günümüz aşklarında ayakta kalmak, yaşamak için artık zırhlara ihtiyacımız var artık. &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=orvxUV0WTMg"&gt;Her şeye rağmen var olma savaşı bu hayat bu engellere, engellere rağmen…&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-1967578491359601332?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/1967578491359601332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=1967578491359601332' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1967578491359601332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1967578491359601332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/her-seye-ragmen.html' title='Her Şeye Rağmen...'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TTpBALmCwAI/AAAAAAAAAIc/6HpdXapN8_w/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5376899200244676811</id><published>2011-01-21T13:37:00.024+02:00</published><updated>2011-01-21T14:59:30.654+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><title type='text'>Aslı Gibidir</title><content type='html'>Aslı gibidir vurulmuş suretlerimize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kandırmak için gözüyle bakanları,aslı gibidir mührü yetmiş.İnanmışlar aslı gibi olduğuna,aslının yerini tutacağına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç birşeyin başka birşey yerine ikame edilmeyeceğini bilmeliyken insanoğlu,iktisat denilen bilimle ikame edildi suretlerimiz bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ben bile bilmiyorum suretim hangisi, siretim nerde?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halden hale dönüşen varlığımı aslı gibidir diye etiketleyip sınırlayan ve aslında aslını da bilmeyen,görmeyen,tanımayan sizler kaybolmuşken ışıkların,seslerin,sözlerin,nefeslerin arasında,altında bakmadınız ve göremediniz gerçeği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek başucunuzdaki ışık gibi yolumuzu aydınlatırken,suretlerle yetindik,"aslı gibidir"ler yetti hepimize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey bu kadar yabancılaşmış,yapaylaşmışken aslı diye kandırdılar bizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokaktaki çocuğun mimiğinden,raftaki sallama çaya,demokrasi diye kükreyenlerden,Anıtkabiri ağlama duvarına çevirenlere kadar herkese aslı gibidir vurulmuş da görememişiz bunca zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İdrakimiz bağlanmış.Öyle ki ikame etmeye bile gücümüz yok artık,suretleri başka sahte suretlerle değiştirmeye dahi gücümüz/cesaretimiz yok çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkuyoruz,kandırılmışlığımızdan uyanmaktan korkuyoruz,suretten sirete geçmekten korkuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmansızlığımızla,vicdansızlığımızla,ahlaksızlığımızla karşılaşmaktan korkuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendine ihanet eden her hain gibi karanlıkta dolaşıyor,kendi suretimizi görmeye bile tahammül edemiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslını bulmak için,aslına bakmak;bütün dünya aşk üzerine kurulmuşken aslı için yollara düşmek ve aslolan için bir keremlik göstermek gerekirken,hep piyasanın/ikame etkisinin dayanılmaz hafifliğinde savrulup gidiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereye gidersek gidelim,kimi seversek sevelim nihayetinde yine O'na döneceğimiz gerçeğinden bile korkar hale geldik.Bize,o sureti kendinden bir parça gibi veren O'ndan kaçmak için makyajlar yapıp,yalan uyduracak,maskeler takacak hale geldik.Haşa O'nu bile ikame ettik,piyasada satılığa çıkardığımız imanımızla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoruldum her cuma vakti utanmadan gittiğimiz o mihrabların önündeki kişiliksizliğimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben aslımı istiyorum artık,vermiyorsanız da ordaki sömürmekten semiren 657'liye söyleyin "&lt;strong&gt;çok acele ve günlüdür&lt;/strong&gt;" ü vurup yollasın beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitsin bu yalancı suretlerde yaşam,sırattan geçip,sirete kavuşalım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5376899200244676811?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5376899200244676811/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5376899200244676811' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5376899200244676811'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5376899200244676811'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/asl-gibidir.html' title='Aslı Gibidir'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-1856324622183068974</id><published>2011-01-18T13:34:00.001+02:00</published><updated>2011-01-18T13:35:31.370+02:00</updated><title type='text'>Aşka reddiye</title><content type='html'>Kapılmayı göğün maviliğine,&lt;br /&gt;Bir güneşle bütün bir gün mutluluğu,&lt;br /&gt;Unutalı yıllar geçmiş aradan.&lt;br /&gt;İnansaydım sana eskisi gibi,&lt;br /&gt;Hatırlat derdim belki yine,&lt;br /&gt;Sen yoksun ey aşk insanlar arasında yangın yerleri,&lt;br /&gt;Kısa yakınlıkların yıkıntıları var.&lt;br /&gt;İşin kötüsü daha sevginin başında,&lt;br /&gt;Ellerinde hesap cetvelleri,&lt;br /&gt;Kar ve zarar hesaplıyor insanlar.&lt;br /&gt;Kişiler acıyacak,kin duyacak&lt;br /&gt;Ve sevecek de bir zaman,&lt;br /&gt;Fakat sürekli sevgiler sağanağını sildim aklımdan.&lt;br /&gt;Bir zaman resmin olan cebimde ey sevgili!&lt;br /&gt;Şimdi dörde katlanmış,&lt;br /&gt;İlk kolesterin tahlili.&lt;br /&gt;Ve aslı olmayan bir şeye,&lt;br /&gt;Beni bunca yıl inandırdı diye,&lt;br /&gt;Dargın öleceğim Fuzuli'ye.&lt;br /&gt;Aşk,yoksun sen, seni biz uydurduk,&lt;br /&gt;Saatleri unuttuk, aklımızca zamanı durdurduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hüsrev Hatemi&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-1856324622183068974?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/1856324622183068974/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=1856324622183068974' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1856324622183068974'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1856324622183068974'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/aska-reddiye.html' title='Aşka reddiye'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-7609694094198520447</id><published>2011-01-17T15:58:00.004+02:00</published><updated>2011-01-17T16:07:53.218+02:00</updated><title type='text'>Han-ı Yağma</title><content type='html'>Tıksırıncaya kadar içen,çatlayana kadar yiyenlere ithaf olunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır&lt;br /&gt;Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;&lt;br /&gt;Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazr!&lt;br /&gt;Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,&lt;br /&gt;Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir&lt;br /&gt;Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?&lt;br /&gt;Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!&lt;br /&gt;Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,&lt;br /&gt;Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say&lt;br /&gt;Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,&lt;br /&gt;Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;&lt;br /&gt;Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,&lt;br /&gt;Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar&lt;br /&gt;Gurur-ı ihtiıamı var, sürur-ı intikaamı var.&lt;br /&gt;Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.&lt;br /&gt;Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,&lt;br /&gt;Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını&lt;br /&gt;Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini&lt;br /&gt;Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.&lt;br /&gt;Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,&lt;br /&gt;Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!&lt;br /&gt;Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!&lt;br /&gt;Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,&lt;br /&gt;Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,&lt;br /&gt;Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tevfik Fikret&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-7609694094198520447?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/7609694094198520447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=7609694094198520447' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7609694094198520447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7609694094198520447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/han-yagma.html' title='Han-ı Yağma'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-1364504804567013622</id><published>2011-01-16T15:51:00.001+02:00</published><updated>2011-01-16T15:51:46.425+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Geçer Dediklerimi Geçirdim</title><content type='html'>Duyduğum, dokunduğum, gördüğüm, tattığım, kokladığım için var bu dünya..Farkında olduğum için.. Kendim yazdım, kendim oynadım en başından beri.. &lt;br /&gt;O yüzden ki bir dünya yarattım, roller verdim sahnedekilere.. &lt;br /&gt;Sevdim; sevgilim, paylaştım; dostum dedim.. &lt;br /&gt;En derinimde hissettim; annem, kızdım da kıyamadım; babam dedim.. &lt;br /&gt;Geçer dediklerimi geçirdim.. &lt;br /&gt;Biter dediklerimi bitirdim.. &lt;br /&gt;Nefret ettiklerimi sildim, geçtim.. &lt;br /&gt;Gün oldu; silkindim, yeter dedim.. &lt;br /&gt;Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana.. &lt;br /&gt;Farkında olduğum için var oldunuz, vazgeçtiğim için bugün yoksunuz.. &lt;br /&gt;Bu nasıl bir cüret ki; bir başka hayata müdahil olma, umarsızca sorgulama, pervasızca yargılama hakkını bulur insan kendinde.. &lt;br /&gt;Haddinizi aşmayın ey faniler.. &lt;br /&gt;Ben yok olmayı kabullenirken, kar taneleri mütemadiyen ayak izlerimi kapatmaktayken, güneş bile her gün batarken, sizdeki ne arsızlıktır; silinmeyi dahi kabul edemiyorsunuz bir başka faninin zihninden.. Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez sananlarla doluyken, yerin üstündeki bu şatafat da neyin nesi oluyor acep? &lt;br /&gt;Uğraştırmayın da dağılın hadi.. &lt;br /&gt;Dağılın ve gidin, ama bilin.. &lt;br /&gt;Kör cehalet çirkefleştirir insanları! &lt;br /&gt;Suskunluğum asaletimdendir... &lt;br /&gt;Her lafa verecek bir cevabım var... &lt;br /&gt;Lakin bir lafa bakarım lafmı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye... &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mevlana Celaleddin Rumi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-1364504804567013622?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/1364504804567013622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=1364504804567013622' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1364504804567013622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1364504804567013622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/gecer-dediklerimi-gecirdim.html' title='Geçer Dediklerimi Geçirdim'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-891248209913093015</id><published>2011-01-15T22:48:00.008+02:00</published><updated>2011-01-15T23:15:25.084+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Farkındalık yaratma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eğitim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>TEMPLE GRANDIN</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TTIKwLlZuUI/AAAAAAAAAIU/tftDORaKoNo/s1600/templegran.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 218px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TTIKwLlZuUI/AAAAAAAAAIU/tftDORaKoNo/s320/templegran.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5562520312615647554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayat en baştan belki bize kucağını açmaz, sıkıca kapatır. Bazı kişiler o kapanan kucakla birlikte hayatını da her şeye kapatır. Bazılarıysa hayatını baştan yazar. Hiç düşündünüz mü şu an sahip olduğunuz tüm şeyler konuşma, duyma, görme ya da başka bir hastalığınız olsa hayatınız nasıl olurdu? Elbette çok farklı olurdu. İşte o zaman hayatı –eksik değil- farklı olanları bir nebze anlamak, onlara yardım etmek, insanların bakış açısını değiştirmek gerekir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam NTV’de bir program vardı (ben bu yazıyı yazarken hala da devam etmekte).Tohum Otizm Vakfı'nın "Otizmin Farkındayım, Onların Yanındayız " bİlinçlendirme  programında 7 Emmy Ödüllü “Temple Grandi” nin hayatını anlatan bir film izledim. Otizmli veteriner bir profesörün hayat hikayesi anlatıyor. Yaşadığı zorluklar, insanların bakış açısı ve her şeye rağmen başarısı insanı gerçekten etkiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz araştırma yaptığımda internette otizm ile ilgili bikaç şey buldum. Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen bir gelişim bozukluğu olarak belirtiliyor. Otizm genellikle yaşamın ilk 2 yılında ortaya çıktığı ve otistik çocuklar genelde öğrenme zorluğu çekiyorlarmış. Filmde de bunu fark ediyorsunuz. Okumak istemeyen Temple Grandi ilk başta annesinin desteği ve sabrıyla bunu aşıyor ve sonunda da bir çok başarılı iş yapıyor, profesörlüğe kadar gidiyor. Elbette herkes bu kadar başarılı olmayabilir ama genel olarak filmde dikkatimi çeken şey onların gözünde anlamak ve yargılamamak. İnsanlar gülüyor, dalga geçiyor. Fakat o kendi kendine sakinleşmeyi öğreniyor ve bunu yapmak istediği her şey de ( okulda not almak, besi çiftliğine girmek, tezini onaylatmak…) bunu aşıyor. Temple Grandi sığırlarla çalışmak olmak istiyor, bunun için besi çiftliğinde çalışıyor, onlara farklı bakış açısıyla değişik tasarımlarla işletmelerde verimliliği arttırıyor. İlk başta eksiklik gibi görülen şeyler aslında farklı olduğunu filmde dakikalar geçtikçe anlıyorsunuz. Otizm farklı ama eksiklik değil. Dünyayı başkalarının göremediği gözle görüyorlar sadece. Asıl önemli olan işte eğitim. Farkında olmak ve bunu nasıl yapılacağını öğrenmek gerekiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film de en çok aklımda kalan cümle Temple Grandi'ye  öğretmeninin öğrettiğive Temple Grandi'nin sık sık söylediği bir cümle &lt;em&gt;" bir kapı açıldı ve ben o kapıdan geçtim." &lt;/em&gt;Hayat bizi farklı kapılardan geçirsede siz o kapılardan geçmekten korkmayın. Her kapı belki de bir şans, bir hediyedir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temple Grandi filminin fragmanını &lt;a href="http://www.izlesene.com/video/temple-grandintrailer/1745325"&gt;buradan&lt;/a&gt; izleyebilirsiniz . Belki NTV'de önümüzde ki günlerde tekrar yayınlanır ya da internetten izleyebilirsiniz. Fakat mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-891248209913093015?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/891248209913093015/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=891248209913093015' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/891248209913093015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/891248209913093015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/temple-grandin.html' title='TEMPLE GRANDIN'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TTIKwLlZuUI/AAAAAAAAAIU/tftDORaKoNo/s72-c/templegran.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-3608848879272423046</id><published>2011-01-12T22:57:00.000+02:00</published><updated>2011-01-12T22:57:52.725+02:00</updated><title type='text'>İlk Defa....</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İlk defa ayağıma kadar geldin...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;ve ilk defa bu kadar üzgün gördüm seni...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Daha önce yanımda hiç ağlamamıştın...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Baş ucuma bıraktığın gülleri koklayamadım bile...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;ve sen giderken...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ayağa kalkıp yolcu edemedim.. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kusuruma bakma....&lt;/div&gt;Dün gece ölmüştüm.. &lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://1.gvt0.com/vi/a6JRpVscvd0/0.jpg"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/a6JRpVscvd0&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.youtube.com/v/a6JRpVscvd0&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-3608848879272423046?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/3608848879272423046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=3608848879272423046' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3608848879272423046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3608848879272423046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/ilk-defa.html' title='İlk Defa....'/><author><name>Investor</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-kTeDRTV_iuw/TcXOuBMpuSI/AAAAAAAABS8/CE730XlqLgo/s220/untitled.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-495237816309977335</id><published>2011-01-12T13:54:00.028+02:00</published><updated>2011-01-13T14:30:47.207+02:00</updated><title type='text'>Ayak İzi</title><content type='html'>Giderken ayak izim kalsın sadece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmzasız bir cümle gibi tarihin tozlu raflarında "anonim" diye kayıt altına alınsın sözcüklerim.&lt;br /&gt;Öyle bilip öyle tanı beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir daha kanmamak için yalanlarına isimsiz kalayım insanlık tarihinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırladıkça beni ve bu kadar şiddetle unutmak isterken üstelik,son bir iyilik olsun sana kimliksizliğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün dillerde bütün seslerde bütün vicdanlarda sessiz bir öfke biriksin ihanetine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anonim bir serzenişe dönüşen,her vicdanı kanatan sözcüklerimde kendi hikayelerini bulanların yaşadığı acının bile hesabını senden sorsunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her hicranın,vuslatın,gidişlerin,dönüşlerin,gel gitlerin,gelip de gidememelerin,pişmanlıkların,öfkelerin,ihanetlerin,affetmelerin,bek leyişlerin anlamlandığı yer olsun adın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmini duyanlar açık yaralarına tuz basılmışçasına seni ansınlar öfkeyle.&lt;br /&gt;Çünkü bütün masalların kötü kalpli kahramanları artık sensin.&lt;br /&gt;Adım silinse de hafızandan,hayatından adın bütün dillerde,bütün coğrafyalarda artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve ben gideceğim,giderken ayak izim kalacak sadece.&lt;br /&gt;Çekildiğim köşeden seyrederken seni,şu şarkıyı mırıldanacağım seni her gördüğümdeki o ağlamaklı gülümseyişimle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutulmaz adınla dudakta kal sevgilim&lt;br /&gt;Hatıran yeter bana,uzakta kal sevgilim&lt;br /&gt;Sakın güneş doğmasın,şafakta kal sevgilim&lt;br /&gt;Hatıran yeter bana,uzakta kal sevgilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-6f0f749f7e66d890" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v2.nonxt3.googlevideo.com/videoplayback?id%3D6f0f749f7e66d890%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329840021%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D90BB9EC6C7517408CE2DC751060FF2EA2286825.82B93E9D2B3B417E006FC67608CCACB04FD467A5%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D6f0f749f7e66d890%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DmO0sdU6eewMVhCYbSv3i0ShgazQ&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v2.nonxt3.googlevideo.com/videoplayback?id%3D6f0f749f7e66d890%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329840021%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D90BB9EC6C7517408CE2DC751060FF2EA2286825.82B93E9D2B3B417E006FC67608CCACB04FD467A5%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D6f0f749f7e66d890%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DmO0sdU6eewMVhCYbSv3i0ShgazQ&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-495237816309977335?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=6f0f749f7e66d890&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/495237816309977335/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=495237816309977335' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/495237816309977335'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/495237816309977335'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/ayak-izi.html' title='Ayak İzi'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8219574278719801297</id><published>2011-01-07T09:55:00.005+02:00</published><updated>2011-01-07T10:17:27.714+02:00</updated><title type='text'>Ot</title><content type='html'>Keşke bir kuru ot olsaydım dünya bahçesinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan olmanın dayanılmaz ağırlığını taşıyamayacak kadar ağır geliyor herşey.&lt;br /&gt;Aynı kategoride görüldüğümüz bazı insan görünümlü canlılarla kategorize edilmenin utancını taşımamak için,en hafif rüzgarda sallanan bir kuru ot olsaydım;fikirsiz,sabit,suskun bir ot.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ot olsaydım şu dünya bahçesinde.&lt;br /&gt;Sevgisiz bir dünyada "aşka inanan aptallardan" olmasaydım.&lt;br /&gt;Seni seviyorum cümleleriyle kirlenmeseydi kulağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi savrulup dururken aklım,ordan oraya;ben gerçek nerde diye aramaya devam ediyorum,aptallığa kaçan naifliğimle,"bu kez herşey daha güzel olacak" saflığımla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum yine yenilecek,yine üzüleceğim,aynaya bakmaktan bile korkar hale geldiğimin farkındayken bu cahil cesareti nedir diye soramayacak kadar şuursuzum üstelik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ot olsaydım şu dünya bahçesinde.&lt;br /&gt;Dünyanın dikenlerine koşar adım giden neşeli çocuklar ezip geçseydi beni.&lt;br /&gt;Herşey daha kolay olur muydu?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8219574278719801297?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8219574278719801297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8219574278719801297' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8219574278719801297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8219574278719801297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/ot.html' title='Ot'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-6963065177136113638</id><published>2011-01-04T20:56:00.005+02:00</published><updated>2011-01-04T21:40:18.319+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel gelişim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Kendi Kutup Yıldızını Bul</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TSN2B5XT9PI/AAAAAAAAAIM/j22bi9qMlyc/s1600/kendi%252520kutup%252520yildizini%252520bul.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TSN2B5XT9PI/AAAAAAAAAIM/j22bi9qMlyc/s320/kendi%252520kutup%252520yildizini%252520bul.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558416140055868658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cimri, tüm mal varlığından emin olmak için herşeyini satar ve altına çevirir.Altınlarınıyer atına gömüp ara sıra ziyaret ederek inceler. Bu hareketi işçilerden birinin dikkatini çeker ve orada bir hazine olduğundan kuşkulanır.Efendisinin sırtı dönükken o noktaya gider ve altınları çalar. Cimri dönünce altınların yerinde yeller estiğini görür, ağlayarak saçını başını yolar. Onu öyle perişan gören komşusu nedenini öğrenince şöyle der: ' Kendini üzme artık, bir tas alıp aynı çukura koy ve o taşın altında altınlarının olduğunu düşün. Çünkü kullanmayı hiç düşünmediğine göre tas da aynı işi görecektir.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paranın değeri sahip olmakta değil, kullanmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                         Ezop Masalları'ndan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*******************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarının Formülü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer A'ya başarı dersek; o zaman yönetimi şöyle belirleyebiliri: A= X + Y + Z&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A= Çalışma&lt;br /&gt;B= Eğlence&lt;br /&gt;C = Ağzını sıkı tutmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                           Albert Einstein&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*******************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                           Hanri Benazus&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*******************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi Günler Olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değerli şeylerin pek kolay elde edilmediğinin bilincinde olun. İyi günler olacak. Heralde kötü günler de olacak.  Kendi kabuğumuza çekileceğimiz, tasımızı tarağımızı toplayarak teslim bayrağını çekmek isteyeceğiniz zamanlar olacak. Bunlar, aslında kendinizi zorladığınız, öğrenmek ve gelişmekten korkmadığınızı gösterme fırsatıdır. Azimle devam edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                           joyce Giule&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;********************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ve bunun gibi bir çok güzel söz, hikayenin bir arada olmasını istermiydiniz? 'Kendi Kutup Yıldızını Bul'. Nüvide Gültunca Tulgar'ın bu güzel kitabını mutlaka öneririm. Hatta 2. kitabı bile varmış. En yakın zamanda onu da almak lazım. Çok kitap okuyanlar bir süre sonra bir söz ya da yazıyı bir yerde kullanmak istediklerinde nerede okuduğunu çıkaramayabilirler. Sadece ben öyleyim diye üzülürdüm Nüvide Gültunca Tulgar'da aynı sorun nedeniyle beğendiği söz ve hikayeleri kitapta toplamış. Bence çok da güzel yapmış. Benim de böyle okuduğum kitaplardan beğendiğim sözleri tuttuğum defterim var. Bu kitapta 2. defterim gibi oldu. Çocuk genç, yaşlı... Bu kitabı herkes okuyabilir ve bence herkes okumalı da. Hayat bazen tıkandığında derin bir nefes almak için... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Gözünü bir yıldıza diken kişi, kararını değiştirmez.' Sizde kendi kutup yıldızınızı bulun ve gözünüzü ondan ayırmayın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-6963065177136113638?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/6963065177136113638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=6963065177136113638' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6963065177136113638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6963065177136113638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2011/01/kendi-kutup-yldzn-bul.html' title='Kendi Kutup Yıldızını Bul'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TSN2B5XT9PI/AAAAAAAAAIM/j22bi9qMlyc/s72-c/kendi%252520kutup%252520yildizini%252520bul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-7738991463181420942</id><published>2010-12-31T13:45:00.013+02:00</published><updated>2010-12-31T16:20:51.356+02:00</updated><title type='text'>Şairin İntiharı</title><content type='html'>Bir Can Dündar yazısı.&lt;br /&gt;tarih 05.10.2002.&lt;br /&gt;8 yıldan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen kişisel hafızamdaki sıcaklığını koruyan bu yazıyı -acı da olsa-anafikrini oluşturan,"&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;herkesin bir başkasının mutsuzluğu pahasına mutlu olduğu bir düzenin/yaşamın/işleyişin&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;" her gün giderek daha da ağırlaşan çarkları arasında hala ezildiğimiz için paylaşmak istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyrun işte yazı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süredir masamın üstünde tek sayfa bir mektup duruyor.