27 Nisan 2010 Salı

Finansal Okuryazarlık


Para kazanmaya gelince her kes bir şekilde parasını kazanıyor. Peki, harcamaya gelince nasıl davranıyoruz? Gelir giderlerimizi ayarlayabiliyor musunuz yoksa son günlerin moda deyimiyle koy ver gitsin anlayışı içinde mi oluyorsunuz? Derler ya borcu olmayan insan mı var? Doğru şu ekonomik koşullara bakılırsa insanın borcu olması bir yere kadar normal ama peki gerekenden fazla borcu neden indiremiyoruz? Çünkü nasıl finanse edeceğimizi bilmiyoruz. Ekonomi okuyoruz üniversitelerde ama bize anlatılan çoğu zaman teorik bilgiyi geçmiyor. Her şeyi ezberleyip okulu bitiriyoruz ama eğer bir yere gelmek istiyorsanız okulda anlatılanlarla çok ta bir yere varamıyorsunuz.

Finansal Okuryazarlık bence şu an gelişmekte olan ülkeler gibi gelişmiş ülkelerinde en çok ihtiyaç duyduğu şey. İnsanlar bazı konularda bilinçsizce harcama yapmakta ve sonrasında maddi ya da manevi zararlar yaşamakta. Şirketler gelir giderlerini hesaplarlar ona göre yatırım yapar, harcama yapar ya da yapmaz. Peki, bireysel tüketiciler bunu neden yapmasın ki? Sizde aldığınız her şeyi yazarak hem neleri yaptığınızı hem de gerçekten bu harcamaya ihtiyacınız var mı anlarsınız.

Amerikada çıkan konut piyasalarında ki sorun da bilinçsizlik değilmiydi? İnsanlar ihtiyacından büyük evlerde oturmak istemesiyle gelirinden fazla gider oluşturarak dünya çapında krizin patlak vermesine neden oldular.

Türkiye’de Bankalararası Kart Merkezi’nin yaptığı araştırmaya göre kart kullanıcılarının %80’i kart borcunun tamamını ödemekte. 2001’de yani kriz döneminde bu oranın % 60 olması halkın zamanla bu konuda bilinçli davranmaya başladığını gösteriyor. Çünkü sadece asgari tutarı ödemekle borcu katlamaktan başka bir şey yapmamış oluyoruz. Kredi kartları faiz oranlarının kart kullanımına etkisine bakıldığında yüzde 50’lik bir kesimin harcamalarını faize odaklı olarak değiştirmediği gözleniyor.

The Economist'te yayınlanmış bir makalede de Finansal Okuryazarlıktan bahsetmektedir. Makalede bu konuyla ilgili bazı araştırmalar yer almaktadır. Amerika’da çoğu kişinin borcunun tamamını ödemediğini, çok iyi okullardan mezun kişilerin bile nominal faiz ve gerçek faiz gibi basit unsurları bile bilmediği gibi konulardan bahsedilmektedir.

Finansal okuryazarlığı yaygınlaştırmak için bence bu konuda eğitim verecek kişileri iyi seçmek gerekmektedir. Konuya hâkim olmakla birlikte konuları basit bir dille anlatmalıdır. Bunları aslında üniversitede okuyanlara vermenin yanında liseye gidenlere de bu konularda bilgilendirme yapılmalıdır. Tabi bunları verecek bir kurum da olmalıdır bence.

Üniversiteye başladığım ilk yıl hocamız şöyle demişti. “ Gazeteden bir köşe yazısı kesin ve saklayın. Şimdi çoğu şey size anlaşılmaz gelebilir ama 2–3 yıl sonra o yazıyı daha iyi yorumlar hale geleceksiniz.” Keşke üniversitede eğitim görmeden önce daha erken yaşlarda bu tarz şeyleri öğrensek. Gerçi lise dönemlerinde gençler pek gazetelerin ekonomi sayfalarını okumazlar ama bunları birazda aile teşvik ederek gençleri de yetiştirmeliyiz. Kardeşim liseye gidiyor. Ona sık sık gazetenin orta sayfalarını da okumasını söylüyorum. Çoğu zaman zor gelse de biraz zorlamayla okuyor ( zorluk olmadan başarı olmaz hiçbir zaman). Şimdi farkında değil ama zamanla anlayacak ona yaptığım iyiliği.

Başta Amerika olmak üzere gelişmiş ülkelerin çoğunda insanlar tasarruf yapmadığını söylüyor araştırmalar. Hatta gelirlerinden çok giderleri var. Hemen tasarruf edecek para kalmıyor demeyin. Gelir giderlerinizi hesaplarsanız belki de çoğu kişi yaptığı gereksiz harcamaları kısıp artı değerlere bile ulaşabilir.

Emeklilik dönemine gelince insanlar aslında bu dönemi de diğerleri gibi göz ardı etmektedirler. Aslında hesaplandığında ortalama ömrün uzaması emeklilik döneminin de uzaması anlamına gelmektedir. Erken yaşlarda ( özellikle 20’li yaşlarda) bireysel emeklilik sistemine girmek insanların geleceğini planlamasında yardımcı olacaktır.

Aslında basit bir anlatımlı ekonomi sözlüğü hazırlansa çok da güzel olur. Kütüphanemde bulunan ekonomi sözlüğü güzel ama teorik bilgi dışında çokta yardımcı olmuyor. Daha anlaşılır bir sözlük bu konuda yardımcı olabilir.

Günümüzde ekonomik sistem artık piyasalar, şirketler kadar bireylerinde bilinçli olmasına ihtiyaç duyuyor. Belki de krizlerin az da olsa sorumlusu biz olmuşuzdur. Kendimizi bu konuda geliştirmeye çalışmalı, gelir giderlerimizin bir bütçesini yapıp ona göre harcama yapmalı, tasarruf yapmalıyız. Gençleri de -daha erken demeden- bilinçlendirmeliyiz. Sağlıklı yaşamı nasıl bir hayat biçim haline getirmemiz gerekiyorsa bunları da bir hayat tarzı haline getirmeliyiz. Stressiz daha mutlu ve sağlıklı olacağımız tartışmasız bir gerçek.

4 yorum:

Emrah KORHAN dedi ki...

gonca muhteşem yazılar yazıyorsun..

ellerine sağlık

Tuvana dedi ki...

Teşekkür ederim elimden geldiğince birşeyler yapmaya çalışıyorum :))

Erdemiko dedi ki...

yazar acaba deu iktisat mezunu mudur? aynı şeyi yaşar hoca da söylüyordu bize :)

Tuvana dedi ki...

Paü İktisat mezunuyum. İktisatçıların hepsi aynı heralde :))