27 Ağustos 2013 Salı

Bir derviş olsabilseydim, ömrümü O'na kul edecek bir adam olabilseydim, dünyanın belası bulaşmazdı bu kadar üstüme. Şimdi her şeyi kapatıp, kitaplara gömülmek ve dünyadan elimi eteğimi çekmek istiyorum. İçtiğim içkiler, sigaralar, dost meclisleri yaraya çare olmuyor. Bana Allah'ı anlatacak, bana aşkla Allah'ı anlatacak bir gönül lazım. Secdelere varmalıyım. Gönlümün kanıyla boyanmalı yeryüzü. İçimin pisliğini temizlemeliyim. Ama nasıl nasıl ve neden kimse el uzatacak kadar bilmiyor Allah'ı? Tanrı evlerimizden kalplerimizden neden bu kadar uzakta?

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Son iki cümleye gelinceye kadar içimden hep "Ben ne zaman yazdım bunları buraya?" dercesine okudum. O iki soru cümlesinden ilkinin cevabını aramak gereksiz bence, doğrudan tanrıya el uzatmak varken neden bunu yapabildiğine inanacağımız birini arayalım? İkincisi ise bilmediğimiz bir konuda biliyormuş gibi yapmak olur. Gerçekten uzakta mı tanrı, yoksa biz mi ona arkamızı döndük de öyle sanıyoruz?