16 Mart 2008 Pazar

Sözde Laiklerle Sözde İslamcıların Gizli Koalisyonu;Hedef:Küresel Hegemonya Hizmetkarlığı

Kavramların artık tam bir muamma haline dönüştüğü çağımızda herşey hızla değişiyor ve biz her yeniyi doğruymuş gibi yutuyor ve hızla tüketiyoruz.Fast food çağında herşey hızlı tüketiliyor ne de olsa.

Kavramlar hem değişiyor değiştirilemeyenlerin de içi boşaltılıyor aynen kemalizm atatürkçülük gibi;aynen islam gibi.bize inönü despotizmini atatürkçülük diye yutturmaya çalışanlar bir yanda;Herkesin kendi kafasına göre şekillendirdiği garip islam dini bir yanda ve her iki kavramın hem kesiştiği hem ayrıldığı yer ise laiklik.

Laiklik:kabaca din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması demek ama ülkemizdeki laiklik anlayışı devletin dini kamu eliyle kontrol etmesi anlamına geldiğini düşündüğümüzde akp'ye açılan kapatma davası daha da ironik bir hal alıyor.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı olan zatın 50 yıllık süreçte demokrasiye yapılan asker-sivil müdahalelerin bizlere neler getirip neler götürdüğünden bihaber olması düşünülemez.Durum böyleyken,üstelik daha seçimler yapılalı 7 ay olmuş ve %47lik bir oy oranı ortadayken açılan bu davanın hukukla,mantıkla hele laikle bir alakası olduğunu düşünmek,bu ülkenin bağımsızlığına,milletin eğemeliğine,meclise,demokrasiye,hukukun üstünlüğüne ve laikliğe sıkılmış bir kurşundur.

neden mi?

*ülkemizin kamu ve özel sektör borcu 400 milyar $ aşmışken(milli gelirimiz 500 milyar$),
*cari açığımız çok yüksekken,
*borsa manipülasyona açıkken,
*finans sektörü gibi önemli sektörlerin kontrolu çok uluslu şirketlerin elindeyken,
*ve üstelik amerikan ekonomisi durgunluğa girmişken(girmek üzereyken)
halkın 5 yıllık uykusundan uyanmasını kim ister ki!!

Tayyip erdoğanın bitmekte olan siyasi kariyerini kurtarmak,daha satılacak olan kamu varlıkları almak ve bizi ab'ye sokmak ve demokrasi normlarını(!) ülkemize getirme görevi tamamlanmak,hele hele ekonomi tamamen taşeronlaşırken ortadoğuda haritaların yeniden çiziminde Türk ordusunu onun bunun emrine vermek için önce el kaide aracılığıyla istanbulda patlatılan bombalar,sonra cumhuriyet gazetesine atılan el bombaları,sonra danıştay saldırısı,hrant dink suikasti,cumhuriyet mitingleri,27 nisan e-muhtırası,darbeci ergonoken çetesinin çökertilmesi derken hedef tam 12'den vuruldu:akp'nin kapatılması...

Tüm bu yapılanlar gündem değiştirmek ve akp'ye oy kazandırmaktan ve onu işleri bitene kadar iktidarda tutmak için yapılan hamlelerden başak birşey değildir.Bu ülkede sözde atatürkçülerle sözde islamcıların gizli koalisyonu vardır.Hedefleri iktidarı paylaşırken veya iktidar sahibi olurken,efendilerinin âli menfaatleini korumak ve onların isteklerini yerine getirmektir.Bunun Türkçesi budur.Türkçe bilmiyorsanız bu yazıyı okumanızın da bir anlamı yoktur..

İyi pazarlar

Kimbilir belki de bu son iyi pazar olabilir şu küresel dalgalanmada:)

2 yorum:

E. Ali dedi ki...

Aynen katılıyorum. Ben de her zaman söylerim bunlar danışıklı dövüş içersinde diye.
Bütün kavgaları yalan. Her biri yazılmış senaryolardaki rollerini oynamakta.

mehmet dedi ki...

bende yazılan bu yorumların bir kısmına katılıyorum.türkiye cumhuriyeti osmanlı improtorluğun çöküşünden sonra her gelen parti türkiye cumhuriyetine sıkıntı vermiştir neden bilinmez bir şeylerin iyi gitiği bir zaman içinde mutlaka görünmiyen bir güçler tarafından çoöak sokuluyor uzun lafın kısası değerli okuyanalar bu gizli güç dediğim yahudi ve ermeni oyunları lütfen bunların oyununa gelmiyelim ergekon meseleside tamamamen bu güç ler tarafından yönetilmekte