&lt;br /&gt;"Şuna bir göz at" diye elime tutuşturulmuş bir mektup...&lt;br /&gt;13 Eylül 2002 tarihli... Düzgün bir el yazısıyla yazılmış.&lt;br /&gt;En üstte büyük harflerle "Aslında bütün mesele neydi?" yazıyor:&lt;br /&gt;"Hani, ‘&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Hayatın neresinden dönülse kardır&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;’ dizesi var ya Nilgün’ün, canım benim, ben yaşamın neresinden döneceğimi çoktan belirlemiştim. Nilgün Marmara’nın 29 yaşında, S. Plath’in şubat ayında intihar etmesi, benim de 29. yaşımın 29 şubatında intihar etmemi gerektirmezdi. Ama madem ki yaşamda kalmaya kendimi ikna edemiyordum, o zaman bir tarih belirlemeliydim ve 29. yaşımın 29 şubatını seçtim. Bu yüzden ‘Şubatta Saklambaç’a bir yığın başka sırla birlikte intihar edeceğim tarihi de gizlemiştim. Ne var ki, kitabımı bir türlü bastıramadım (o kitabı görmeden ölmek bana nasıl acı veriyor bilemezsiniz). Ama şimdi..."&lt;br /&gt;İlk okuyuşumda burada durdum. Devam etmeye korktum.&lt;br /&gt;Sonra merakım yendi korkumu...&lt;br /&gt;Okudum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Ama şimdi yaşamımın bu ayrım noktasında hiçbir yerde huzur bulamadığıma göre bu tarihi bekleyecek gücüm de kalmadı.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Hem Zebercet de belirlediği tarihten önce intihar etmemiş miydi? (Kimbilir belki kendimle barışabilseydim...)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Yerleşik Yabancı’ydım her yere&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Metin Abi... Sen yanarak öldün ve ben ne yangınlar geçirdim sana ulaşabilmek için.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Daha ne kadar dayanabilirdim, herkesin bir başkasının acısı pahasına mutlu olduğu yaşama?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tüm arkadaşlarımı ve sevgilim Meral’i çok seviyorum.&lt;br /&gt;Beni affedin."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mektubu ileten arkadaştan öğrendim sonrasını...&lt;br /&gt;"Şair - yazar - akademisyen Zafer Ekin Karabay o mektubu yazdığı gün, Eskişehir’de intihar etti."&lt;br /&gt;Neden peki?&lt;br /&gt;"Aslında bütün mesele neydi?"&lt;br /&gt;"&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Şiir hem yitiş, hem kurtuluştur&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;" diyen bir şair, niye 29’unda kemerine asar kendini?..&lt;br /&gt;"Yaşamdan daha büyük olma isteği mi? 30 yaş kırgınlığı mı?&lt;br /&gt;Mağrur bir an mı?"&lt;br /&gt;Hayır!&lt;br /&gt;Mesele (Mayakovski’den Kaan İnce’ye, Van Gogh’dan Nilgün Marmara’ya, Jack London’dan, Hemingway’e kadar) bütün sanatçıların, vicdan sahiplerinin, hayatı sevenlerin meselesi:&lt;br /&gt;Ozanın, başkalarının acısı pahasına elde edilen mutluluğu kabullenememesi...&lt;br /&gt;Alaattin Topçu’nun deyişiyle "hayatın ağırlığı karşısında insanın hafifliğini", "N’apalım, dünya böyle" diye geçiştirememesi...&lt;br /&gt;Sokaktaki tevekkülle baş edememesi... Sokaktakilerden olmayıp, onları dönüştürmeye de gücünün yetmemesi...&lt;br /&gt;Ve "kendiyle barışıp" haksızlığa alışarak yok olmaktansa, intihar ederek var olmayı tercih etmesi...&lt;br /&gt;Nilgün Marmara da "Ey, iki adımlık yerküre/ senin bütün arka bahçelerini gördüm ben" deyip gitmedi mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Son mektup"un üzerinde bir not var:&lt;br /&gt;"Bunu Kül’de yayınlarsanız sevinirim" deyip muzipçe soruyor:&lt;br /&gt;"Nasıl sevineceksem?"&lt;br /&gt;Sonra da bu talepteki tutunma çabasına dikkat çekiyor, parantez içinde:&lt;br /&gt;"Bu da hâlâ yaşamak istediğimi mi gösteriyor nedir?"&lt;br /&gt;Son kitabını göremeden ölmüş bir ozanın son mektubunu yayımlatma isteği... Vahşeti yüreğinde hisseden "yabancı"nın dayanılmaz bozgunu...&lt;br /&gt;"Kaçış değil onlarınki, reddediş", biliyorum.&lt;br /&gt;Ama yine de "Bu reddiyenin başka yolları olmalı" diyorum.&lt;br /&gt;Bunca haksızlığı ve bizim onca haksızlığa alışmışlığımızı böyle yumruk gibi yüzümüze vurmadan, canına kıymadan...&lt;br /&gt;Bizi şiirsiz, şairsiz koymadan...&lt;br /&gt;Hayatla başa çıkmanın ozanca bir yolu olmalı...&lt;br /&gt;Çünkü Karabay’ın dediği gibi;&lt;br /&gt;"&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Yolculuğa çıkmışlar için hem limansa şiir, hem de gemi...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;"&lt;br /&gt;O gemiyi en son şair terk etmeli...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-7738991463181420942?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/7738991463181420942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=7738991463181420942' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7738991463181420942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7738991463181420942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/12/sairin-intihar.html' title='Şairin İntiharı'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-1996540182585843962</id><published>2010-12-30T08:28:00.024+02:00</published><updated>2010-12-30T09:50:14.614+02:00</updated><title type='text'>Cumhuriyet İçin Halkla Barışmak</title><content type='html'>Bireysel hak ve özgürlükleri tanıma noktasında kağnı hızıyla ilerleyen cumhuriyetin iki dilli yaşamı hayata geçiren taşeronlar karşında hükümet ve devlet olarak ölünün üzerine sela veren müezzin misali yayınladığı mgk bildirisi,devlet olmanın onuruna yakışmayacak bir davranış olmakla kalmamış,terör örgütü ve onun siyasal tetikçisi bdp'ye karşı devletin sahadaki üstünlüğünü kaybettirdiğinin ilanından öteye gidememiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle büyükşehirlerde karşılaştığımız İngilizce anonslar/tabelalar/ilanlarla batıya şeklen öykünen "modern cumhuriyet", kendi doğusundaki insanların dillerini yasaklayan cumhursuz demokrasi anlayışıyla kendisini bir iflasa sürüklemekle kalmamış ve bu iflasın akabindeki süreçle manevi çözülmenin psikolojik eşiğine gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkularla yaşayan/varlığını buna dayandıran cumhuriyet,kendi dinamikleriyle başlatsaydı süreci,alevisiyle kürdüyle,dindarıyla barışsaydı,cemevlerini,camilerini,cemaatlerini kucaklasaydı bugün ne cemaatler devletin içine sızacak kadar güçlü,ne kürtler batının masasında meze,ne de aleviler devlet karşısındaki konumu itibariyle hilkat garibesi olacaklardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güvenin insanınıza,güvenin ki insanınız başkalarının elindeki silahı dönüp de size sıkmasın,maşa olmasın maşa olmuş ellerde.Yazık etmeyin artık bu ülkeye...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-1996540182585843962?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/1996540182585843962/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=1996540182585843962' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1996540182585843962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1996540182585843962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/12/cumhuriyet-icin-halka-barsmak.html' title='Cumhuriyet İçin Halkla Barışmak'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-7830090628967028600</id><published>2010-12-29T20:52:00.006+02:00</published><updated>2010-12-29T21:24:33.995+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ekonomi'/><title type='text'>Asgari Ücret ve Asgari Geçim İndirimi Değişikliği</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TRuJKz6IMhI/AAAAAAAAAIE/mDMxgI4x4Ho/s1600/asgari_ucret_toplantisi_basladi-b5c4454d599cf1e05a13fae02ce2541a.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 272px; height: 204px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TRuJKz6IMhI/AAAAAAAAAIE/mDMxgI4x4Ho/s320/asgari_ucret_toplantisi_basladi-b5c4454d599cf1e05a13fae02ce2541a.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5556185384117350930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2011 yılında uygulanacak olan asgari ücret tutarları, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 28 Aralık 2010 tarihli toplantısında belirlenmiştir. Komisyon kararına göre; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*01.01.2011 - 30.06.2011 döneminde,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-16 yaşını doldurmuş işçiler için asgari ücretin günlük tutarı &lt;em&gt;26,55 TL&lt;/em&gt;, aylık tutarı ise &lt;em&gt;796,50 TL&lt;/em&gt;,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-16 yaşını doldurmamış işçiler için asgari ücretin günlük tutarı &lt;em&gt;22,65 TL&lt;/em&gt;, aylık tutarı ise &lt;em&gt;679,50 TL&lt;/em&gt;, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;01.07.2011 - 31.12.2011 döneminde,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-16 yaşını doldurmuş işçiler için asgari ücretin günlük tutarı &lt;em&gt;27,90 TL&lt;/em&gt;, aylık tutarı ise &lt;em&gt;837,00 TL&lt;/em&gt;,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-16 yaşını doldurmamış işçiler için asgari ücretin günlük tutarı &lt;em&gt;23,85 TL&lt;/em&gt;, aylık tutarı ise &lt;em&gt;715,50 TL&lt;/em&gt;, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olarak uygulanacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna göre asgari ücretli bir işçinin işverene maliyeti, 01.01.2011 - 30.06.2011 döneminde aylık &lt;em&gt;967,75 TL&lt;/em&gt;, 1 Temmuz 2011 tarihinden itibaren ise aylık &lt;em&gt;1.016,96 TL &lt;/em&gt;olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşletmelerde meslek eğitimi gören ve 16 yaşını doldurmuş olan öğrenci, aday çırak ve çıraklara verilecek aylık asgari ücret ise 2011 yılının ilk yarısında 239,10 TL ve ikinci yarısında 251,10 TL olarak uygulanacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TRuIhbT2utI/AAAAAAAAAH8/zeircXB6mbA/s1600/agi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 145px; height: 137px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TRuIhbT2utI/AAAAAAAAAH8/zeircXB6mbA/s320/agi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5556184673139735250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asgari geçim indirimi, takvim yılı başından geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan brüt asgari ücret üzerinden hesaplanıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca asgari geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Mükellefin kendisi için % 50’si, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Diğer çocuklar için % 5’idir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asgari geçim indirimi, yukarıdaki şekilde belirlenen tutar ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 103. maddesindeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın (% 15) çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 28 Aralık 2010 tarihli toplantısında belirlenmiştir. Komisyon kararı uyarınca, 16 yaşını doldurmuş işçiler için 2011 yılının ilk altı aylık döneminde uygulanacak olan brüt asgari ücret tutarı 796,50 TL’dir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna göre aylık asgari geçim indirimi tutarı 2011 yılının tamamında; bekar bir çalışan için 59,74 TL, evli (eşi çalışmayan) ve 4 çocuklu bir çalışan için ise 101,55 TL olarak uygulanacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İndirimin uygulamasında ''çocuk'' tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, ''eş'' tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ücret geliri elde eden eşler dışındaki eşler, uygulama sırasında, çalışmayan ve geliri bulunmayan eş olarak kabul edileceklerdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medeni hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanmalıdır. Boşananlar için ise indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011 yılında uygulanacak olan asgari ücret tutarları, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 28 Aralık 2010 tarihli toplantısında belirlenmiştir. Komisyon kararı uyarınca, 16 yaşını doldurmuş işçiler için 2011 yılının ilk altı aylık döneminde uygulanacak olan brüt asgari ücret tutarı 796,50 TL’dir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna göre bekar bir ücretlinin, 2011 yılında yararlanabileceği aylık asgari geçim indirimi tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 2011 Ocak ayı asgari ücretin yıllık brüt tutarı (796,50 x 12)&lt;br /&gt; 9.558,00 TL&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Asgari geçim indirimi oranı (Çalışanın kendisi)&lt;br /&gt; % 50&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Asgari geçim indirimi matrahı (9.558 x % 50)&lt;br /&gt; 4.779,00 TL&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yıllık asgari geçim indirimi tutarı (4.779,00 x % 15)&lt;br /&gt; 716,85 TL&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Aylık asgari geçim indirimi tutarı (716,85 / 12)&lt;br /&gt; 59,74 TL&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-7830090628967028600?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/7830090628967028600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=7830090628967028600' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7830090628967028600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7830090628967028600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/12/asgari-ucret-ve-asgari-gecim-indirimi.html' title='Asgari Ücret ve Asgari Geçim İndirimi Değişikliği'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/TRuJKz6IMhI/AAAAAAAAAIE/mDMxgI4x4Ho/s72-c/asgari_ucret_toplantisi_basladi-b5c4454d599cf1e05a13fae02ce2541a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-6394851516387181680</id><published>2010-12-28T09:49:00.025+02:00</published><updated>2010-12-29T08:20:47.755+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eleştiri'/><title type='text'>Hakikat Duvarını Yıkan İktidarın Sincan Tankları</title><content type='html'>Küçüktüm,küçücüktüm diye başlayan bir nazım şiirindeki gibiydim.