2 Ekim 2008 Perşembe

İçimdeki Deniz



Bayram tebriğini Emrah aracılığıyla yaptık tekrar iyi bayramlar herkese :)

Bayram ziyareti sırasında babamın teyzesine de uğradık. Eşi uzun zamandır hasta yatıyordu ama bir buçuk yıldır felçli şekilde yatıyor. Konuşamıyor, kendi başına hareket edemiyor.

Aklıma daha önce izlediğim bir film geldi. İspanya, Fransa, İtalya (2004) yapımı “İçimdeki Deniz” isimli film geldi. Filmin konusu şöyleydi:

19 yaşında bir Norveç gemisinin mürettabatına katılarak dünyayı keşfetme hevesi ile denizlere açılan Ramon Sampedro, 25 yaşındayken bir kaza geçirir. Yüksek bir yerden denize atlar ve bel kemiğini kırılır. Boynundan aşağısı tutmuyordu ve artık iyileşmesi imkânsızdı. Ailesinin bakımına muhtaç, yatalak bir hasta olarak hayatını geçirmek zorundaydı. Hayatına son verme kararını aldı. Tüm vücudunun felçli olmasından dolayı bu düşüncesini kendi kendine gerçekleştirmesi imkânsızdı. Amacına ulaşmak için yasal olarak İspanya hükümetine başvurdu. Gerçek bir hikâyeden filme alınmış film.

Filmi izlediğimde gerçekten üzülmüştüm kendimi o kişi yerinde olduğunu düşünmek bile insanı tuhaf yapıyor. Karşımda da böyle canlı olarak görünce daha da üzülüyor insan. Allah kimseye öyle bir şey yaşatmasın. İnsanın kendine ölümüne karar vermesi doğrumu değimli tartışılır. İnsan ancak yaşayınca anlar heralde.

1.000 kişi ile yapılan bir araştırmada insanların en fazla “pişmanlık” duyduğu üç şey şöyle sıralanmış:

1.) Keşke daha fazla dinlenmek için vakit ayırabilseydim.
2.) Keşke kendimi (duygularımı, değerlerimi, …) daha iyi ifade edebilseydim.
3.) Keşke daha fazla sevgiyle dolu ilişkiler kurabilseydim.

Keşke diyoruz ama harekete geçmiyoruz. Beceremiyoruz ufak şeylerle mutlu olmayı. Yaşadığımız anın kıymetini bilmiyoruz. Sağlığımızın değerini bilmiyoruz. Bazen hayatın akışına o kadar kaptırıyoruz ki kendimizi çevremizdeki güzellikleri görmüyoruz. Aslında durup nefes almak lazım bazen, etrafına bakabilmeli insan ama yapamıyorum çoğunu. Polyanacılık oynayabilmeliyiz bazen bence. Hayat zor elbet ama yaşanabilir kılabilmeliyiz.

Keşke demeyeceğimiz günler ve bayramlar yaşamanız dileğiyle…

3 yorum:

orpen dedi ki...

Pişmanlık konusundaki düşüncelere katılıyorum.Ancak uygulama için tüm egolardan arınmış olmak gerekli diye düşünüyorum.

tuvana dedi ki...

Haklısınız insan ancak o zaman mutlu olabilir

Eko-Mühendis dedi ki...

Goncacım aklıma ne geldi biliyor musun

Milyon Dolarlık Bebek filmi..