Çocuk aklı unutur,hatırlamaz,oyun zanneder güler geçer sanırdım,geçmedi.Ne kitaplardan okuduğum prag baharını ezen sovyet tanklarını ne de televizyondan izlediği sincan tanklarını unuttum ve zamanla gördüm ki prag baharını ezen sovyet tanklarından fazla bir farkı yoktu sincan tanklarının.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilerde ne oluyor biliyor musunuz;dün iktidarı ezen sincan tanklarının yerini,iktidarın yanlışlarına sesini yükselten vicdanlı bireyleri ezen sivil,aydın,muhafazakar/liberal demokrat,dindar sivil toplum örgütleri,iktidarın sincan tankları olarak eziyorlar baharda açan çiçekleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçüktüm,küçücüktüm,büyüyecektim ezdiler.&lt;br /&gt;Bahar geliyor,yeşerecek ümitler,demokrasimiz boy verecek diye umutla sandığa gidip %47'leri-58'leri gömen sizleri ezdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok sayıyorlar artık sizleri de,habis bir ur gibi sadece bizi değil,içten içe kendilerini yiyorlar artık. Yazık ki Düşmanı yenen orduların içerde hain avına çıkması gibi,gölgesinden korkan bir ruh halindesiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanuni'nin maddi ve manevi doyuma ulaşan bir toplumu hizaya çekmek için kanunlarla düzen kurmaya çalıştığı osmanlı gibiyiz ve ayarın çoktan kaçtığının farkında değiliz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürremler entrikalarını haremlerinden sokaklara taşırmış,Rüstem paşalar sarmış sarayları.&lt;br /&gt;Sokaklardaki imansızlığımızı mekanın temizleyeceğini düşünerek o şaşalı sarayların dibine inşa ettiğimiz modern/nezih/elit camiler...&lt;br /&gt;İte kaka çıktığı minberde kendi sesini duyamayacak kadar imanı eksilmiş bir imam...&lt;br /&gt;Hakikatı solmuş bir mihrap...&lt;br /&gt;O mihraba tüm yüzsüzlüğüyle yüz vurup,içindeki son hakikat kırıntısıyla sana yalvaran bizler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz aynı saftayız,yanyana omuz omuza.Değil kanunları,Allah'ın kitabını kalplerinden,gözlerinden,vicdanlarından sakınanlarla aynı camilerde aynı saftayız.Ali kafirdir diye onlarca yıl hutbelerde zihin yıkayan emevi zihniyetinin imansızlığında eşitlendik hepimiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zahiren eşitlenirken onlarla,senin dinini dilimizde,kalbimizde sessizce zikredip,geleceğine inandığımız güzel günler için umudumuzu bir gonca gibi sakınıp korumaya çalışırken,yaktılar camileri,yıktılar kütüphaneleri,dilimizi aldılar bizden,seni her gün aynı inançla anarken dilimizi aldılar önce.Kıstılar sesimizi.Fikirlerin dilsiz de yayıldığını bildiklerinden vicdanlarımızı susturmak için deli diye damgalamaya çalıştılar,hakikat dolu fikirlerimizi kılıçlarının uçlarındaki kuran sayfaları yaptılar.Moğol istilasına uğramış Bağdat'a çevirdiler hakikatlerimizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakikatin yıkıntıları dolaşırken keyifle,enkaz devraldık dediler öncekiler gibi,adımız hıdır geldiğimiz noktada elimizden gelen budur;size daha iyisini vadedenler sapıtmışlardır dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görmediler,görmek istemediler,kendi yıktıkları hakikatlerin üzerine inşa ettikleri sahte cennetlere kurulup işler yolunda demek ve bunu cümle aleme kabul ettirmek,karşı çıkanları susturmak için kendi iktidarlarının sincan tanklarını yarattılar;yıkamadıkları hakikatleri,sahte belgeler,uydurma tanıklar,yalan haberlerle yıkmaya/itibarsızlaştırmaya çalıştılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz şimdi dün moğolların bugün abd'nin istilasında yıkılan bağdat gibiyiz,ali kafirdir diyen imamı duyan ama sesini çıkarmayacak kadar imanı noksan müslümanlardanız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçüktüm küçücüktüm,hiç büyüyemedi umutlarım,ezdiler,prag baharını ezen sovyet tankları gibi iktidarın sincan tankları da ezip geçti içimizde açan goncaları.Sustum,duyduğum yalanlara alıştı kulaklarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paletlerin unufak ettiği gerçeklerin üzerine inşa edilenleri kanıksadım.Boşuna dememişti ünlü düşünür: "&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;gözün gördüğüne beyin alışır&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;." diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alıştım,alıştık,artık omuz omuzayız aynı safta,aynı imansızlıkla.&lt;br /&gt;Hakikati solmuş mihrabımızın;kıble diye önünde eğilip kalktığımız,ceplerimiz doldukça dev aynasında büyüyen benliğimiz olmuş da haberimiz yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen bizleri affet,dilimize Hz.Ali'nin,kalbimize Hz.Ömer'in cesaretini ver.&lt;br /&gt;Son anımızda tüm kirlenmişliğimize rağmen hakikati söyleyecek bir nefes ver bize...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-6394851516387181680?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/6394851516387181680/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=6394851516387181680' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6394851516387181680'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/6394851516387181680'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/12/hakikat-duvarn-ykan-iktidarn-sincan.html' title='Hakikat Duvarını Yıkan İktidarın Sincan Tankları'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-3242088183303122177</id><published>2010-12-27T21:21:00.005+02:00</published><updated>2010-12-27T21:51:36.758+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayata dair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Küçük Prens</title><content type='html'>21. Bölüm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o sırada bir tilki çıkıverdi ortaya.&lt;br /&gt;“Günaydın” dedi tilki.&lt;br /&gt;“Günaydın” dedi küçük prens kibarca. Ama etrafına baktığında kimseyi göremedi.&lt;br /&gt;“Buradayım! Elma ağacının altında.”&lt;br /&gt;“Sen kimsin? Çok güzel görünüyorsun.”&lt;br /&gt;“Ben bir tilkiyim.”&lt;br /&gt;“Gel, birlikte oynayalım. Öyle mutsuzum ki” dedi küçük prens.&lt;br /&gt;“Seninle oynayamam” dedi tilki, “ ben evcil bir hayvan değilim.”&lt;br /&gt;“Buna çok üzüldüm” dedi küçük prens. Ama biraz düşündükten sonra: ”Evcil ne demek?” diye sordu.&lt;br /&gt;“Anladığım kadarıyla burada yaşamıyorsun” dedi tilki, “kimi arıyorsun?”&lt;br /&gt;“İnsanları arıyorum,” dedi küçük prens, “ peki ama ‘evcil’ ne demek?”&lt;br /&gt;“İnsanlar,” dedi tilki, “tüfeklerle dolaşırlar ve avlanırlar. Tam bir baş belasıdırlar. Bir de tavuk yetiştirirler. Tüm işleri bundan ibarettir. Sen de mi tavuk arıyorsun?”&lt;br /&gt;“Hayır, ben arkadaş arıyorum. Ama ‘evcil’ ne demek?”&lt;br /&gt;“Bu pek sık unutulan bir şeydir. ‘Bağ kurmak’ anlamına gelir.”&lt;br /&gt;“Bağ kurmak mı?”&lt;br /&gt;“Evet. Örneğin, sen benim için sadece küçük bir çocuksun. Diğer küçük çocuklardan hiçbir farkın yok benim için. Sana ihtiyacım da yok. Aynı şekilde, ben de senin için dünyadaki yüz binlerce tilkiden biriyim sadece. Bana ihtiyaç duymuyorsun. Ama beni evcilleştirirsen eğer, birbirimize ihtiyacımız olacak Sen benim için tek ve eşsiz olacaksın, ben de senin için.”&lt;br /&gt;“Anlamaya başlıyorum” dedi küçük prens. “Bir çiçek var. Sanırım o beni evcilleştirdi.”&lt;br /&gt;“Olabilir. Dünyada her şey mümkündür.” dedi tilki. &lt;br /&gt;“Ama bu çiçek dünyada değil.”&lt;br /&gt;Tilki şaşırmıştı. “Başka bir gezegende mi?”&lt;br /&gt;“Evet.”&lt;br /&gt;“Peki orada avcılar da var mı?”&lt;br /&gt;“Hayır, yok.”&lt;br /&gt;“Bu çok ilginç. Peki ya tavuklar?”&lt;br /&gt;“Hayır. Tavuklar da yok.”&lt;br /&gt;“Eh, hiçbir yer mükemmel değildir” dedi tilki içini çekerek. Sonra kendini anlatmaya başladı:&lt;br /&gt;“Yaşamım çok monotondur. Ben tavukları avlarım, avcılar da beni. &lt;br /&gt;Bütün tavuklar birbirine benzer. Bütün insanlar da öyle. Bu yüzden biraz sıkılıyorum. Ama beni evcilleştirirsen eğer, yaşamıma bir güneş doğmuş olacak. Senin ayak seslerin benim için diğerlerinden farklı olacak. Ayak sesi duyduğum zaman hemen saklanırım. Ama seninkiler, bir müzik sesi gibi beni gizlendiğim yerden çıkaracaklar. Şu ekin tarlalarını görüyor musun? Ben ekmek yemem. Buğday benim hiçbir işime yaramaz. Bu yüzden de bu tarlalar bana hiçbir şey hatırlatmazlar. Buna üzülüyorum. Ama sen beni evcilleştirseydin, bu harika olurdu. Altın renkli saçların var senin. Ben de altın renkli başakları görünce seni hatırlardım. Ve rüzgarda çıkardıkları sesi severdim.&lt;br /&gt;Sustu tilki ve uzun bir süre küçük prensi izledi.&lt;br /&gt;“Senden rica ediyorum. Lütfen beni evcilleştir!” dedi.&lt;br /&gt;“Elbette” dedi küçük prens. “Ama pek fazla vaktim yok. Yeni arkadaşlar edinmem ve birçok şeyi anlayabilmem gerekiyor.”&lt;br /&gt;“Sadece evcilleştirdiğin kişiyi anlayabilirsin” dedi tilki. “İnsanlarınsa hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Her şeyi dükkandan hazır alırlar. Ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de, hiç arkadaşları olmaz. Eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni!”&lt;br /&gt;“Ne yapmam gerekiyor peki?” diye sordu küçük prens.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;“Çok sabırlı olman gerekiyor. Önce çimenlerin üstüne, biraz uzağıma oturmalısın. Ben gözümün ucuyla seni izleyeceğim, sen hiçbir şey söylemeyeceksin. Sözcükler yanlış anlamalara neden olurlar. Ama her gün, biraz daha yakına gelebilirsin.”&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün küçük prens yine geldi.&lt;br /&gt;“Her gün aynı saatte gelmelisin” dedi tilki. “Örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. Zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. Saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. Mutluluğun bedelini öğrenirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama günün herhangi bir vaktinde gelirsen, seni karşılamaya hazırlanacağım zamanı asla bilemem. İnsanın gelenekleri olmalıdır.&lt;br /&gt;“Gelenek nedir?”&lt;br /&gt;“Bu da çok sık unutulan bir şeydir” dedi tilki. “Bir günü diğer günlerden, bir saati diğer saatlerden ayıran şeydir. Örneğin, şu benim avcıların da gelenekleri vardır. Perşembeleri kızlarla dansa giderler. Bu yüzden de Perşembe benim için harika bir gündür. Üzüm bağlarına kadar yürüyebilirim. Ama avcılar dansa herhangi bir gün gitseydi, benim için hiçbir günün özelliği olmayacaktı ve asla tatil yapamayacaktım.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylelikle küçük prens tilkiyi evcilleştirdi. Ve ayrılma vakti geldiğinde “Ah! Sanırım ağlayacağım” dedi tilki. &lt;br /&gt;“Bu senin hatan” dedi küçük prens. “Ben sana zarar vermek istemedim. Seni evcilleştirmemi sen istedim. &lt;br /&gt;“Doğru, haklısın” dedi tilki.&lt;br /&gt;“Ama ağlayacağını söyledin!”&lt;br /&gt;“Evet, öyle.”&lt;br /&gt;“O halde bunun sana hiçbir yararı olmadı.”&lt;br /&gt;“Hayır, oldu. Buğday tarlalarının rengini gördükçe seni hatırlayacağım. Şimdi git ve güllere bir kez daha bak. O zaman kendi gülünün evrende eşsiz ve tek olduğunu anlayacaksın. Sonra bana veda etmek için buraya geri döndüğünde, sana hediye olarak bir sır vereceğim.”&lt;br /&gt;Küçük prens güllere bir kez daha bakmaya gitti. &lt;br /&gt;“Hiçbiriniz benim gülüm gibi değilsiniz. Çünkü henüz hiçbiriniz evcilleşmediniz. Ve siz de hiç kimseyi evcilleştirmediniz” dedi onlara. “Siz tıpkı tilkinin benimle karşılaşmadan önceki hali gibisiniz. Dünyadaki binlerce tilkiden yalnızca biriydi o. Ama ben onunla dost oldum ve şimdi artık o özel bir tilki.”&lt;br /&gt;Güller bu duyduklarına çok bozuldular.&lt;br /&gt;“Evet, güzelsiniz. Ama boşsunuz. Sizin için kimse yaşamını feda etmez. Yoldan geçen herhangi biri, benim gülümün de size benzediğini söyleyebilir. Ama benim gülüm sizin her birinizden çok daha önemlidir. Çünkü ben onu suladım. Ve onu camdan bir korunakla korudum. Önüne bir perde gererek rüzgarın onu üşütmesini engelledim. Tırtılları onun için öldürdüm ( ama birkaç tanesini kelebek olmaları için bıraktım). Onun şikayetlerini ve övünmelerini dinledim. Ve bazen de suskunluklarına katlandım. Çünkü o benim gülüm.”&lt;br /&gt;Bunları söyledikten sonra tilkinin yanına döndü.&lt;br /&gt;“Elveda” dedi.&lt;br /&gt;“Elveda” dedi tilki de. &lt;em&gt;“Ve işte sırrım: Bu çok basit. İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. En temel şeyi gözler göremez.”&lt;/em&gt; “Temel olan şeyi gözler göremez” diye tekrarladı küçük prens. Öğrendiğinden emin olmak istiyordu.&lt;br /&gt;“Senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir” dedi küçük prens.&lt;br /&gt;“İnsanlar bu en önemli gerçeği unuttular. Ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeye karşı her zaman sorumlusun. Gülüne karşı sorumlusun.&lt;br /&gt;“Gülüme karşı sorumluyum” diye tekrarladı küçük prens, öğrendiğinden emin olmak için. Sonra yoluna devam etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(&lt;a href="http://www.kucukprens.org/"&gt;Küçük Prens&lt;/a&gt; -Fransızca Le Petit Prince- Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry'nin en ünlü romanı. 1943'te yayımlanmıştır. Basit bir çocuk kitabı gibi görünen ama aslında yaşam, sevgi ve aşk hakkında derin anlamlar içeren KüçükPrens'te bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-3242088183303122177?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/3242088183303122177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=3242088183303122177' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3242088183303122177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3242088183303122177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/12/kucuk-prens.html' title='Küçük Prens'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-7025031105771299951</id><published>2010-12-26T16:05:00.004+02:00</published><updated>2010-12-26T17:09:17.379+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Farkındalık yaratma'/><title type='text'>Teknolojik Yaşam</title><content type='html'>Tekonolojiden bahsedince hep elektronik şeyler aklımıza gelirdi. Fakat zaman geçtikçe her türlü şey teknolojiyi kullanmakta. Gıda, mobilya, tekstil vb. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekstilde nano teknoloji uygulamaları, nano tekstiller olarak adlandırılıyor. Amaç tekstil ürünlerinin performansını arttırmak. Türkiye'de yeni yeni gelişen bu sektör ile kumaşlar leke tutmayan, kırışmayan, antibakteriyel, su geçirmezlik gibi çeşitli özelliklere sahip olmakta. Türkiye'de de kullanılmaya başlayan bu sektör zamanla daha da genişleyecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırışmayan gömlek hele herkesin hayalidir :) Peki işin bu yanı bu kadar güzel ve cazip gelirken peki bu işin birde Türkiye'de pek konuşulmayan yönüne bakalım.New York Times'ın haberine göre kırışmayan kumaşlarda gizli bir tehlike varmış. Kırışmazlık özelliği aslında formaldehit salgılayan bir reçineden kaynaklanıyor. Formaldehitse genellikle mumyalama işlemiyle ilişkilendirilen bir kimyasal. Formaldehit çarşaf ve yastık kılıflarında, perdelerde ve döşemelikler gibi bir çok tüketici üründe ve şampuan, losyonve göz farı gibi kişisel bakım ürünlerinde de kullanılmaytaymış. Kırışmaz giysiler giyenler için en büyük olası problem kontakt dermatit denen cilt alerjisi. Tekstilde formaldehit kullanımı ile ilgili Amerikan hükümetinin yürütüğü yeni bir araştırmaya göre formaldehit ciltte kaşıntıya, döküntüye ve kabarmaya neden olabiliyormuş. Araştırma iyi güzel de bir öneri bulunmamakla birlikte ütü istemeyen giysileri yıkamadan önce giymek konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Tekstl mühendisi olarak kendi formaldehit testlerini yapmış olan Philadelphia Üniversitesi'nden David Brookstein " Bilim insanı olarak etikette 'Giymeden Önce Yıkayınız' diyen belirgin bir uyarı olmasının iyi olacağını düşünüyorum" diyor.Biz de söz dinler yıkamadan giymeyiz artık :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırışmayan kumaşın gizli tehlikesini anlatmışken Türkiye'de kullanıla bazı teknoljik ürünlere de yeri gelmişken değinelim. Damat leke tutmayan gömleklerin satışını yapmakta. Nike, Gap ve Zara gibi dünyaca ünlü markalara üretim yapan Yeşim Tekstil, nano teknoloji sayesinde leke ve su tutmayan, ütü istemeyen, saman nezlesine karşı koruyan, E vitaminli akıllı kumaş ve giysiler ürettiği, 'hibrit' adını verdiği kumaşlar kullanmaya başladı. İşbir Yatak, NASA tarafından geliştirilen viskoelastik malzemeyle 'akıllı yatak' üretti. Bu yataklar, anti-stres ve hijyen gibi imkanlar sunuyor. Damat Tween, sigara kokusunu ve her türlü kötü kokuyu tutmayan takım elbiseler yanında yürüdükçe parfüm kokusu yayan takım elbiseler üretiyor. Bellona, yatak teknolojisinde 'Thermocool' adı verilen yöntemle uykuda 4 mevsim boyunca bedeni ideal ısıda tutacak ürün geliştirdi. İstikbal Mobilya, televizyon, bilgisayar, cep telefonu, mikrodalga fırın gibi elektronik cihazlardan yayılan non-iyonize radyasyonu yüzde 98,5 oranında engelleyen kumaşla yatak üretti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jetgilleri hatırlasınız heralde. Orada ki teknoloji hep hayal gibi gelirdi fakat gün geçtikçe hızlanan teknoloji sayesinde Jetgilleri George'un çanta olabilen arabasına da gün geçtikçe yaklaşıyoruz sanki. Ne dersiniz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-7025031105771299951?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/7025031105771299951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=7025031105771299951' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7025031105771299951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7025031105771299951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/12/teknolojik-yasam.html' title='Teknolojik Yaşam'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-1562049178440189045</id><published>2010-12-25T15:23:00.002+02:00</published><updated>2011-06-18T22:40:52.032+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset ve Politika'/><title type='text'>Yaklaşan Seçimler ve BDP</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Herkese merhaba&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Tuvana yeniden hoşgeldin.Uzun zamandır blogta yazmıyordum Demokrat nefis yazılarıyla bu boşluğu doldurdu.Kendisine teşekkür ederim.Bende çok fazla uzun olmayan&amp;nbsp; yazılar yazacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazımıza başlayalım.Aslında seçim maratonu başladı.İlla mikrofon başında bağırarak olacak değil ya.BDP'nin agresif tutumunu görmekteyiz.Kürt halkının oylarını alabilmek adına başta iki dil öz savunma gücü vb.gibi özerklik kokularının yer aldığı siyasi çıkışlarını görmekteyiz. Seçim yaklaşana kadar bu agresif tutumun dozu daha çok artacak.Ne de olsa mecliste yer almaları için referandumda sandığa gitmelerine izin vermediği kürt halkının yanında olduğu izlenimlerini verecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakanda buna koz olarak Güneydoğu Anadolu gezilerini sıklaştırdı.Her hafta sonu başka bir ilde açılışlar yapmakta ve seçimler öncesi bu bölgenin halkının oylarını almanın planlarını kurmaktadır.Diğer konularda sadece meclis başkanından açıklamalar var iktidar dozu iyi ayarlanmanın peşinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalım yeni seçimler ne getirecek.Yalnız rekabetin daha gerçekçi şekilde partiler arasında arttırğını görmekteyim.Umarım bundan halk kazançlı çıkar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-1562049178440189045?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/1562049178440189045/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=1562049178440189045' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1562049178440189045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1562049178440189045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/12/yaklasan-secimler-ve-bdp.html' title='Yaklaşan Seçimler ve BDP'/><author><name>Investor</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-kTeDRTV_iuw/TcXOuBMpuSI/AAAAAAAABS8/CE730XlqLgo/s220/untitled.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-7230865308131740426</id><published>2010-12-24T21:50:00.002+02:00</published><updated>2010-12-26T17:11:41.277+02:00</updated><title type='text'>Merhaba...</title><content type='html'>Uzun zamandır ortalarda yoktum. Sadece blogda değil hayatımda kabuğuma çekildim. Gerçi blogda ki devamsızlığımdan dolayı işten atılsam da sağ olsun patron yine işe aldı beni :)) Bundan sonra yaramazlık yok söz veriyorum :) Şaka bir yana şu ara kabuğuma çekildim yavaş yavaş çıkmaya çalışıyorum. Aslında bu kabuğa o kadar alıştım ki oradan çıkmak istemese de bir yanım bir yanımda eski halimi istiyor. Eskiden insanlara koşulsuz güvenirdim. Zaten ne geliyorsa başıma şu saflığımdan geliyor. Gülmeyin ya gerçekten safım ben. İnsanlara hemen inanıyorum yani inanıyordum. Hayatın tokadını yemeden insan akıllanmıyor işte. Neyse zararın neresinden dönersin kardır diyerek değişmeye çalışıyorum. Biraz da Gabriel Garcia Marquez’in dediği gibi  &lt;em&gt;&lt;blockquote&gt; 'Her zaman seni üzecek birileri olacaktır, yapman gereken insanlara  güvenmeye devam etmek, kime iki defa güveneceğine daha fazla dikkat etmektir.’&lt;/blockquote&gt;&lt;/em&gt; Tek başıma bir ada da yaşayamayacağıma göre ve insanlar hayatımda her şekilde yer alacaksam bu işi kurallarını öğrenmem lazım. Demokrat ve Emrah siz de iyi ki varsınız. Biraz torpil geçeceğim ama Demokrat sana daha çok teşekkür ederim. Yeri gelir hayata sıkı sıkı tutunmam için yeri gelir gaza basmam için yardım ettin. Hakkını ödeyemem. İyi ki varsın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında kafamdan geçenleri yazamadım ama zaman çok ve ben de artık buralardayım. Bir daha ki yazıya kadar hoşçakalın :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-7230865308131740426?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/7230865308131740426/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=7230865308131740426' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7230865308131740426'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7230865308131740426'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/12/merhaba.html' title='Merhaba...'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5633833234379264695</id><published>2010-12-22T09:23:00.007+02:00</published><updated>2010-12-22T09:29:12.508+02:00</updated><title type='text'>Acılara Tutunmak</title><content type='html'>....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kavuşmak özgürlükse&lt;br /&gt;özgürdük ikimiz de&lt;br /&gt;elleri çığlık çığlık&lt;br /&gt;yanyana iki dünya&lt;br /&gt;ikimiz iki dağdan&lt;br /&gt;iki hırçın su gibi akıp gelmiştik&lt;br /&gt;buluşmuştuk bir kavşakta&lt;br /&gt;unutmuştuk ayrılığı&lt;br /&gt;yok saymıştık özlemeyi&lt;br /&gt;şarkımıza dalmıştık&lt;br /&gt;mutluluk mavi çocuk&lt;br /&gt;oynardı bahçemizde&lt;br /&gt;....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasan Hüseyin Korkmazgil&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5633833234379264695?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5633833234379264695/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5633833234379264695' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5633833234379264695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5633833234379264695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/12/aclara-tutunmak.html' title='Acılara Tutunmak'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-1071007603364077290</id><published>2010-12-03T10:20:00.017+02:00</published><updated>2010-12-06T15:03:12.898+02:00</updated><title type='text'>Demokrasi=Dolma Bahçe</title><content type='html'>&lt;p&gt;Kızmayın artık bana.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Artık susuyorum çünkü,sessizce çekiliyorum kenara.İnatla susacağım,cahilce,aptalca,salakça susacağım.Suskunluğumdan tanıyacaksın beni.Bir bahar cıvıltısında neşeyle seslenirken sana,bir kampüs coşkusundayken hayatım,jandarma postalı,polis copuyla yarılan kaşım,dağılan yüzümden hatırlayacaksın beni.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Neden sustuğumu soracaksın bana,en cahil susuşlarımı hatırlatırcasına cahilce soracaksın.Sana çözümler sunarken beni hafife alan dudaklarındaki o belirsiz gülücüğü hatırlayacağım.Babacan tavırlarla "daha çok yolun var evlat" diyen kaşarlanmışlığına bakıp,yüzünün hatlarından ihalelerle büyüttüğün göbeğine doğru kayacak gözlerim.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yürümem gereken yolun senin yürüdüğün yol olmayacağını bile bile susacağım.Toyluk akan duruşuma bakıp aldanacak,konuştukça konuşacaksın.Senin gibilerini çok gördük diyeceksin,"bir defa girin &lt;span style="font-family:georgia;color:#660000;"&gt;içeri&lt;/span&gt; görürsünüz demokrasiyi" deyip kahkalarınızı çorbacı arkadaşlarınızla patlatacaksınız.Aynen postallarınızla yüzümü coplarınızı beynimi hizzaya sokmaya çalıştığı zamanlar gibi patlatacaksınız arsızca.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Saltanat simgelerinde film pardon bilim adamlarını toplayıp demokrasi dersi verirken,daha iyi bir ülkeyi hakeden bizleri,sizin "iyi çocuklar" susturacaklar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Susacağım artık.Köye bile üniversite kurmayı marifet bilen bir zihniyete karşı entellektüel bir duruş sergileme çabası gösteren en parlak beyinleri sincandaki tanklar gibi ezen bu neoliberal faşizme karşı susacağım.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sessizliğimden tanıyacaksın beni.Bağırdıkça susturduğunu,biz sustukça sindirdiğini düşüneceksin.Sonra dün tankla ezilenleri,bugün copla ezecek ve "&lt;span style="color:#660000;"&gt;biz daha zararsız dövüyoruz&lt;/span&gt;", "&lt;span style="color:#660000;"&gt;bakın sizi asker amcalardan kurtadık&lt;/span&gt;" diye kandırmaya çalışacaksın.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ben yine susacağım tüm naifliğimle.Kimliksiz kalacağım,vatansız,topraksız,ailesiz,sevgisiz.Demokrasi çiçeğini suskunluğumla sulayacağım.Korkacaksın sessizliğimden suskunluğumdan.Öfkemle cümlelerim ağırlaşacak,copla ezemediğin cümleleri,fikirleri parayla satın aldığın "beyefendiler"le susturacaksın.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Deli diyecekler bana,faşist diyecekler,darbeci diyecekler,uydurma tanıklar,uydurma belgeler,bir kaç kitapla sizin cici çocukların bahsettiği o "içeriye" sokacaklar.Yıldız'daki Abdülhamit'e her türlü etiketi yapıştıran beceriksiz ittihatçıları düşüneceğim ve 100 yıl sonra Dolmabahçe'de masaların etrafında toplanmış beyefendiler gelecek aklıma.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Saraylardan cumhuriyet yönetilmez deyip,dedemin bana verdiği o adın,Ömer'in hakkı için, O'nun gibi fırat kenarında kurdun aşırdığı kuzunun hesabını hep soracağım,sorgulayacağım.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dolma bahçeler üzerine inşa edilen küflü saraylara kurulup,memlekete demokrasi getiriyorum diyenlere inat ve üstelik bu kadar susmuşken -hazretleri selam vermeyi de çok görmezlerse- dolmabahçedeki o yürekli kuzulara yürekten bir selam söyleyeceğim.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-1071007603364077290?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/1071007603364077290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=1071007603364077290' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1071007603364077290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1071007603364077290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/12/demokrasidolma-bahce.html' title='Demokrasi=Dolma Bahçe'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-2639811787718486509</id><published>2010-11-29T14:04:00.012+02:00</published><updated>2010-11-29T16:34:24.558+02:00</updated><title type='text'>Anlamsız Bir Yazı</title><content type='html'>Bazen niye burdayım diye soruyorum kendime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şerrin içindeki hayrı,hayır görünen şerleri idrak etmeye çalışıyorum.Zekam kaldırmıyor.Sonra kitabı kapatıp idraki noksan bir imanla şükür ve dua ediyorum,aklımın almadığını,kalbimin anlaması için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbimin katılaştığını hissediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar sarılmışız ki görünenlere,sarılmış kalplerimiz görünenlerle.&lt;br /&gt;Akıl algısız,kalp hissiz kalmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katılaşan kalbim zehirli bir dile dönmüş.Bir bakımışım ki dilimde en umursamaz sözcükler;en çok sevdiğime,en çok değer verdiğime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra öyle demek istemedimler,özürler,iltifatlar,şakalar,gülücük ve öpücükler...&lt;br /&gt;Geçti gitti sandığımız dururken başucumuzda,hiç birşey olmamış gibi yaşamaya devam etmeler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve yazıyı okuyan kişi ya da kişilerin sadece harflere bakmaları,harfteki manaya,mananın özüne inememeleri,inseler bile yüzeyde kalmaları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte hayat bu;kısır döngü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ben niye burdayım söyler misin şimdi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-2639811787718486509?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/2639811787718486509/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=2639811787718486509' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2639811787718486509'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2639811787718486509'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/11/anlamsz-bir-yaz.html' title='Anlamsız Bir Yazı'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-7254701007805462161</id><published>2010-11-05T15:05:00.014+02:00</published><updated>2010-11-08T09:58:13.085+02:00</updated><title type='text'>Burası Anadolu Unutma Bizi!</title><content type='html'>Sivil toplum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal sorumluluk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç nesil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağdaş, özerk üniversite.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuna geldiğim üniversite yaşantımda özellikle en fazla kullandığım kelimelerdendi bunlar. Üniversite yıllarında heyecanla atan kalbimin, işletmeye çalıştığım aklımın en aydınlık köşelerine nakşedilmiş kelimelerdi.&lt;br /&gt;Bu sorumluluk ve anlayış ışığında ilkesel olarak benimsediğim kulüplerde ayrımsız/sınıfsız/imtiyazsız/cinsiyetsiz/omuz omuza kardeşçe yapmaya çalıştığımız onlarca projede alevisinden kürdüne başörtülüsünden ateistine bir çok insanla çalıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluydum, bu ülkenin çocuklarına/gençlerine sosyal sorumluluğumuzun gereği olarak yardım etmek, onlara kendi elimizden geldiği kadarıyla "daha iyi bir Türkiye" bırakmaktı amacımız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle olmadığını öğrenmek fazla uzun sürmedi.&lt;br /&gt;Sözde Atatürkçü rektörlerin sosyal sorumluluk için bir araya gelen insanlara bile üniforma biçmeyi marifet bildiklerini öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsminin önünde Prof. Dr. bilmem ne yazan kadın/erkek akademik cahiller kulübünün, kulüp toplantılarına girmek için başınızı açacaksınız darbesini öğrendiğimde, bu darbeyle gözyaşları içerisinde beni arayan arkadaşıma ne diyeceğimi bilemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askerin süngüsüyle hizaya giren "Bilim Adamları"nın rektör olduğu bir ülkede, aynı adamların siyasi iktidarın yükselen gücüyle yeniden hizaya girmeleri karşısında hiç şaşırmadım doğrusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama unutmadım o günleri.&lt;br /&gt;Şimdi derslere bile türbanla girilirken, dün kulüp toplantısına girmeye bile izin verilmeyen bir ülkede yarın zoru görünce eskiye dönülmeyeceğinin garantisi olmadığı/olamayacağı için unutmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkedeki sivil toplum hareketlerini dahi kendi tekellerinde gören sarı kafalı, eli sigaralı sözde elitleri, o elitlerin damarlarında mavi kan akan çocuklarını ve o çocukların benim arkadaşlarıma yaptıklarını unutmadım, unutmayacağım ve unutturmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün gazete kuponuyla evine eşya alanların iktidar eliyle zenginleştikten sonra özel üniversitelerde çocuklarını nasıl okuttuklarını laf olsun diye soranların, Anadolu'dan binbir güçlükle okumaya gelen kızları ikna odalarına kapattıkları o karanlık günlerin utancını unutmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlu dağda it sürüsüyle savaşırken, başörtülü/türbanlı annesini orduevlerine almayanları unutmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlu askerden dönüp dönmeyeceği meçhul bir ananın vatan sağ olsun demesine rağmen, oğlunun yemin törenine laik cumhuriyet ilkesine binaen içeri alınmadığını unutmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüntüyü bozduğu için oğlunun cenazesinde kameraların objektifinden kaçırılan şehit anasının "ne yaparsın oğul kaderde bu da varmış" diyen bakışlarını unutmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlun/kızın neden şu dershaneye/okula gidiyor diye babaları sorgulanan/fişlenen çocuklar için unutmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O köylü/Anadolulu/ mahçup boynu devlet karşısında kıldan ince şehit anaların babaların hakkı için unutmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölümü/utancı/gözyaşını/sefaleti/geri kalmışlığı/köylülüğü anadolu toprağına ve o toprağın insanına kimlik gibi yapıştırıp, utanmadan bu ülkenin bütün kaynaklarından hoyratça nemalanan asker/sivil bürokratları asla ama asla unutmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehit cenazelerinde "devlet sağ olmasın" çığlıkları yükselirken başımı çevirip baktığımda o anadolu kadınının yüzünü göremeyeceğimi bilmenin utancını bana yaşattığınız için unutmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık karnesindeki fotoğrafı başı kapalı olan teyzeme hizmet vermeyen çağdaş/Hipokrat yeminli doktorları, o doktorları yetiştiren zat-ı muhteremleri unutmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayacağım bu ülkenin dindar/muhafazakar anadolu insanına kendi koltuklarınızı/imtiyazlarınızı korumak için kutsallık atfettiğiniz rejim adına yaptıklarınızı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kutsallık atfettiğiniz bütün değerleri Yemen'den Çanakkale'ye, İnönü'den Sakarya'ya savaşarak kazanan ayağı çarıksız, omzu silahsız dedelerim, ninelerim adına unutmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz bu utançla, biz bu hafızayla anadolu toprağında yaşamaya devam edeceğiz ama siz küstahça yüzümüze üflediğiniz sigaralarınızı söndüreceksiniz bir zahmet. Artık sizin dumansız hava sahanız değil bu cumhuriyet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçti o günler efendiler.&lt;br /&gt;Ama zannetmeyin ki biz, altında dabbetülarz jipleriyle (bu tabir Ali Bulaç'a aittir) Reina kapısında gördüğünüz sosyetik islamcılardanız, onlar olsa olsa sizin ideolojik muadiliniz olur.&lt;br /&gt;Bizler iyi eğitim almış, sosyal, siyasal ve kültürel gelişmişliğiyle toplumsal yaşamın her alanında yer alan dün tukaka yaptığınız, gerçekten hakkaniyete secde eden ve 150-200 yıldır kendi mülkiyetinizde gördüğünüz herşeyin ortağı/sahibi iyi çocuklarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz tanımazsınız bizi, korkuyla baktığınız için görmesiniz. Aslında hep ordaydık ve orda olacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Rejimi" korumak bahanesiyle tükettiğiniz kepekli ekmeklerin ekindeki çiftçisiyiz.&lt;br /&gt;Refah ve güven içinde oturduğunuz lüks evlerinizde led ekranlarınıza 2-3 saniyelik yansıyan bir dağın tepesinde nöbetteyiz.&lt;br /&gt;Biz Erzurum'da Karabekir'in, 26 ağustosta Malazgirt'te Alparslan'ın, yine bir 26 ağustosta M. Kemal'in inançlı ve kararlı askerleriyiz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz anadoluyuz, ya siz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-7254701007805462161?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/7254701007805462161/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=7254701007805462161' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7254701007805462161'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7254701007805462161'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/11/buras-anadolu-unutma-bizi.html' title='Burası Anadolu Unutma Bizi!'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-7593879337055092751</id><published>2010-10-21T09:09:00.016+03:00</published><updated>2010-10-21T11:38:00.919+03:00</updated><title type='text'>Türkü Yine O Türkü:Demokrasi</title><content type='html'>Türkü yine o türkü&lt;br /&gt;Sazlarda tel değişti&lt;br /&gt;Yumruk yine o yumruk&lt;br /&gt;Bir varsa el değişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzik öğretmenliğinden "sanatçı" kimliğine başarılı bir şekilde evrilen candan erçetin'in son albümündeki "Türkü" adlı şarkının sözleri bunlar.Sözler neyzen tevfik ve ömer hayyam'a ait.Bir kolaj yapmış anlaşılan sayın erçetin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynen Türkiye politiğini/portresini anlatan güzel bir bir kolaj olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;150-200 yıllık demokratikleşme serüvenimizde daha fazla demokrasi için gelenlerin kendi darbecilerini yarattığı bu topraklarda,demokrasi masallarda yaşamaya devam ediyor kimi zaman hayyamın bir rubaisiyle,kimi zaman da neyzen'in "alaycı" üslubuyla karşımıza çıkıyor işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve hepsi bir şarkı,bir türkü,bir şiir nihayetinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İttihat ve Terakki'den başlayıp,cumhuriyet'e evrilen süreçte her iktidar "&lt;span style="color:#660000;"&gt;zorbalıkla suçladığı&lt;/span&gt;" diğerini devirip iktidar koltuğuna her gün biraz daha yerleştikçe dün zalimlikle,zorbalıkla,despotlukla suçladığı diğerinden daha da zalim,daha da zorba olmadı mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdülhamit'i deviren ittihatçılar sansürlerden suikastlere uzanan kanlı/karanlık bir sürecin baş aktörü olmadılar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayıtsız ve şartsız milletin egemenliğinden bahseden cumhuriyetçiler, Kazım Karabekir,Rauf Orbay,Refet Bele,Ali Fuad Cebesoy gibi düşmana karşı beraber savaştıkları silah arkadaşlarını ilk fırsatta tasfiye etmediler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezanı türkçeleştirip,camileri samanlığa çevirmediler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeter söz milletin diyenler, siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz küstahlığına soyunmadılar mı?Her seçimde daha da güçlenerek geldiklerinde basın üzerindeki baskılarını arttırmadılar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz devrim yaptık diyenler,bu ülkenin seçilmiş başbakanını darağacına götürmediler mi?&lt;br /&gt;Yassıada'da bir hukuk rezaletinin altına imzalarını atmadılar mı?&lt;br /&gt;Anayasa mahkemesini kurup,başına da Yassıada Gösteri Merkezinin başkanı olan zatı geçirmediler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kardeş kanı dökülüyor diye gelip,elinde kuran-ı kerimle dolaşan darbeciler,o kardeşleri işkence masalarında öldürüp tarihe kara bir leke olarak geçmediler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkenin "refah"ı iddiasıyla siyaset yapanlar,sivas'da37 kişinin öldüğü olaylarda sanık avukatlığını yapmadılar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laik cumhuriyeti korumak ve kollamak iddiasıyla sincan'da tankları yürüten rot-balans ayarcı omzu kalabalıklar her devrin adamı olanlarla işbirliği yaparak namaz kılan/oruç tutan avına çıkmadılar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maaşların dahi ödenemeyecek hale geldiği bir ülkede sandıktan %34'le çıkanların estirdiği 4 kasım 2003 rüzgarından geriye ne kaldı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28 şubatla hesaplaşacağım deyip,28 şubatta "postmodern darbeciler"e karşı geleceğini ortaya koyan bir emniyet müdürünü 28 şubatçılarla elele verip içeri atmadılar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3Y ile-Yolsuzluk,yoksulluk ve yasaklarla- mücadele edeceğim deyip bakan'ın el yazısıyla ihale dağıtmadılar mı?Yoksullukla mücadeleyi temmuz ayında kömür,susuz köye çamaşır makinasıyla nasıl yapılacağını bize göstermediler mi?Galataporta imza atmıyor diye en yakınını -kazım karabekir örneğindeki gibi- tasfiye etmediler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstünlerin/elitlerin/dinazorların egemenliğini,hukukunu/demokrasisini yıkıp halkın/kardeşliğin/insanlığın eğemenliğini/hukukunu/demokrasisini kuracağım diyenler feodal siyasetin gelişimini,bekçiliğini yapmadılar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 oy alan akademisyeni atayan laik/cumhuriyetçi cumhurbaşkanı için günlerce yazı yayınlayanlar,dindar/anadolu çocuğu/muhafazakar cumhurbaşkanının benzer atamaları karşısında süt dökmüş kediye dönmediler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesut Yılmaz-Korkmaz Yiğit ilişkini günlerce haber yapanlar, Medya sektörüne iktidar desteğiyle "muhteşem" bir giriş yapan malum grup başta olmak üzere iktidarın zenginleriyle ilgili kaç tane haber yaptılar acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversiteler,Kemal Gürüz ve ekibinin altında inim inim inlerken feryadı figan edenler, yeni yökle birlikte gül bahçesinde diken ayıklıyor gibi davranmıyorlar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köylü bir muhafazakarlık dışında herşeye kapısını kapayan ve dindar milliyetçi kadroların yıllarca verdiği emeği bir YAŞ kararıyla tasfiye edenlere kızanlar,ösym üzerinden milyonların emeklerini "arsızca" çalıp, vallahi biz yapmadık demediler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerindelik denetimiyle özelleştirmelere tabir yerindeyse çomak sokan,görevden almaları iptal eden Danıştay,artık HSYK'daki "iyi çocuklar" sayesinde "çirkin kararlar" almayacak ve "&lt;span style="color:#660000;"&gt;herşey dadından yenmeyecek bir Türkiye için&lt;/span&gt;" olacak değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kez olsun gerçeği söyleyin;2 asıra yakındır aynı türküyü farklı tınılarla dinleyip kandırıldığımızı söyleyin,milletin tepesindeki o yumruğun hiç eksik olmadığı,bir varsa o yumruğu vuran elin değiştiğini söyleyin.&lt;br /&gt;Bir kez olsun Allahaşkına aynaya bakın ve gerçeği söyleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28 şubatta "&lt;span style="color:#660000;"&gt;kendilerini korumak için(!)&lt;/span&gt;" kapısının önüne rakı şişesi dizenler,şimdi offshore hesaplarına yeşil yeşil para diziyorlar ve bizler yapılan duble yollarla,devleti soyan özel hastanelerle,hızlı trenlerle,keylerle,nemalarla iktidarın nimetlerinden kendi çapımızda "nemalanırken", çalıyorlarsa bu allahla onlar arasında demenin çapsızlığında yaşamaya devam eden dostlarıma Candan Erçetin'in o güzel sesinden armağanım olsun:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canların canı dost, gel etme, dinle beni.&lt;br /&gt;Küsme Feleğe, değmez, yeme kendini;&lt;br /&gt;Çekil, otur gürültüsüz bir köşeye,&lt;br /&gt;Seyret bu hengamede olan biteni.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-7593879337055092751?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/7593879337055092751/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=7593879337055092751' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7593879337055092751'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7593879337055092751'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/10/turku-yine-o-turkudemokrasi.html' title='Türkü Yine O Türkü:Demokrasi'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-7716571018697885948</id><published>2010-10-15T22:20:00.006+03:00</published><updated>2010-10-15T23:31:56.676+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel gelişim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='psikoloji'/><title type='text'>Çöp Kamyonu Kanunu</title><content type='html'>İnsanların sinirini veya üzüntüsünü başkasından çıkarmasını anlamıyorum. Böyle insanlar gerçekten enerjimi tüketiyor. Normal de herkes beni neşeli bilir. Neden peki çok mu mutluyum, çok mu iyi kazanıyorum, süper giden bir ilişkim mi var? Hepsi de hayır ama mutlu olmak için uğraşıyorum. Sizin de etrafınızda da vardı belki de iş yerinizde sizden kıdemli kişiler müdüründen fırça yer -kendi hatası yüzünden- sinirini sizden çıkarır. Sabah kocasıyla ya da karısıyla kavga eder sinirini sizden çıkarır. Tamam herkes her zaman enerjik ya da mutlu olamaz ama etrafında ki insanları da yıkıp dökme hakları yok bence. Son zamanlarda iş yerimde böyle olaylar arttıkça sakin olmaya çalışıyorum ve hemen şu hikayeyi aklıma getiriyorum: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bir gün bir taksiye atladım ve havaalanından hareket ettik. Sağ şeritte yol&lt;br /&gt;alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önümüze çıktı. Taksi&lt;br /&gt;şoförü sert bir şekilde frene bastı, kaydı ve diğer arabaya çarpmaktan milim&lt;br /&gt;farkıyla kurtuldu. Diğer arabanın sürücüsü camdan başını çıkartıp bağırmaya&lt;br /&gt;ve küfretmeye başladı. Taksi şoförü ona gülümsedi ve içten bir şekilde el&lt;br /&gt;salladı. Ve gerçekten çok arkadaşçaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sordum: ´Neden bunu yaptığınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de&lt;br /&gt;hastaneye gönderecekti. ´ Taksi şoförü bana, simdi ´Çöp Kamyonu Kanunu´&lt;br /&gt;dediğim şeyi öğretti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şoför pek çok insanin çöp kamyonu gibi olduğunu açıkladı. Her tarafta çöp&lt;br /&gt;dolu olarak dolaşıyorlar; kızgınlık, öfke ve hayal kırıklığı dolular.&lt;br /&gt;Çöpleri biriktikçe onu bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar ve bazen sizin&lt;br /&gt;üzerinize bırakabilirler. Kişisel almayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi&lt;br /&gt;şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin.&lt;br /&gt;Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara&lt;br /&gt;dağıtmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin ana fikri şu ki, başarılı insanlar çöp kamyonlarının günlerini&lt;br /&gt;mahvetmesine ve ellerine geçirmesine izin vermezler. Hayat sabahları&lt;br /&gt;pişmanlıklarla uyanmak için çok kısa, dolayısıyla ´size iyi davranan&lt;br /&gt;insanları sevin, iyi davranmayanlar için dua edin.´&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat %10 onunla ne yaptığınız, %90 onu nasıl alıp karşıladığınızdır.&lt;br /&gt;Sevgiyle kalın,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzünü güneşe dönen insan gölge görmez...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar başka şeylerin sinirini çıkardıkça sakin olmaya çalışıyorum. Sonuçta yaptığı şey benimle alakalı değil, kişisel algılamıyorum. Tersini yaparsam bende o kişi gibi olurum. İstediğim bu değil elbette. Bu yüzden kimsenin çöpüyle uğraşmak istemiyorum. Çöplerini atmak isteselerde buna izin vermiyorum artık. Siz de daha huzurlu olmak istiyorsanız çöp kamyonlarını uzak tutun kendinizden. Yüzünüz de hep güneşe dönsün :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada biraz rahatlamak isterseniz sizi Leonard Cohen ile güzelliğin şerefine alevli bir keman eşliğinde dans etmeye davet ediyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xcannp_leonard-cohen-dance-me-to-the-end-o_music"&gt;&lt;em&gt;Dance Me To The End Of Love - Leonard Cohen&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-7716571018697885948?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/7716571018697885948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=7716571018697885948' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7716571018697885948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/7716571018697885948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/10/cop-kamyonu-kanunu.html' title='Çöp Kamyonu Kanunu'/><author><name>Tuvana</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16083671673346346733</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_O24l1T9QKk0/S28HzThA1II/AAAAAAAAAFw/DgExudZT3_Y/S220/duygusal-resimler3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-3917274841358642595</id><published>2010-09-30T15:57:00.005+03:00</published><updated>2010-09-30T16:21:05.153+03:00</updated><title type='text'>Bir Gayya Kuyusu:Yalan</title><content type='html'>Diyeceğim o ki;inanma gerçek diye kulağına fısıldananlara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sor kendine her zaman:"yalan başka bir yalanı doğuruyorsa ilk yalanı kim nerde kime ne zaman söyledi?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama size tavsiye cevabını aramamanız,bilinmez insanoğlunun yalanları;her gün her dakika doğru diye yalanlar fısıldanır kulaklara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi pembe,kimi beyaz kimi siyah yalanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözler körse farketmez hiçbir yalan ve farkedilmez hiçbir şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben açtım gözümü ve beyaz yalanlarla kamaşan gözlerimi geri kapatmak zorunda kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden ellerimle görüyorum artık herşeyi,dokunarak ilerliyorum gerçeğe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soruyorum şimdi en başta kendime sonra da sana:"ben elimi kalbime almış,bu labirentte ilk yalanı -yani çıkışı- ararken,bana elini verecek cesaretin kaldı mı?Cesaretin var mı hala birinin elini tutmaya?"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-3917274841358642595?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/3917274841358642595/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=3917274841358642595' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3917274841358642595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3917274841358642595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/09/bir-gayya-kuyusuyalan.html' title='Bir Gayya Kuyusu:Yalan'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-5236348346946117188</id><published>2010-09-16T15:09:00.013+03:00</published><updated>2010-09-16T16:45:29.218+03:00</updated><title type='text'>Sorular!..</title><content type='html'>Referandum sonrası Hayır'ın hezimetini Mhp'ye yıkıp, Kılıçdaroğlu başarılı demenin mantıksal olan tek açıklaması,yeni anayasayla birlikte Başkanlık sistemine dönüşeceği söylenen siyasal düzende,aynen Amerikada olduğu gibi ikili bir denge üzerine Türkiye'yi oturtmak ve daha kontrol edilebilir bir siyasi yapı kurmak değil midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Chp'nin cumhuriyetçilerle Akp'nin Demokratlarla özdeşleştirildiği ve aslında köken itibariyle farklı olsa bile bu iki partinin,Kılıçdaroğlu faktörlüyle birbirlerinin yerine ikame edilebileceği bir politik düzen arayışının ve Mhp'yi saf dışı bırakmaya yönelik merkez ve yanaşma medya yayınları,rakamlarla büyüyen ve içten içe büzülen ve Batıda ve doğuda artan milliyetçilik akımlarıyla fiziken küçülen bir Türkiye'nin alametifarikası değilse nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm siyasal dengelerin mevcut iktidar lehine düzeldiği gerçeğini göz önüne alır,varlık sebebini hep mağdur ve mazlum edebiyatına dayandıran belediye zihniyetli bir siyasi iktidarın,Evet oyu çıkmasıyla kendisine oy veren ve sorunlarının çözülmesini bekleyen kitlelere karşı artık bahanesinin kalmayacağı saikiyle düşünürsek,olağanüstü şartlarda alınan oyların sağladığı hızlı siyasal yükselişin daha hızlı bir düşüşe gebe olduğu gerçeği de görmezden gelinemeyecek kadar açık değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kılıçdaroğlu'nun sadece sosyal meselelere dayalı siyasi söylemleri,Erdoğanın köşke çıkmasıyla akp'nin üzerinde yükseldiği yapının desteğini kaybedeceği gerçeği ve mhp'nin resmin dışına çıkartılıp,bdp'nin herşeye istemezükçü yaklaşımıyla ortaya çıkarılacak Türkiye fotoğrafı en iyimser tahminle Güneydoğusunu kaybetmiş bir beyaz Türklerin refah(!) içinde yaşayacağı bir Türkiye değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara'dan uzakta kurulan diplomasi masalarının hayırlara vesile olmadığı hala bu ülkenin yeni ve eski egemenlerine bişeyler öğret(e)mediyse yukarda bahsedilen fotoğrafın olağan bir kabul hale gelmesi mukadderdir,aynen Kuzey ırakta başına çuval geçirilen bir ordunun, artık Genelkurmay dışına çıkamayacak kadar bölgeden pasifize edilmesi gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyaseti şekillendirilen bir ülkenin ordusu özellikle Ortadoğudan ve Kafkaslardan pasifize edilmişse,Diyarbakır'ı savunacak bir er bile bulmak imkansızdan da ötedir.Bu ordunun yani bu milletin başına Ankara'da da başına çuval geçirilmesi mukadderdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İfrat-tefrit sarkacında evet'e de hayır'a da mahkum olmayan biri olarak siyasi iktidarı gerçekten milletin hizmetkarı yapmak için son virajdayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu son şans.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet!İşte bu kadar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-5236348346946117188?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/5236348346946117188/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=5236348346946117188' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5236348346946117188'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/5236348346946117188'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/09/sorular.html' title='Sorular!..'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-4644721697956684335</id><published>2010-09-10T12:08:00.007+03:00</published><updated>2010-09-10T12:25:37.200+03:00</updated><title type='text'>Ak Deterjan</title><content type='html'>Hayrünnisa Gül'ün başörtüsü üzerinden "&lt;span style="color:#660000;"&gt;Atam senin koltuğunda kimler oturuyor diye&lt;/span&gt;" hayasızca sızlananlar,aynı hassasiyeti Fevzi Çakmak'ın koltuğunda kimler oturuyor diye gösterecek kadar yürekli olsalardı,hantepede,aktütünde,dağlıcada vatan evlatları hainlerin kurşunlarına hedef olurken "&lt;span style="color:#660000;"&gt;Genelkurmayın Başı&lt;/span&gt;" olacak zatı muhteremler o koltuklarında rahatça oturamazlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hantepe ihanetinden sonra da &lt;span style="color:#660000;"&gt;"Hükümetin Başı&lt;/span&gt;" son referandum salvosu olarak "Anayasayı halledelim bedelliyi çıkartacağım" diyemezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hantepe üzerinden siyaset yapan "Baş"lar, kan akıtıp sonra alacakları dolarcıklarla o kanı temizleyeceklermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman bize bir pazar çığırtkanlığı düşer ki şöyle bağırırız:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="color:#660000;"&gt;gel vatandaş gel,şehidin kanını parayla yıkayan Ak Deterjana geeeeeelll&lt;/span&gt;"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-4644721697956684335?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/4644721697956684335/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=4644721697956684335' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/4644721697956684335'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/4644721697956684335'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/09/ak-deterjan.html' title='Ak Deterjan'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-3272369691009850902</id><published>2010-09-03T10:54:00.020+03:00</published><updated>2010-09-03T16:08:08.625+03:00</updated><title type='text'>Mutsuzum</title><content type='html'>Mutsuzum,kör bir karanlığın içine bırakılmış kalplerimiz.Bu kör karanlığın içinde umutsuzca çırpınırken gerçeklere ulaşmak için,hayasızca karartıyorlar ekranları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet içindeki çeteleri,devlet içinde başka odaklara "&lt;span style="color:#660000;"&gt;hizmet eden&lt;/span&gt;" çetelerin servis ettiği ses ve görüntü kayıtlarıyla ETÖ diye üstüne bastıra bastıra haber yapanların,aralarında kendi yandaşlarının da içinde olduğu KPSS ÖRGÜTÜ ile ilgili haber yapmamaları nasıl bir imansızlık örneğidir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her kurumda çürük elmalar olur tezinden hareketle kendilerini savunurken,Genelkurmayı hedef tahtasına oturtup Türk ordusunu erinden orgeneraline kadar aşağılamak ne kadar da kolaydı oysa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutsuzum,kardeş bilip kucak açtıklarınızın size sarılırken elindeki hançeri sırtınıza saplayıp, yüzündeki o "&lt;span style="color:#660000;"&gt;nurani&lt;/span&gt;" gülümsemeyle herşey demokrasi için demesi karşısında nutkunuzun tutulmasından başka hiç birşey yapamazken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutsuzum.&lt;br /&gt;Annemi kaybetmiş gibi,abim,kardeşim beni yarı yolda bırakmış gibi,baba ocağından ayrılmış gibi mutsuzum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkalarının mutluluğu pahasına mutsuz edilen yüzbinlerin haklarını çiğnerken, "&lt;span style="color:#660000;"&gt;imkan olsa mezardakileri bile kaldırarak referandumda ’Evet’ oyu kullandırmak"&lt;/span&gt; gerektiğini beyan etmek,bunun için insanlara telkinde bulunmak, baskı yapmak,hatta evet vermezseniz böyle şöyle olur diye korku imparatorluğu kurmanın ve tüm bunları "&lt;span style="color:#660000;"&gt;demokrasi adına&lt;/span&gt;" yapmanın utancını taşımakla, 12 Eylül Diyarbakır cezaevinde yapılanların utancını taşımak arasında fazla bir fark olmasa gerek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık demokrasi yok,referandum yok,üstünlerin hukuku;hukukun üstünlüğü zaten yok,bitaraf olmak yok,bertaraf olmak yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece vicdanım var ve o vicdan hayır diyor,bu kadar ırzına geçilmişken bütün firavunları putlarını yıkmak için hayır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="color:#660000;"&gt;Firavun İmanı"&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;na&lt;/span&gt; hayır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="color:#660000;"&gt;Firavun Demokrasisi&lt;/span&gt;" ne hayır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutsuzum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhanete uğramış gibi,çok özlemene ve sevmene rağmen bir daha kavuşamayacak gibi mutsuzum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırtımızda bu ihanet,içimizde gerçekten hukukun,demokrasinin,eşitliğin,kardeşliğin özlemiyle &lt;span style="color:#660000;"&gt;aynen onların yaptığı gibi&lt;/span&gt; suçlayarak ilk ve son kez soruyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutsuzluğunuz pahasına oturduğunuz,imanınızın bile 3 kuruşa satılığa çıkarıldığı o sözde demokrasinin nikah masasından "&lt;span style="color:#660000;"&gt;Evet&lt;/span&gt;" diyerek kalkacak kadar vicdansız mısınız?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-3272369691009850902?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/3272369691009850902/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=3272369691009850902' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3272369691009850902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3272369691009850902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/09/mutsuzum.html' title='Mutsuzum'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-2528297414778132902</id><published>2010-08-25T09:19:00.009+03:00</published><updated>2010-08-25T11:45:04.843+03:00</updated><title type='text'>Maya Bozulursa</title><content type='html'>Türkiye'de her kesimden insanın ismini bir şekilde duyduğu Hanefi Avcı'nın,Fethullah Gülen cemaatinin devlet içine nasıl sızdığını anlatan kitabı derin fırtınalar kopartırken,savcılığın harekete geçip kitapta yazılanlar hakkında soruşturma başlattığı bir zamanda, Gülen'in referandum için evet seferberliği başlatması -&lt;span style="color:#660000;"&gt;kendi tabiriyle her kişinin 2-3 kişiyi zimmetleyerek sandığa götürüp evet vermelerinin sağlanması&lt;/span&gt;- referandumun hayırla sonuçlanmasını engelleyerek "&lt;span style="color:#660000;"&gt;erklerin tam uyumu&lt;/span&gt;"nu sağlamaktan da öte cemaat mekanizmasının tam olarak Avcı'nın da dediği gibi "&lt;span style="color:#660000;"&gt;dün devlet bugün cemaat&lt;/span&gt;" mantığıyla devleti tamamen kontrol altına alması değil midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demokratik değişiklerin araçsallaştırılarak kendi cuntacılarını oraya oturmaya çalışan bir cemaatin bu derece bayağılaştırdığı anadolu maneviyatı,mayasından kopartılmaya yüz tutmuş devletin ayak sesleridir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-2528297414778132902?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/2528297414778132902/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=2528297414778132902' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2528297414778132902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/2528297414778132902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/08/maya-bozulursa.html' title='Maya Bozulursa'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-8986132778922898176</id><published>2010-08-18T09:33:00.010+03:00</published><updated>2010-08-18T10:18:22.743+03:00</updated><title type='text'>Edep Ya Hu!</title><content type='html'>Başkalarının rızıkları üzerinden,onların mutsuzluğu pahasına kurulan iftar sofralarında oruçlarını açan,kendi yediğini kendinden aşağı gördüklerine vermeyen bir cemaatin gazetesinde, orduyu tukaka yapmak için peygamber ocağındaki bazı kurmayların fuhuş operasyonunda gözaltına alınmalarına ilişkin haberleri okurken sormak istiyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurduğunuz haram sofralarında yediğiniz her lokmayla bu milletin ırzına geçerken, kararan kalplerinizle her Cuma duyduğunuz "&lt;span style="color:#660000;"&gt;Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor&lt;/span&gt;." ayeti sizleri bağlamıyor galiba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan dolayıdır ki açılımlarla fahişeye çevrilen bir ülkenin kaderi,laik yobazlarla dinci zorbaların fiziksel ve zihinsel seks hikayelerini ramazan ayında dahi dinlemeye mecbur kalmaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-8986132778922898176?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/8986132778922898176/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=8986132778922898176' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8986132778922898176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/8986132778922898176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/08/edep-ya-hu.html' title='Edep Ya Hu!'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-1289689140140636047</id><published>2010-08-12T13:07:00.005+03:00</published><updated>2010-08-12T13:27:21.290+03:00</updated><title type='text'>Server is too busy</title><content type='html'>Sabah ofer ile görüşmediğini söyleyip akşam "&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;görüşmüşsem ne olmuş&lt;/span&gt;" diyen bir başbakanın, dolmabahçe mutabakatıyla ilgili olarak "&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;Açıklamam devlet terbiyesine sığmaz&lt;/span&gt;" dediği noktada,açıklasa bile gerçeği söyleyeceğini beklemenin naifliğine kapılmak erken bunama belirtisi olsa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınavlarla bunalan ve bunayan kayıp bir kuşağın kpss sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte "&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;server is too busy&lt;/span&gt;" kızgınlığına gark olduğu bu günlerde daha da iyi anlıyoruz ki, bu ülkenin ihtiyacı olan şey &lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt; 'ser ver'ip sır vermeyen başbakanlar değil&lt;/span&gt; onları anlayacak decoder kafalar olduğu gerçeğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizce de öyle değil mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-1289689140140636047?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/1289689140140636047/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=1289689140140636047' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1289689140140636047'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/1289689140140636047'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/08/server-is-too-busy.html' title='Server is too busy'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-857229001482821314</id><published>2010-08-03T09:39:00.012+03:00</published><updated>2010-08-03T10:31:12.404+03:00</updated><title type='text'>Yargı Devrimi Kendi Evlatlarını Yerken</title><content type='html'>2001 yılında yaptığı tarihi konuşmayla tanıdığım Yargıtay Onursal 1.başkanı Sami Selçuk'un Hükümete yakınlığıyla bilinen star gazetesindeki yazılarına son verdiği bir dönemde, yargıyı cumhuriyet elitlerinden,gardrop Atatürkçülerinden kurtarıp, gardrop islamcılarına terketmek için yoğun çaba veren siyasi ahlakın, 2001'de alkışlarıyla destek verdikleri bu hukukçuyu,şimdi "&lt;span style="color:#660000;"&gt;zafere giden yolda herşey mübahtır&lt;/span&gt;" mantığıyla kapıyı göstermiş olması, 12 eylül referandumunu daha da anlamlı kılmıyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergenekon davasındaki hukuksuzlukları bir hukukçu kimliğiyle yandaş sınıfına mensup bir gazetede dile getirmenin demokratlığına bile katlanamayan bir parti ve onun kalemşörleri şimdi hangi yüzle oy istiyorlar merak ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Selçuk, 6 Temmuz tarihli son yazısını Jean Paul Sartre'nin "&lt;span style="color:#660000;"&gt;insan insanın cehennemidir&lt;/span&gt;" sözüyle bitirmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, 4 Kasım sabahı başlayan devrim kendi evlatlarını yiyerek büyümeye devam ediyor.&lt;br /&gt;Bakalım sırada kim var?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-857229001482821314?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/857229001482821314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=857229001482821314' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/857229001482821314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/857229001482821314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/08/yarg-devrimi-kendi-evlatlarn-yerken.html' title='Yargı Devrimi Kendi Evlatlarını Yerken'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1774630080827815299.post-3500383217136474600</id><published>2010-07-29T09:27:00.019+03:00</published><updated>2010-07-29T14:29:44.571+03:00</updated><title type='text'>Kürt Aydınlanması İçin</title><content type='html'>Çeyrek asırdır iradesini İmralıdaki zavallının ipoteğine bırakan Kürt aydın ve politikacılarının aldıkları emirlerle halklarını temsil etme iddaasından savruldukları nokta İsrail planlaması ve pkk taşeronluğunda Hatay-Mardin dinamiğinin hareketlendirilerek Kuzey Irak-Türkiye bütünleşmesi hayaliyle "&lt;span style="color:#660000;"&gt;Federatif Türkiye&lt;/span&gt;" ütopyasını gerçekleştirmek değil midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendilerine söylenen emirleri yerine getirmeyi bir aydın ahlakı,Kürt halklarının yılmaz savunuculuğu olarak görmek ve bu uğurda Hataya gidip pkk'nın başlattığı eylemleri,siyasi mağduriyete dönüştürmek yerine,Diyarbakır'da bir "&lt;span style="color:#660000;"&gt;Hikmet Fidan&lt;/span&gt;" olmayı tercih etmek binlerce yıldır kardeş olan halklarımızın adına namuslu bir adım olmaz mıydı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1774630080827815299-3500383217136474600?l=guncelanaliz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/feeds/3500383217136474600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1774630080827815299&amp;postID=3500383217136474600' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3500383217136474600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1774630080827815299/posts/default/3500383217136474600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://guncelanaliz.blogspot.com/2010/07/kurt-aydnlanmas-icin.html' title='Kürt Aydınlanması İçin'/><author><name>Demokrat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17297674013263401918</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry></feed>
